KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Bakanım, değerli Komisyon üyeleri, milletvekilleri, bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakanım, size zaten yargıyla ilgili birçok konuda gerekli eleştirileri arkadaşlar yaptı, ben sadece iki konuya değinmek isterim.

Sayıştay 2020 bütçesindeki Bakanlık ihalelerini incelerken birçok usulsüzlük tespit etti ama özellikle 72 tanesini inceledim, ki benim dudaklarım uçukladı.

Sayın Bakan, bakın, birkaç tane örnek vermek isterim, niye bunu söylediğimi anlayacaksınız. Yargıtay binasının yapımında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yargıtay binasını denetlemek üzere 6 tane lüks araç kiralıyor. Lüks araç da olsa kiralasın. Bakın, Sayıştay raporunda bu. Bu araçlara bir bakıyoruz, Çeşme'de, Bodrum'da, Altınoluk'ta, tatil yerlerinde çıkıyor. Sayıştay "Bir suçtur." diyor buna ve tek bir soruşturma yok Sayın Bakanım.

Geliyorum diğer ihalelere; 3 farklı şirketten farklı zarfta teklif alması gerekirken aynı şirket aynı zarflarla teklif vermiş, ihale yapılmış; Sayıştay belirtmiş bunu, soruşturma yok. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'ndaki resen soruşturma yetkisi savcılara verilmiş. Bunu muhaliflere kullansın diye mi verilmiş? Ya, bir savcı çıkıp -bakın, kamuoyuyla paylaştık, Sayıştay açıkladı- bir soruşturma açmaz mı Sayın Bakan? Neden? Yani AKP'ye yakın şirketlerin yargılanmaktan bir muafiyeti mi var? Ama -eminim- biz cumartesi bir açıklama yapıyoruz, pazar günü pijamasını soyunup pantolonunu giyip soruşturma açıyor bu savcılar. Yani burada bir eşitsizlik var, burada bir haksızlık var. Ben sizin yolsuzluk konusundaki hassasiyetinizi biliyorum, ben bu konuda -çok kişiyi söyledim ama- sizlerle ilgili bir şey duymadım. Ama lütfen, bunu söyleyin, bunu konuşun; bizim paramız bu, bizim paramız. Öyle ihalelerde usulsüzlük yapılmış ki -ve yeni sistemde Sayıştayın bu konuda suç duyurusunda bulunma hakkı da yok- ama maalesef bunlarla ilgili soruşturma yok. Peki, kimin yanına kalıyor? Bunların yanına kâr kalıyor.

Sayın Bakan, diğer bir durum şu: Bakın, Sezgin Baran Korkmaz elimizdeydi, ne oldu? MASAK raporu bahane edilerek -ki MASAK raporu gelmedi, o "MASAK raporu" denilen şey için "Hazırlıyoruz, kapsamlı bir rapor." demişlerdi- önce mal varlığındaki tedbir kaldırıldı, sonra yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı, gitti.

Sayın Bakan, bu işlemi yapan 2 kişiden birisi Yardımcınız Hasan Yılmaz, birisi de İrfan Fidan Anayasa Mahkemesi üyesi. Neden? Oluyor mu bu? Neden Sezgin Baran Korkmaz bu ülkede değil? MASAK raporuna hiç baktınız mı bilmiyorum ama sonuç bölümünde 3 tane suç söyleyeyim: "Dolandırıcılık, resmî evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçunun işlendiğine dair kanaat oluşmuştur." diyor. Bu kişinin yurt dışı çıkış yasağını kaldıran, mal varlığına tedbir kaldıran 2 kişiden birisi yanınızda, birisi Anayasa Mahkemesinde Sayın Bakan.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Gerçekten bunlar üzüntü verici şeyler. Biz yargının tarafsız, bağımsız olmasını istiyoruz; yargının tartışılmasını istemiyoruz; savcıların, hâkimlerin tartışılmasını istemiyoruz ama inanın, bunlar canımızı acıtıyor.

Teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.