KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Ben bir katkıda bulunmak için çok kısa bir şey yapacağım. Cihan Bey bir şey söyledi, çok önemli bir konu söylediği konu. Döngüsel ekonomi ve sınırda karbon vergisi olayının biz tabii hep ekoloji tarafını söylüyoruz ama Avrupa Birliği bir taraftan da kendi içindeki kimi sektörleri korumaya çalışıyor. Nasıl korumaya çalışıyor? Diyor ki: "Ben karbon emisyonu az, maliyeti yüksek ürün üretiyorum. Sen yüksek karbon emisyonlu, düşük maliyetli ürün üretiyorsun. Dolayısıyla, ya benim seviyemde karbon emisyonuna düşüreceksin, teknolojini artıracaksın demir çelik sektöründe, alüminyumda, kâğıtta, başka birçok yüksek enerji kullanan sektörlerde ya da vergi ödeyeceksin." Bunun iki yönü var; bir, karbon sızıntısını engellemek istiyor, diğer taraftan kendi ekonomisini de korumak istiyor. Dolayısıyla işin bu yönü çok önemli. Avrupa Birliğinin geçmişte yaptığı bir şey var, kendi pazarını sana kapatıyor ticaretle ilgili. Bu plazma TV'ler çıktığında Japonlar pazara LED TV çıkarttılar, Japonların pazara girmesini engellediler. Dolayısıyla biz bu işe uyum sağlamak zorundayız. Sizin alanınız değil ama arkadaşıma katkı için söylüyorum.

Ama sizinle ilgili bir şey var. Şimdi bizim referans değerden azaltım yani artış ve sonra azaltım beyan ettik niyet olarak, tabii henüz taraf değiliz Paris'e. Referans değerden azaltımda gittiğimiz yol söylediğimizin altında yani şu an bizim karbon emisyonlarımız niyet beyanımızın altında gidiyor. Dolayısıyla Türkiye aslında bu bir taraf olurken işte "COP26'dan önce taraf olsun." diyoruz ya 2050'ye kadar karbon nötr olabilir ya da belli bir tarihe kadar bir mutlak azaltım hedefi verebilecek durumdayız, zaten o durumdayız ülke olarak yani elimizdeki şey o. Yani bunu da yapabiliyor olmamız lazım.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım.