| Komisyon Adı | : | (10 / 4413, 4430, 4431, 4432, 4433, 4434, 4435, 4436, 4437, 4438) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı'nın, müsilajın nedenleri, yarattığı sıkıntılar ile Bakanlığın müsilaj oluşumunu engelleyici projeleri ve eylem planları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sunumunuz için teşekkür ediyorum.
Tarım ve Orman Bakanlığı, tabii, temelde ülkemizde tarım, orman, gıda, hayvan, su kaynaklarının tespiti, tescili, korunması, geliştirilmesi, kullanımı, gıda ve su güvenliğinin sağlanması ile kuraklık ve çölleşmeyle mücadele ve millî parkların belirlenmesi gibi pek çok alanda faaliyet gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında, özellikle tarım ürünleri, üretim alanları, meralar, orman alanlarının korunması, geliştirilmesi ve nehir, su havzalarının belirlenmesi, korunması, geliştirilmesi, tahsisi gibi birçok faaliyet sizin alanınız içerisine girmekte ancak hani on dokuz yıldır, yani Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında bir eylem planından bahsettiniz bize; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının işte bir acil eylem planından bahsedildi.
Hani on dokuz yıldır neden bu Marmara Denizi bu kadar isyan etmeden -yani artık "astımlı bir çocuk" diye ifade ediliyor birtakım bilim insanları tarafından- hani bugüne kadar bu önlemler neden alınmadı? Buna dair niçin yani bu acil eylem planı dediğimiz şey on dokuz yıldır neden aciliyet göstermedi? Bir bunu sormak isterim Sayın Bakanım.
Ondan sonra, yine bizim yapacağımız çalışmalar içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığının özellikle bazı birimleriyle doğrudan ilintili, dolayısıyla 25 nehir havzası var Türkiye'de biliyorsunuz; bu 25 nehir havzası içerisinde gerçekten bu havzaların iyi yönetildiğini düşünüyor musunuz? Ve günümüzde bazı nehir havzalarının artık geri dönülemez bir şekilde kirletildiği... Örneğin, Ergene, Asi SOS veriyor, dün gördük üzerinde o bitki yığınlarını. Yine, benzer şekilde, hızla, Küçük Menderes ve Büyük Menderes havzaları, Sakarya, Porsuk, Kızılırmak havzaları hızla tüketilmeye devam ediyor. Bakanlığınız bu yüzey ve yer altı sularının korunmasına ilişkin, su kirliliğinin önlenmesine ilişkin ne tür bir düzenleme yapıyor? Kontrol sisteminin oluşturulması konusunda kaç noktada yüzey ve yer altı suyu izlemesi yapıyorsunuz? Bu izleme sonuçları günlük olarak on-line şekilde neden halkla paylaşılmıyor, halkın ne içtiğinden neden haberi olmuyor? Eğer bu havzaları iyi yönetiyorsak sayıları 500 bin ila 1 milyonu bulan kaçak yer altı su kuyuları var, hani bunu nasıl açıklıyorsunuz, yani iyi bir su yönetiminde böyle bir şeyin olması doğru mudur?
Yine, Konya gibi bazı bölgelerimizde aşırı yer altı suyu kullanımından kaynaklı 50-60 metreye varan yer altı suyunun alt düşümleri olduğu ve bunun neden olduğu tasmanlar ve obruklara, sürekli televizyonlarda, günümüzde, güncel olarak bunlara rastlıyoruz; bunların önlenmesi konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Yine, Marmara havzasında kaç noktada yüzey izleme istasyonu kurulmuştur? Bunu öğrenmek isterim. Mesela, Devlet Su İşleri ya da Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün web sayfasına girdiğimizde biz bu verileri neden göremiyoruz? Bu verileri izleyebilmemiz gerekir. Halktan gizlenen bir şey mi var? Niçin bu açık değil ve şeffaf değil?
Yine, Marmara Bölgesinde tarımsal gübrelemeden kaynaklı -siz de ifade ettiniz- yüzey ve yer altı sularında kirlenme var. Varsa bunlar hangi bölgelerde görülüyor ve bu tarımsal faaliyetlerden kaynaklı azot ve fosforun ne kadarı Marmara Denizi'ne boşalıyor? Buna ilişkin bir projeniz var mı? Yılda kaç ton suni gübre kullanılıyor ve bunun ne kadarı devlet destekli? Yani devlet desteği verilmesi, biliyorsunuz, o suni gübrenin kullanılmasını teşvik eder.
Yine, suni gübre ve ilaçlamadan dolayı yer altı suyu ve yüzey kirliliğinin etkileri nedir, Marmara'ya ne tür etkiler yaratmıştır? Bunu önlemek için ne tür tedbirler alıyorsunuz? Deniz ve kıyı sularımızın gerçek zamanlı izleme ve kontrolü yapılmakta mı? Yine, kıyı ve deniz sularımızda kirlilik ne oranda? Hangi bölgelerde yoğunlaşmalar söz konusu? Marmara'da bununla, kıyılarla ilgili durum nedir? Temel kirleticilerin kaynağı nedir? Bunu sormak istiyorum.
Yine, belediyeler tarafından, belediyelerin de sorumluluk alanında olan biyolojik ve kimyasal arıtma yapılmadan derin deniz deşarjıyla verilen atık suların deniz ve kıyı sularımız ile bu suların içinde barındırdığı biyoçeşitlilik açısından kısa, orta, uzun dönem izleme kontrolleri var mı, varsa buna ilişkin bilgi verebilir misiniz?
Değerli Bakanım, Ulaştırma Bakanımız dedi ki: "Kanal İstanbul açıldığı zaman Karadeniz'in o muhteşem temiz suları Marmara'yı besleyecek ve temizleyecek." Siz az önce ifade ettiniz, Tuna ve Karadeniz kirli ve neredeyse yüzde 50 oranında Marmara'yı kirletiyor demek ki. Dün bir konuda geçti, Sayın Ulaştırma Bakanı bilimsel veriye dayandırdı. Hani, burada, Kanal İstanbul'a da atıfta bulunmadan geçmek istemiyorum; ısrarla ve inatla yapılması düşünülen "beton İstanbul projesinin" Marmara havzasında yer altı ve yüzey suları ve deniz ekosistemi üzerinde etkileri var mı, varsa sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir, bu etkileri nasıl bertaraf edeceksiniz? Bunu merak ediyorum.
Evet, mesela Kaz Dağları... Hani, burada, sadece Marmara Denizi değil, başlığımız Marmara Denizi Olmak Üzere Denizlerimizdeki Müsilaj Sorununun Sebeplerinin Araştırılması, tüm denizlerimizde. Dolayısıyla 192'ye yakın baraj ve göletimiz, maalesef çok sayıda maden atık barajının aksları doğrudan aktif faylar üzerinde oturuyor ve olası bir depremde bunların oluşturacağı hasar sonucu oradaki atık havuzlarında oluşacak hasar doğrudan yer altı ve yer üstü sularına karışacak. Dolayısıyla bu karışan kimyasalların yaratacağı çevre felaketleri hakkında bilginiz var mı, varsa bununla ilgili ne tür tedbirler alıyorsunuz?
Yine, Çanakkale'de kömür işletmelerinden kaynaklanan asit maden drenajı Çan ve Biga vasıtasıyla doğrudan Marmara Denizi'ne ulaşıyor. Biga Çayı'nda sıklıkla yaşanan balık ölümlerinin temel nedenlerinden biri asit maden drenajından kaynaklı kirleticiler olmasına rağmen bu konuda bugüne kadar herhangi bir tedbir alındı mı?
Yine, Marmara Bölgesi'nde 25 milyona yakın nüfus yaşıyor, bu insanların ihtiyaçlarının karşılanması konusunda bugüne kadar ilan edilen millî parklar, korunan alan sayısı, kapladığı alanlar hakkında bilgi verebilir misiniz, bunu artırmakla ilgili Bakanlığınızın bir çalışması var mı?
Yine, dün bir soru yöneltti İlhami Aygun Vekilimiz, bugün kendisi Kocaeli'de görevli olduğu için size yöneltmemi rica etti, onun adına soruyorum. Ergene derin deniz deşarjını Sayın Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcımıza dün iletmişti, o da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapıldığını ifade etti, oysa biz biliyoruz ki 5 milyar lirası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından karşılandı, 1 milyarı da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından. Bu konudaki görüşleriniz nedir?
Teşekkür ediyorum.