KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum.

Herkesi saygıyla selamlıyorum.

AKP iktidarının başından bu yana 8 Sayın Bakan bu görevi ifa etti, siz 8'incisiniz yanılmıyorsam. Bu arada Bakanlık da isim değiştirdi, görev alanları o bakanlıktan bu bakanlığa aktarıldı. Son olarak, bakanlığın adına "iklim değişikliği" de eklendi ama on dokuz yıldan bu yana değişikliğe uğramayan, değişmeyen bir şey var: Ergene'nin durumu. Milletvekili olduğum yıldan bu yana birçok defa araştırma önergeleriyle, gündem dışı konuşmalarla, sorularla bu konuyu gündeme getirdim. Sürekli sözler verildi, Ergene'yle ilgili çalışmaların 2007 yılından itibaren çok yönlü bir plan dâhilinde yürütülmeye başlandığı ifade edildi, sözde koruma planları yapıldı, Ergene Nehri'nin içilebilir hâle geleceği, yüzülebileceği söylendi "Temizlendiğinde 22 çeşit balık tutulabilecek." denildi, "Haliç'i nasıl temizlediysek Ergene Nehri'ni de öyle temizleyeceğiz." diye on yıl önce en üst makamdan söz verildi. Sonuç, elde var sıfır. Bakanlıklar değişti, dediğim gibi birçok şey oldu ama maalesef, iyiye giden bir şey olmadı Ergene'de, Ergene hâlâ kapkara akmaya, kanser saçmaya devam ediyor.

Ergene'nin geçtiği Tekirdağ, Kırklareli, Edirne içerisindeki nehir havzasında 1,5 milyondan fazla kişi yaşıyor. Bunlar yalnızca bu havzada yaşayan nüfus yani doğrudan tehdit altındalar. 3.409 sanayi tesisinin tüm atık suları maalesef Ergene'ye veriliyor. Kirlilik öyle bir boyuta ulaştı ki bölgedeki kanser vakalarında şu an patlama yaşıyoruz.

Sayın Bakan, size sormak istiyorum, bunlar makul mü öncelikle? On dokuz yılda kirliliğin azaltılamamasına ne demeli? Yani başarısızlık mı diyelim, basiretsizlik mi diyelim, isteksizlik mi diyelim? Sanıyorum, hepsi birden. AKP iktidarının çevre karnesi hep kötü olageldi ama özellikle ekoloji ve ekonomi, çevre ile rant arasında AKP'nin tercihi hep belli. Bunu her alanda görmek mümkün; zeytinliklerin talanında gördük, ÇED kararlarında, maden ruhsatlarında, HES'lerde, termik santrallerde, nükleerlerde, çarpık şehirleşmede, nereye baksanız bir çevre katliamına, bir ekolojik kıyıma tanık oluyorsunuz. İşte, Trakya açısından bunun en bariz örneklerinden biri Ergene ise bir diğeri de Ergene ilçemizde Karamehmet Marmaracık mevkisinde 2.800 dekara, birinci sınıf tarım topraklarına yapılmak istenen plastik sanayi tesisi PAKOP. "Buğdayın üzerine beton dökecekler vekilim." diyorlar. "Bölgedeki diğer OSB'ler dolmadan birinci sınıf tarım arazisi, böyle bir tesisin kurulması mevzuata da hukuka da aykırı." diyor, odalar, STK'ler. İnsan sormadan edemiyor, Trakya insanına bu gareziniz niye Sayın Bakan? Verilen maden ocakları, taş ocakları izinlerinde de durum farklı değil. Trakya'da gerçekten nereye baksanız bir doğa katliamı, bir talan görüyorsunuz. En son Yale Üniversitesi girişimiyle hazırlanan Çevre Performansı Endeksi'nde Türkiye genel sıralamada 169 ülke arasında 99'uncu sırada. Ben iddia ediyorum, bu araştırmayı yapanlar Trakya'ya, Tekirdağ'a yapılanları ve yapılmak istenenleri görseler, bu sıralamada Türkiye sonuncu olurdu diyorum.

Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, saygılar sunuyorum.