| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe KanunuTeklifi (1/283) ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ve Sayıştay tezkereleri a) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı b) GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı c) Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ç) Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı d) Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı e) Kalkınma Ajansları Denetim Raporları f) Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı g) Türk Standardları Enstitüsü ğ) Türk Patent ve Marka Kurumu h) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ı) Türkiye Bilimler Akademisi i) Türkiye Uzay Ajansı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 03 .11.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, eğer bir ülkede geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon ise başta sanayi politikalarını belirleyenlerin şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Ancak burası halkın gerçekleri ile sarayın hülyaları arasında uçurumun olduğu bir tek adam rejimi olduğu için başta siz Sayın Bakan, bütün karar vericiler, yıllardır başarısızlığı kanıtlanmış, istihdam yaratmadığı açık olan sanayi politikalarında ısrar etmekte hiçbir beis görmüyorsunuz. Anlata anlata dilimizde tüy bitti; parayı betona gömer, bütçeyi faize kurban ederseniz bu halk işsizlikten kırılır, tencere kaynamaz "Geçinemiyoruz." diyenler ne yazık ki intihar etmeye başlar. Ne yapmak lazım? İmalat sanayisini büyüterek istihdamı artırmak lazım, bunun için önce faizlerin, faizcilerin iktidarı olmaktan vazgeçmek lazım. Bunu iktidar bilmiyor mu değerli arkadaşlar? Çok iyi biliyor ama iktidar, varlığını borçlu olduğu düzenin aleyhine hiçbir şey yapamaz. Bu düzenin belkemiği faizci sermaye ve bütün kamu kaynaklarına üşüşmüş 5'li çetedir, tek adam rejimini ayakta tutan kolonlar da bunlardır. Herkes görecek ki halkımız ilk seçimlerde bu kolonları yıkacak, sandık yoluyla tek adam rejimini ait olduğu yere, tarihin tozlu sayfalarına gönderecektir.
Ne dedik? "Bütçeyi faize kurban ediyorsunuz." dedik. Şöyle bir bakalım; 2022 bütçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını ilgilendiren 3 program var: Bölgesel kalkınma, sanayinin geliştirilmesi ve tüketicinin korunması. Bu 3 programa ayrılan bütçe 26 milyar lira, 2022 bütçesine göre faiz giderleri 240,4 milyar lira; kısacası sanayiye ayrılanın 9 katı faize gidecek, her ay 20 milyar lira faiz ödeyeceğiz. Halkımız işsizlikten kırılırken sanayiye ayırdığınız bütçenin 9 katına yakınının faize gitmesi açık bir başarısızlık örneği değil midir?
Değerli milletvekilleri "tek adam rejimi" dediğimiz bu haramzade düzeni irtifa kaybettikçe, maliyeti halkımızın sırtına yükleniyor. Daha dün sanayi doğal gazına yüzde 48 zam geldi, bir de sanayiciye örtülü zam var. Son kaynak tedarik tarifesi sınırı 2022 yılı için 7 milyon kilovatsaatten 3 milyona düşürüldü, 3 milyon kilovatsaat üstü kullanan çok sayıda sanayici de bu tarifeye dâhil edildi. Sanayiciler ulusal tarifeden daha pahalı olan bu tarifeye dâhil edilip elektrik tedarikçileriyle ikili anlaşma yapmaya zorlandı. Ülke ekonomisinde istikrarsızlığın devam ettiği bu belirsizlik ortamında, tedarik şirketiyle ikili anlaşma yapan sanayici yarın tedarik şirketinin de zora düşmesi sonucunda boşa çıkarsa, son kaynak tedarik tarifesiyle daha yüksek fiyattan elektrik kullanınca bunun hesabı kime ait olacak Sayın Bakan?
Sayın Bakan, bu zamlar sanayide üretimi, istihdamı, enflasyonu doğrudan etkiliyor, siz ise bu zamlar karşısında kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Böyle bir iğneden ipliğe, her şeye zam demek... "Bunun, yoksulun cebine elini sokup para almaktan farkı yok." demiyorsunuz.
Bakın, Ankara Sanayi Odası açıklamasında ne diyor? "Ekmek ve makarnaya zam kaçınılmaz." Bugünkü açıklaması, internetten indirdim. "Yeni zamlar yüzünden elektriği en fazla kullanan un ve makarna sanayicilerinin maliyeti olağanüstü arttı, halkın en çok tükettiği ekmek ve makarnaya zam kaçınılmaz hâle geldi." diye açıklama yapıyorlar. Biz böyle söyleyince iktidar diyor ki: "Dünyanın her yerinde zam geliyor." Ancak, bizdeki zamlar hepsinin üstünde. Türkiye, elektrik ve doğal gazda Avrupa'nın zam şampiyonu. 2019 ile 2021 yılı ilk yarılarını kapsayan iki yıllık dönemde Türkiye'de elektrik fiyatları yüzde 47,4 arttı; burada. Türkiye'yi takip eden, 2'nci sıradaki ülke Polonya -yüzde 21,9- Türkiye'nin yarısı kadar bile zam yapmamış. Son üç yılda ise elektriğe yüzde 100 zam yapıldı. Bugün Ankara Siteler'de yani mobilya endüstrisinin kalbinde basit bir sunta kestirmeye kalksanız, bir atölye diğerinden rica ediyor çünkü makineler kolay kolay çalışmıyor, elektrik faturasından canı yanan esnaf makine ısınana kadar para kaybedeceğini düşünüyor. Bu şartlarda sanayi nasıl üretim yapacak? Ya vazgeçecek ya da çaresizce bu zamları ürünlere yansıtacak.
