| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ve 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ile Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 19 .11.2021 |
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Komisyonun değerli üyeleri, Sayın Bakan; Turizmi Teşvik Kanunu'yla ilgili bir Turizm Tanıtım Ajansı kurdunuz. Pandemi döneminde herkes evine kapanmışken 7 fuara katılmışsınız, 7 milyon Türk lirası para harcamışsınız. Bütün dünya pandemide kapanmış, siz hangi fuara katıldınız, 7 milyon Türk lirasını nereye harcadınız? Ajansı Sayıştay denetiminden uzak tutarak AKP döneminin yeni bir arpalığı hâline mi dönüştürdünüz? Bu durumdadır inanın ki. Ajans denetimi özel bir firmaya verilmiştir. Ajansın kuruluş kanununun 7'nci maddesine göre de denetim raporu Sayıştaya sunulmaktadır. Ajans, böyle kapalı bir kutu hâline gelmiştir. Sayıştay denetiminden uzaklaştırılmış, çalışan personellerin ismi, görevi, unvanları bilinmemektedir.
Ajans, 2020 yılında TV giderleri olarak 242 milyon 811 bin 492 TL para harcamıştır. Bunlar görülmektedir. Hangi televizyon kanallarına kaç adet reklam verilmiştir? Bunlar denetim raporunda neden yer almamaktadır? Tam 243 milyon liralık televizyonlara reklam vermişsiniz. Hangi kanallara verdiyseniz reklamları bu televizyonların isimlerini açıklamanızı bekliyoruz.
Yine, 18 milyon liralık dijital medyaya reklam vermişsiniz. Hangi internet sitelerine reklam verdiniz? Sayın Bakan, bunların listesini neden kamuoyuna açıklamıyorsunuz, neden paylaşmıyorsunuz?
Bakın, çok ilginç bir harcama kalemi var burada. Banka komisyon giderleri olarak 1 milyon 634 bin 858 Türk Lirası para harcanmış sadece 2020 yılı için. Sayın Bakan, şimdi size soruyorum: Ziraat Bankasında harcanan bu para -komisyon gideri olarak- yandaş medya patronlarına verdiğiniz kredilerin parasını Turizm Ajansına mı ödetmeye çalışıyorsunuz? Ajansta şu anda 96 kişi çalışıyor. Bu kişilerin kimlerden oluştuğu bilinmemektedir. Size isim listesini soru önergesiyle soruyoruz, açıklamıyorsunuz. Siz kimlerin isimlerini saklıyorsunuz, niye isimleri açıklamıyorsunuz?
Yunus Emre Vakfı var Bakanlığımızın bünyesinde. Bunlarla ilgili birçok soru önergesine yanıt vermediniz. Neyi saklıyorsunuz Sayın Bakan? Beni dava edeceğinize önce turizmcinin cirosundan pay aldığınız, emeğinden, ekmeğinden pay aldığınız o parayla Ajans kurup işlettiğiniz turizmciye hesap verin. Turizmci sizden kuruş kuruş bunun hesabını sormak istiyor.
Sayın Bakan, Turizmi Teşvik Kanunu'nda 3 bakanlık oluruyla turizm alanları ilan ediliyordu. Siz bunu neden tek başınıza kendinize aldınız? Zaten Cumhurbaşkanlığı tek başına yetkiliydi. Çevre, Şehircilik Bakanlığı neden dışarıda kaldı, Tarım ve Orman Bakanlığı neden dışarıda kaldı? Yoksa, siz de tek adam gibi tek adam heveslisi olarak devam mı edeceksiniz?
Türkiye genelinde altyapı yatırımları gideri olarak 125 milyon lira harcadığınızı sunumunuzda beyan ettiniz. Oysa 2020 yılı bütçesi konuşmanızda 250 milyon Türk lirasının sadece Muğla ilinde Bodrum'a yatırılacağını duyurdunuz ve ihale ettiniz. Peki, 250 milyon nerede, 125 milyon nerede? Ve bu yaptığınız yatırım yine Torba'da sizin kendi otellerinizin etrafına yapılmış Sayın Bakan. Neden siz bunları sadece kendi otellerinizin etrafına yaptınız, diğer yerlere niye yapmadınız?
Sayın Bakan, şimdi bakın, burada bir şey var, bu paylar paylaşılırken tabii ki sizde... Ülkeye turist geliyor. Bu turistler geldiğinde de... 2020 yılında yine 50 milyon hedef koydunuz, 20 milyon turist geldi. Bence bu gelen 28 milyon turistle de yine hedefi tutturamadınız. Oysa tüccarlar hesaplarını, hedeflerini tuttururlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı değil, tüccar bir Bakansınız Sayın Bakan. Bir soru daha soruyorum size.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Bodrum Torba'da yola neden çöktünüz Sayın Bakan? Bodrum Torba'da Voyage Oteli'nizle yola neden çöktünüz? Siz, Voyage Otel'in önünde halka ait olan, kamuya ait olan plajı demir parmaklıklarla neden kapattınız Sayın Bakan?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Orası halkındır. Bakın, o kapıları orada açmanız lazım.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur Mürsel Bey.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Yola çöktüğünüzü neden açıklamıyorsunuz?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - HDP Grubundan Mehmet Ruştu Tiryaki Bey.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - 750 metrekarelik yol nerede, niye çöktünüz oraya? Ülkenin Bakanı olarak bundan utanmıyor musunuz, sıkılmıyor musunuz?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bu sözünüzü geri almanızı rica ediyorum, böyle bir söz kullanmaya hakkınız yok. Böyle bir söz kullanmaya hakkınız yok, lütfen.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Cevaplasın Sayın Bakan.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Öyle şey olur mu?
