| Komisyon Adı | : | (10 / 77, 372, 491, 534, 693, 817, 868, 992, 1004, 1018, 1150, 1170, 1221, 1305, 1434, 1518, 1806, 1815, 1943, 2009, 2139, 2206, 2391, 2909, 2929, 3031, 3032, 3382, 3558, 3575, 3581, 3583, 3647, 3677, 3682, 3690, 3708, 3740, 3769, 3798, 3817, 3831, 3840) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | AFAD Başkan Vekili Hamza Taşdelen'in, iklim değişikliğinin neden olabileceği afet risklerinin belirlenmesine yönelik projeler hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .06.2021 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sağ olun.
Başkanım, teşekkür ederiz sunumunuz için. Bir de AFAD'a ayrıca teşekkür; İzmir depreminde çabalarınız, emeklileriniz için, tüm AFAD personeline sizinle nezdinizde teşekkür ediyorum. Gerçekten çok başarılı bir çalışma yürüttü. AFAD genel olarak zaten bu afetlerde başarılı bir kurum yani çok büyük organizasyonlar yapıyor. "Göç" deyince Suriyeli göçmenlerle ilgili yaptığı çalışmalar da çok önemli, kurduğu çadır kentler. Ben gezdim daha önce Kilis'te oraları.
Şimdi, burada bir 13 no.lu slaytınız var. Bu harita -siz de ekrana yansıttınız- çok kıymetli bir harita. Siz, Enerji Bakan Yardımcımız gibi 2002 yılında başlatmamışsınız, son otuz yılın ortalamasını almışsınız, son yirmi yılın ortalamasını almışsınız. Sanki 2002'den önce Türkiye yoktu, başka bir ülkeydi de 2002'de Türkiye Cumhuriyeti kuruldu, bütün afetler de o tarihten başladı gibi bir şey oluyor öyle olunca; olmuyor. Şimdi, o tarih yani bizim miladımız değil tabii yani 1923...
HASAN KALYONCU (İzmir) - Afetler o tarihte başladıysa...
MURAT BAKAN (İzmir) - Türkiye'nin başına gelen en büyük afet 2002'de...
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - 1999 depremi yaşadım, onu da anlatırım.
MURAT BAKAN (İzmir) - 99'da ben de yaşadım, ablamı, eniştemi kaybettim Yalova'da.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Allah rahmet eylesin.
MURAT BAKAN (İzmir) - Yeğenimi kendi ellerimle kurtardım, onları da kendim çıkarttım deprem enkazından.
Şimdi, bu sunum bugüne ilişkin bir sunum, AFAD'ın ne yaptığına ilişkin bir sunum. "Şunları yapıyoruz, böyle çalışmalarımız var." diyorsunuz ama açıkçası beni tatmin eden bir sunum olmadı. Çok devlet kurumumuzda var yani iklim krizinin ne olduğunun, ne getireceğinin ve nasıl tedbirler alınması gerektiğinin farkında değiliz maalesef.
Şimdi, iklim kriziyle ilgili şöyle deniyor, bugün içinde bulunduğumuz yani Sanayi Devriminden sonraki çağa bir bilim adamı, bir biyolog ve kimyagerin söylediği şey "antroposen cağı" deniyor, insan çağı; ondan önceki çağ da "holosen çağı" bu ikisini ayıran şey... Aslında insanın yeryüzüne etkisi o kadar fazla ki 2020 yılı itibarıyla insan yapısı binaların, köprülerin, evlerin -ne derseniz- tamamının toplam ağırlığı yeryüzündeki tüm canlıların -bitkiler dâhil- ağırlığını geçmiş, 2020 yılında yani o kadar insan etkisi büyük. Dolayısıyla, buna ilişkin tedbirlerin de alınması lazım.
Şimdi, göçle ilgili -arkadaşımız benden önce söyledi- önümüzdeki süreçte kuraklıkla ilgili olarak, havaların ısınmasıyla ilgili olarak başımıza gelecek ciddi bir -sadece bizim değil tüm dünyanın- kuzeye doğru göç başlayacak. Bu ürünlerde azalma, suların yükselmesi ki suların yükselmesi tahmin edilemeyecek noktaya gelebilir. Özellikle Sahra, Sahra altı ülkelerden Türkiye'ye göç gelmesi durumu var. "3 milyon 800 bin." dedi dün Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı bütçe sunumunda "4 milyon Suriyeli var Türkiye'de." demişti.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Takriben.
MURAT BAKAN (İzmir) - Şimdi, bunun çok daha fazlası Türkiye'ye göç edebilir, AFAD buna hazırlıklı mı? Bu göç nereden gelecek? Birincisi bu.
İki, Türkiye'nin kuraklıkla ilgili haritasını burada farklı bilim adamları sundular bize. Meteoroloji de hazırlıklı değil bu işe yeterince, Meteoroloji Genel Müdürünün yaptığı sunum da çok başarısız bir sunum. Meteoroloji Genel Müdürlüğünü anlattı, gitti buradan, yani iklimle ilgili bir şey anlatmadı. Ama birçok bilim adamı mesela, belli bölgeleri Doğu Karadeniz'den başlayarak İç Anadolu'ya doğru yağışların artacağını söylüyor ama birçok bölgede de kuraklık var, AFAD'ın buna ilişkin çalışma yapması lazım. Yani siz önümüzdeki on yılda, yirmi yılda şu bölgede kuraklık artacak, mesela, Konya'da kuraklık artacak, kuraklık sonucu nasıl afetler yaşanacak Konya kapalı havzasında? Buna ilişkin tedbirleriniz var mı? Bunun çalışmasını yapmanız gerekiyor ve hani bize açıkçası... Tabii ki deprem önemli, çok çok önemli ama bu Komisyonun konusu deprem değil. Bu Komisyonun konusu iklim krizine bağlı olarak oluşacak afetler, dolayısıyla ona yoğunlaşan bir öngörüye ihtiyaç var. Aynı şey dikkatimizi çekmiş, arkadaşımın da benim de. Burada siz ona ilişkin 2 tane proje yürüttüğünüzü söylüyorsunuz, o projenin sonuçları önemli. Mesela, bir yıl olmuş, o yaptığınız proje, bir uluslararası proje, hibeyle yapılan. Ondan sonra bu "ekosistem tabanlı çalışma" nedir yani tam olarak? O çalışmayı da bilmek istiyoruz.
Teşekkür ederim sunumunuz için.