Borçkolik ve faizkolik bu bütçe yapısında istihdam yaratan, katma değer yaratan yerli sanayici dişe dokunur hiçbir destek bulamıyor. Sanayicilerimizi tutarlı, etki analizi sürekli yapılan bir teşvik politikasıyla yüksek teknolojili üretime yöneltmemiz gerekiyor. Neden mi? Katma değerli yüksek teknoloji üretmeyen, fasona, montaja çalışan yani büyük ekonomilerin hamallığını yapan ekonomiler çöker.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan da sunumunda "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hedefimiz net; ülkemizi katma değerli ve yüksek teknolojili üretimde global bir üs hâline getirmek istiyoruz." dedi. Fakat gerçekler öyle demiyor Sayın Bakan. Üretimimiz artıyor gözüküyor ama kilo başına ihracat değerlerimiz düşüyor. 2018'de 1 kilo ihracatımız 1,28 dolar getirirken 2021'de bu rakam 0,94'e geriledi. Bugün ülkemizin toplam ihracatında yüksek teknolojili ürün payı yüzde 2,8 iken dünya ortalaması bunun 7 katı düzeyinde. Düşük ve orta düşük teknoloji yoğunluklu imalat sanayisi ihracatımız toplam ihracatımızın yüzde 65,5'ini kaplıyorsa, küresel markalaşma endekslerinde adımız anılmıyorsa ortada açık bir başarısızlık var demektir. Bu mu bahsettiğiniz güçlü sanayi altyapısı Sayın Bakan?
Değerli milletvekilleri, bir ülkenin ihracat geliri kadar o ihracatın bileşenlerinin, alt sektörlerinin ihracata katkısının ne oranda olduğu da kritiktir. İhracatımız yüksek teknolojiye dayanmadığı için, ucuzlatarak rekabetçi avantaj sağlayacağımız tek şey emek gücümüz. Vatandaşını ucuz çalıştırmayı avantaj olarak gören bir sanayileşme stratejimiz var. Tüm dünyada ucuz iş gücüne sahip olarak bilinen Çin'in başkenti Pekin'de bir asgari ücretli 360 dolar, bizde ise bir asgari ücretli 290 dolar alıyor; Çin'deki asgari ücretli işçi bizim asgari ücretli işçimizden yüzde 22 daha fazla ücret alıyor. İktidar, ülkemizi ucuz emek pazarı hâline getirip âdeta uluslararası sermayeye "Gel, benim işçimi istediğin gibi sömür." mesajı vermektedir, rekabet gücünü işçinin emeğini ucuzlatarak sağlamaya çalışmaktadır ama ona rağmen yabancı yatırımcıyı ülkeye çekememektedir çünkü demokrasinin, hukukun, istikrarın olmadığı, her kararın bir kişinin iki dudağına bağlı olduğu bir ülkede kimse yatırım yapmak istemez.
Sayın Bakan, emtia piyasalarındaki dalgalanmaları, enerji fiyatlarındaki hızlı artışı, lojistik ve tedarik zincirlerindeki aksaklıkları sanayi sektöründeki riskler olarak sıraladı. Kısacası bütün üretim maliyetleri artıyor, artmayan üretim girdisi ne? Emek gücü. O yüzden diyoruz ki: Bu, yoksullaştıran bir sanayi ihracat stratejisidir.
Değerli milletvekilleri, ülkemizdeki işletmelerin yüzde 97'sini oluşturan esnaf ve sanatkârlar KOSGEB desteklerinden yeterince yararlanamıyor. 2009'dan itibaren hizmet sektörü de KOSGEB'in desteklerinden yararlanmaya başlamıştır. Destek programları uygulamaya konulurken esnaf ve sanatkârlar ile tacir ve sanayiciler için başvuruların ayrı tutulduğu programların hazırlanması önem taşımaktadır. KOSGEB destekleri genellikle başvuru sırasına göre karara bağlanmakta ve orta ölçekli işletmeler, sahip oldukları insan kaynağı ve kurumsallaşmış olmaları nedeniyle bu prosedürü kolaylıkla tamamlamaktadırlar. Esnaf ve sanatkârlar ise genellikle bu programlardan yararlanamamaktadırlar. Bu sakıncanın giderilebilmesi için, sadece 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında açılmış olan ve esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı işletmelerin başvurabileceği destek programları hazırlanmalıdır. KOSGEB hizmet ve desteklerinden kahvehane, çay ocağı, internet kafe ve emlakçı esnafı yararlanamamaktadır.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Girgin, bu konuyla tamamlarsanız memnun olurum.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - İlgili Bakanlar Kurulu kararında değişiklik yapılarak tüm esnaf ve sanatkârlarımızın KOSGEB desteklerinden yararlanabilmesi sağlanmalıdır diyorum.
Teşekkür ediyorum.