| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Katar Devleti Hükûmeti Arasında Katar Askeri Hava Aracı ve Destek Personelinin Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında Geçici Konuşlanması Konusunda Teknik Düzenlemenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/3669) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 30 .11.2021 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Genel gerekçede "Bu düzenlemenin Katarlı askerî pilotların eğitimi ve tecrübe birikimine katkı sağlamak maksadıyla..." ifadesi yer almaktadır. Anılan düzenlemenin 4'üncü maddesinin 9'uncu ve 10'uncu fıkralarında Katarlı pilotların eğitimine ne şekilde katkı sağlayacağı çok anlaşılamamaktadır. Burada belirtilen teçhizat, malzeme, mühimmat vesaire nedir ve neden Katar hava unsurları tarafından ülke içi ya da dışına taşınsın? Bununla birlikte, Türk Hava Kuvvetleri ile Katar Hava Kuvvetlerinin envanterinde bulunan hava araçları birbirinden farklıdır. Katar, Fransız muharip uçaklarına ve Avrupa menşeli eğitim uçaklarına sahiptir. Bu nedenle, ne şekilde bir eğitimin söz konusu olacağı yine anlaşılmamaktadır. Ayrıca, yine, dediğim gibi 9'uncu ve 10'uncu fıkralarda belirtilen malzemelerin farklı uçak tiplerinde nasıl kullanılacağının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ayrıca, yine, Katar hava araçları ve destek personelinin hangi havalimanları ve askerî tesislerden yararlandırılacakları teknik düzenlemede belirtilmemiştir.
Bu teknik soruların yanı sıra Katar konusunda kısa süre önce Komisyonumuzdan ve Genel Kuruldan geçen, işte, FIFA 2022 sırasında oradaki güvenliğin sağlanması için polis, Çevik Kuvvet gönderilmesi konusunda da yine bazı kaygılarımızı, rezervlerimizi ifade etmiştik. Burada da aynı şeyler mevcuttur. Nasıl mevcuttur? Şudur: Katar, biliyorsunuz, izlediği politikalar nedeniyle bölgede güvenlik riski taşıyan bir ülke konumundadır. Tabii, bizim ilişkilerimizin iyi olması onların böyle bir risk taşımasını ortadan kaldırmıyor. Nedir bu güvenlik riskleri? Birincisi, işte, şu anda en yakından takip ettiğimiz Afganistan'daki durumda, şu anda Taliban'ın neredeyse hamisi konumunda bir ülke konumundadır ve Afganistan'da terör konusunda bütün dünya şu anda terörün yeniden hortlayacağı konusunda kaygı içindedir. Katar'ın mevcut Taliban'ın hamisi konumu, kendisini doğal olarak bütün tehditlere açık konuma getirmektedir. Yine, bölgemizde özellikle Suriye'de ve Suriye'yle sınırlı olmamakla birlikte yine bölgede diğer bazı ülkelerde rejimlerin değiştirilmesi, o rejimlerin daha İhvan hareketlerinin o ülkelerde -özellikle Suriye'de, