| Komisyon Adı | : | (10 / 4413, 4430, 4431, 4432, 4433, 4434, 4435, 4436, 4437, 4438) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk'ün, Marmara Denizi'ndeki müsilajın temel nedenleri ve çözüm önerileri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 13 .10.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Başkan.
Ben de sunumunuzdan dolayı teşekkür etmek istiyorum.
Dört önemli öneride bulundunuz bence, son derece değer verdiğim gerçekten Marmara'nın da önünü açabilecek, belki de diğer denizlerin de önünü açabilecek "Kirleten öder, turist vergisi, Dünya Bankasından mavi fon gibi ucuz fon ve açık, şeffaf olunması gibi".
Tabii, deprem vergisiyle ilgili ben de bir jeoloji mühendisi olarak elbette şunu söylemek istiyorum: 8 katı yatırmak değildir, esas deprem oluştuğunda en az hasarla atlatılacak mekanizmanın yaratılmasıdır. Dolayısıyla, deprem vergisinin önlem almaya dönük harcanması önem taşımakta, o konuda deprem vergisine ben de bir atıfta bu şekilde bulunmak isterim. 8 kat yaraları sarmaya değil, keşke önlem almaya harcanmış olsa, bunu da buradan ifade etmek isterim.
"Özel çevre koruma alanıyla ilgili bir kanun çıkarılmalı." Dediniz, bunu da çok önemsiyorum. Gerçekten, sit alanı gibi buraların tamamen korunması son derece önemli.
Bir Barselona Sözleşmesi'ne atıfta bulundunuz biraz açabilir misiniz Hocam, rica etsem, nedir Barselona Sözleşmesi?
PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK - Teşekkür ediyorum.
Ama deprem vergisine benzememeli tanımı. Anlıyorum ki başka amaçlara yönelik olabilir. Benim burada söylemek istediğim şey, ben vatandaşım, ben vergilerin nereye gittiğini bilmek isterim. Dolayısıyla, müsaade ederseniz bu aralıkta kalayım. Demek ki ben yeterince vergilerimin nereye gittiğini 61 yaşında bir profesör olarak öğrenememişim, dolayısıyla, öğrenmek hakkım benim, ayrıca yanılabilirim.
Barselona Sözleşmesi, Akdeniz'in korunmasıyla ilgili bir sözleşmedir. Bütün Akdeniz ülkeleri, 22 ülke buna taraftır, Türkiye de buna taraftır. Sözleşmenin coğrafi alanı Mehmetçik Feneri'nde yani Çanakkale Boğazı'nda bitmektedir. Dolayısıyla, Barselona Sözleşmesi'nin enstrümanlarıyla Marmara Denizi'nin korunmaması gerekir. O zaman Barselona Sözleşmesi'ne taraf olan ülkeler Marmara Denizi'yle ilgili bir şeyler söylemeye kalkarlar -bu egemenliğimizi ilgilendiren bir iştir- onun yerine bizim Marmarayla ilgili bir yasa, deniz koruma alanları yasası çıkarılması çok iyi olur, hem de çok anlamlı bir iş olur. Ben onu söylemek istedim.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim.
İzninizle ben devam edeyim.
Derin deniz deşarjının Marmara için bir felaket olduğunu ifade ettiniz ama biliyoruz ki -büyük arıtmaları da hep beraber gezdik Komisyon olarak- genel anlamda derin deniz deşarjı yapılıyor ya ön arıtmalı ya da kısmen ileri biyolojik arıtma da var, derin deniz deşarjı yapılıyor. 25 milyon insanın evsel atıkları, kanalizasyon atıkları başka nereye verilebilir diye gelen pek çok bilim insanına burada sorduk. Bu kadar büyük debide bir atık derin deniz deşarjı değil de sulamada, peyzaj sulamasında ya da ne bileyim farklı tarımsal sulamada tüketilmeyecek kadar büyük debide bir su sanayide, geri dönüşümde kullanılabilir gibi söyleniyor. Bu konuda bir çalışmanız var mı ya da öneriniz var mı? Bu kadar büyük bir atığın, 5 milyon ila 10 milyon metreküp arasında telaffuz ediliyor, atıkların bu şekilde olduğu söyleniyor. Farklı alternatifler, yer altına verilse yer altı suyunu kirletecek, bu kadar tarımsal alan yok, bu kadar debideki su nasıl elimine edilebilir, deşarj edilebilir nereye verilebilir deniz dışında gibi söylem oldu. İleri biyolojik arıtmada siz milyon dolarlarla ifade ediyorsunuz yani bu arıtmanın yapılmasını birçok bilim insanı da aynı şeyleri söyledi. Buna dair dünyadaki çalışmalardan ya da siz araştırdınız mı, bununla ilgili görüşünüz nedir?
PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK - Sayın Vekilim, benim kanalizasyon deşarjla ilgili verilerim İller Bankasının raporlarına ve çalışmalarına dayanmaktadır. Benim kanalizasyonla ilgili ve deşarjlarla ilgili uzmanlığım yoktur, çevre mühendisleri bu konuyu daha iyi bilmektedir ancak şunu söylemek mümkün: Marmara Denizi'nde kanalizasyon ve deşarjla ilgili yukarıda yansıtılan kitap birçok şeyi net bir şekilde anlatmaktadır. Orada, bunun mahzurlu tarafları, eksiklikleri, yanlışlıklar anlatılmaktadır. Bu kitap, İstanbul Üniversitesinin kütüphanesindedir esasen, eğer temin etmemi isterseniz ben sizi temin eder gönderebilirim.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Benim de üçüncü sorum buydu, bir dergiden bahsetmiştiniz, Komisyona gönderebilmek olası mıdır bu dergiyi, araştırmayı?
PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK - Bu kitap efendim ve bu kitabın bu çalışmalara temel oluşturduğu... İller Bankasının bununla ilgili özellikle Trakya, Tekirdağ bölgesinde yapılmış -Silivri başta olmak üzere- derin deniz deşarjları gibi birçok çalışması, yayını vardır, muhtemelen danışmanlarınız vardır, onlara görev verirseniz bunları çıkarabilirler.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben, otuz yıllık İller Bankası çalışanıyım aynı zamanda Hocam, oradan isteyelim, direkt isteriz.
Çok teşekkür ederim.
PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK - Kütüphanelere dağıtmadılarsa eğer.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Evet, evet tabii.
Bir de Hocam, bu özel bir şey, benim merakım işin doğrusu, bu Çınarcık Çukuru'nun yani oradaki fayın mutlaka denize verdikleri birtakım mineraller ve o fayın buraya yaydığı kimyasal bileşimler var. Bunun olmasının Marmara Denizi'ni yenileme açısından bir etkisi var mı, bunu hiç araştırdınız mı? Yani o fay hattının o Çınarcık Çukuru'nun buraya bir katkısı var mı, Marmara Denizi'ne, oradaki organik maddelere ya da kimyasal maddelere bir katkısı var mı, bu araştırıldı mı? Bir de hidrojen sülfür gazı ölçümleri yapılıyor mu, yaptınız mı, buna ilişkin bir araştırmanız var mı?
PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK - Sayın Vekilim, ben, jeolojik konularda, jeokimya veyahut da sedimantoloji konusunda uzman değilim. Dolayısıyla, bu sorunuza cevap veremeyeceğim. Yalnız, hidrojen sülfür 1995 yılında rapor edilmiştir fakat hidrojen sülfürün Marmara Denizi'nde yükseldiğiyle ilgili bir araştırmayı ben bilmiyorum, bu olsa olsa yani o zamanki şeyde çok mevzi ve küçük bir alandadır. Dolayısıyla, çok da dikkate değer, şu an için mevcut verilerle önemli olmadığını düşünüyorum. Ama şuradan şunu söyleyebilirim size jeoloji mühendisi olduğunuzu öğrendim büyük memnuniyetle, şu fotoğraf 600 metreden çektiğim bir fotoğraftır. Marmara Denizi'nde, biraz önce anlattığım gibi, 200 metrenin üstündeki alanın yüzde 40'ı çamur niteliğindedir, onun için Çınarcık Çukuru atıklar için belli bir dönem kullanılmıştır, en büyük gerekçesi de odur ama şimdi kullanılmadığını biliyorum, yanlış bir şey söylemek istemem Komisyona. Dolayısıyla, Marmara Denizi genç bir deniz zaten. Şimdi, 2 tane sapropel bulundu Marmara Denizi'nin dibinde, tuz çukurları, bu, Marmara Denizi'nin eski Akdeniz'in uzantıları olabileceğine çok büyük bir kanıt olarak açıklanmaktadır. Sapropeller 5 metre derinliğe kadar inmektedir, Akdeniz'de eski Tetis Denizi'nin parçasıdır biliyorsunuz sapropeller.
Teşekkür ederim.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben teşekkür ediyorum Hocam, sağ olun.