KOMİSYON KONUŞMASI

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Evet, teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakan, Sayın YÖK Başkanı; görevinizde başarılar diliyorum.

Bu bütçenin eğitim sistemimizin sorunlarını çözmesini bekliyoruz.

2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı başında -yani eylül ayında- seçim bölgem Muğla'da yaptığım okul ziyaretlerinde özellikle okulların temizlik görevlileri konusunda yetersiz olduklarını, hatta hatta mevcut hizmetlilerin dışında hizmetli temizlik görevlilerinin görevlendirilmediğini gördüm. Taşımalı eğitim ihalelerinin -aksak bir şekilde- tamamlanmamış olduğunu yine gördüm. Kantin işletmelerinin yetersiz olduğunu, bu nedenle öğrencilerin okul dışında ihtiyaçlarını giderme durumunda olduklarını ve bu nedenle de bazı sıkıntılar yaşanabileceğini... Örneğin, trafik kazaları olabilir. Bunun dışında, özellikle kış aylarında öğrencilerin, ilkokullardaki öğrencilerin velileri -anne, baba- çocuklarını okuldan almak için bekliyorlar, onların da bekleme alanlarının uygun olmadığını saptadım. Yine, deprem raporunda kusurlu olan yani güçlendirme kararı alınmış ya da yeniden yapımına başlanan okullar için, gittiğimde inşaat alanlarıyla karşılaştım. Bunlar, şimdi, şu anda, kısmen -özellikle, güçlendirilmiş, güçlendirme çalışmaları olanlar- giderilmeye çalışılıyor ama yapımı devam eden, başlanacak olan okulların öğrencileri bir başka okulda ikili eğitimle, daha kalabalık sınıflarda ve ulaşım sorunu yaşayarak öğrenim yaşamlarına devam etmekteler.

Covid-19 salgınının eğitim sistemimizle ilgili yüzümüze vurduğu en önemli gerçeklerden biri de okulların sahip olduğu en önemli teknolojinin öğretmen olduğu gerçeği. Hem okullar hem aileler hem de kamuoyu yakından gördü ki öğretmen, öğretme, öğrenme ortamının en önemli aktörlerinden biri. Öğretmen motiveliyse, öğretmen moralliyse, öğretmen kendini değerli hissediyorsa çocuk da değerli oluyor. Şimdi, öğretmenlerimizi ne yapıyoruz? "Kadrolu" "sözleşmeli" "ücretli öğretmen" ve bir de buna, özel okullardaki "asgari ücret altında ya da düzeyinde çalışan öğretmen" statüsünü de koyarak değerlendirmemiz gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllarda sizden önceki Bakanımız Sayın Ziya Selçuk'un verdiği bir kahvaltıda, bize, öğretmenlerin gelişimiyle ilgili kitaplar basıldığını, rehber kitaplar basıldığını... Ve bize koli olarak verdiler, en az 20-30 tane kitap. Ben merak ediyorum; gittiğim okullarda öğretmen arkadaşlara "Size böyle kitaplar verildi mi?" diye sordum ama haberleri yok sanki. Acaba bu kadar kitap basılıp... Ne kadar basıldı? Dağıtıldı mı, dağıtılmadı mı, yoksa depolarda çürüyor mu? Bu konuda da bilginize ve bilgimize ihtiyacımız var.

Yine TIMSS ve PISA araştırmalarını söylediniz ama PISA araştırmaları 65 ülke içerisinde 40-50 arasında yer aldığımızı, genel ortalamamızın da 45 olduğunu ortaya koyuyor. Fakat yine Millî Eğitim Bakanlığının yapmış olduğu araştırmalarda, ABİDE Araştırması'nda ise, 1.062 okulda 34.554 öğrenciyle yapılan araştırmada 4'üncü sınıf öğrencilerinin yüzde 87'si haftada beş saatten az kitap okuyor; Türkçede, Türkçe alanında yüzde 6,7'si çok kötü, yüzde 21,2'si kötü, yüzde 39,5'i orta, yüzde 25,7'si iyi, yüzde 6,9'u çok iyi; matematikte de farklı değil, yüzde 14,2'si çok kötü, yüzde 25,7'si kötü, yüzde 30,8'i orta ve...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum Sayın Özcan, süreniz dolmuştur.

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Evet, son sözlerimi tamamlamak isterim.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bir cümle lütfen...

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Bir cümle...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Buyurun.

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Şimdi, Millî Eğitim Bakanlığının protokolleri var; işte, özellikle de TÜGVA, TÜRGEV, Ensar... NUN mu? Tam adını da şey yapamadım. Bu protokoller daha var mıdır ve bu kadar üniversite, 200'ü aşkın üniversitemiz varken bu vakıfların ne uzmanlığı, hangi konuda uzmanlıkları vardır ki bunlara ihtiyaç duyulmuştur; onu da bilmek isteriz.

Teşekkür ediyorum.