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Soru soruyorum...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Kaba ve yaralayıcı bir dil kullanamazsınız, böyle bir şey yok. Eleştirebilirsiniz ama böyle bir dil kullanamazsınız, doğru bir şey değil bu yaptığınız. Doğru bir dil değil, doğru bir üslup değil.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkanım, bakın, bunu...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Başkanım, şimdi, hatip kendi cep telefonundan canlı yayın yapıyor ve Bakanımıza hakikaten ağza alınmayacak şekilde hakaret etti.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Ben hakaret etmiyorum.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Hakaret etti Sayın Başkan.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan...
(Gürültüler)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bir durun, bir saniye; bir şey söylüyor, lütfen.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Hakaret neresinde Sayın Başkan? Hakaret neresinde?
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Başkanım, bu üslubunu kınıyoruz zaten. Ama aynı zamanda, Sayın Bakanımıza da konuşmaların sonunda söz vererek cevap vermesini değil de anında cevap vererek kayıtlara geçirilmesini ve kendisinin söylediklerinden utanmasını sağlamamız lazım Sayın Başkan.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, tarafsız davranın.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tarafsız davranıyorum.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Tarafsız davranmıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tarafsız davranıyorum, rica ederim.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Ağır ithamlarda...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Kimseyi kastetmedi, somut birini kastetmedi orada. Somut birini kastetmedi, genel bir ifade kullandı.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Tarafsız davranmıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sizi hedef alıp söyleseydi uyarırdım.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Tarafsız davranmıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Genel bir ifade kullandı; çukur kazanlara, bilmem ne yapanlara ifade kullandı.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Hayır efendim...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Siz niye kendi üzerinize alıyorsunuz onu? Lütfen. Öyle şey olur mu? Size dönük şahsen bir şey söyledi mi?
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Tutanaklara bakın.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Kişisel bir şey söyledi mi?
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tamam, getirelim, bakalım tutanaklara; getirelim, bakalım.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - PKK'ya söylüyor, sizin ne alakanız var PKK'yla!
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Başkanım, ayrıca, size çok teşekkür ediyorum. Gerçekten yani samimiyetle söylüyorum, çok tarafsız davranıyorsunuz, çok da müsamaha gösteriyorsunuz; hatibe bayağı müsamahakâr davranıyorsunuz Sayın Başkanım.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, hepimiz seçilmiş insanlarız burada, milletvekilleriyiz. Hem Meclisin saygınlığını korumak hem Meclis ile yürütme arasındaki ilişkilerin kalitesini korumak için her türlü eleştiriyi yapabiliriz ama kullandığımız kelimelere, üslubumuza dikkat etmek durumundayız.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, hakaret neresinde?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Mürsel Bey, aynı sözlerinizi, aynı eleştirilerinizi farklı kelimelerle gayet güzel yapabilirdiniz. Bunu tercih ettiniz, yapmadınız; bu, doğru bir şey değil.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Tamam da "Utanmıyor musunuz?"un neresinde hakaret?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Türkiye Cumhuriyetinin bir Bakanına "Utanmıyor musunuz?" demek doğru bir üslup değil, kusura bakmayın.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Ama yola çökmüş...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - "Sizin bilgileriniz yanlış, size yanlış bilgi verilmiş." diyebilirsiniz "Bu konuda yanılıyorsunuz." diyebilirsiniz bunları eleştirebilirsiniz.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - "Çökmüş." de bir hakarettir.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Ya "Çökmüş." de hakaret.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Ama "Utanmıyor musunuz?" demek doğru bir üslup değil, kaba ve yaralayıcı bir üslup.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ayıp.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Lütfen bu sözlerinizi geri alın.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Başkanım "Çökmüş." diyor, Sayın Başkanım. "Çökmüş." daha büyük bir hakaret.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bu, doğru bir üslup değil.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Kendisi cevap verebilir.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Kendisi cevap verebilir ama İç Tüzük'ümüz gereği kaba ve yaralayıcı bir dil kullanamayız, temiz bir dil kullanmak zorundayız. Bu da bizim Komisyonumuzun, Meclisimizin, İç Tüzük'ümüzün gereği.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Bundan daha temiz bir dil olamaz, ben sadece "Utanmıyor musunuz?" dedim...