| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ve 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ile Sayıştay tezkereleri a)Hazine ve Maliye Bakanlığı b)Kamu İhale Kurumu c)Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ç)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu d)Sermaye Piyasası Kurulu e)Gelir İdaresi Başkanlığı f)Türkiye İstatistik Kurumu g)Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ğ)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu h)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ı)Yatırımcı Tazmin Merkezi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 12 .11.2021 |
NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan ve değerli bürokratlar, hoş geldiniz.
Sizler hoş geldiniz ama memleketin bugünkü hâli, vatandaşımızın hâli hiç de hoş değil. Aslında Sayın Bakanın sunuş konuşmasını dinlerken bu durumun da kabullenilmiş olduğunu anlamış olduk. Sayın Bakan, makroekonomik düzeydeki olumsuzlukları ve belirsizlikleri pandemiye tahvil ederek sorunların küresel olduğunu, Türkiye'nin de bundan etkilendiğini savunuyor. Yine Sayın Bakana göre, yüksek enflasyon sadece Türkiye'nin sorunu değil, pandemi nedeniyle bütün dünya yüksek enflasyon sorunundan muzdarip durumda. Yani özetle "Türkiye'nin yapısal anlamda herhangi bir sorunu yok; sorunların tek nedeni var, o da pandemi." dediniz.
Yine sunumunuzda dikkatimi çeken bir ayrıntıdan söz etmek istiyorum: Sayın Bakan enflasyonla mücadele konusundan bahsederken diyor ki: "Eşelmobil uygulamasıyla önemli bir maliyete katlanarak akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı hafiflettik." Akaryakıta neredeyse günbegün yapılan zamları, benzin istasyonları önünde oluşan araç kuyruklarını görmüyor muyuz, yaşamıyor muyuz? Fiyatlar üzerindeki baskının hafifletilmiş hâli buysa diğer türlüsünü düşünmek bile istemiyorum.
Değerli arkadaşlar, hayat pahalılığı can yakıyor, kara kış kapıda; bırakın geleceğini planlamayı, tenceresinde yarın neyi kaynatacağını bile bilemez hâle getirilen milyonlarca vatandaşımız kara kara düşünüyor. Ancak daha üzücü olanı, bu durumun vahametini kavrayamayan ya da belki umursamayan bir anlayışın iş başında olmasıdır; gönlünden geçen, işine gelen yöntemlerle, sepetlerle hesap yapıp sonra da vatandaşa dönüp "Sen hayal görüyorsun, senin enflasyonun bu." diyen bir zihniyetin bugün iş başında olmasıdır. Vatandaşın bu hâle düşürüldüğü bir ülkede ekonomik sistemin diğer bütün unsurları da ister istemez kaosa sürükleniyor.
Ben yirmi iki yıl bankacılık görevi yaptım. Memurluktan yöneticiliğe kadar meslek yaşamım boyunca vatandaşlarımla ciddi bir deneyim yaşadık. Bu deneyimlerden hareketle şunu söylemek istiyorum: Ülkemiz, ekonomik yönden bu dönem içinde sürüklendiği kaosun, öngörüsüzlük, belirsizlik ortamının bir benzerini inanın bir daha yaşamadı. Sanayicisinin, esnafının, çiftçisinin, gencinin, yaşlısının içinde geleceğe dair hiçbir umut yaşamadığı bir ülkeye, bir topluma dönüştük. Memleket on dokuz yıllık iktidarınızın sonunda işsizlik ve hayat pahalılığı içindeyken yüzleri gülen tabii ki birileri var. Kim onlar? Mesela, milletin kaynaklarını sömüren, döviz garantili, rant garantili ihalelere konan üç beş müteahhit; milyarca liralık vergi borcu saraya yakınlık derecelerine göre sıfırlanan patronlar; devletin yani milletin bankasından sağlanan külfetsiz kredilerle beslenip bırakın ana parayı, kredinin taksitini dahi ödemeyen yandaşlar; bir de yasa dışı yollarla elde edilmiş kaynakları, suç gelirlerini aklamak için adres arayan mutlu mesut.
Mali Eylem Görev Gücünün geçen ay Türkiye hakkında aldığı kararla ülkemizi şüpheli devlet konumuna yerleştirdiği; uyuşturucu baronlarının, suç örgütü liderlerinin el üstünde tutulduğu, siyasi otoriteyle, bürokrasiyle içli dışlı hâle getirildiği, mafyanın siyasetçileri aylık 10 bin dolarla maaşa bağladığı bir dönemi yaşıyoruz. İşte bugün sadece onların yüzleri gülüyor, onlar mutlu mesut. Bu milletin seksen yıl boyunca emeğiyle, alın teriyle yarattığı değerleri, kaynakları, varlıkları yirmi yılda talan ettiniz; sadece devletimizi değil, sanayicisinden esnafına, çiftçisinden memuruna ekonominin ve toplumun bütün dinamiklerini borç bataklığının içine sokup hepsine birden sırt çevirdiniz; ihtiyat akçesine varana kadar devletin kasasındaki parayı tükettiniz.
Sayın Bakan, bütçenizde vatandaşın sorunlarını yapısal olarak çözecek bir vizyon yok.
Sizlere hayırlı olmasını dilerim.
Teşekkür ediyorum.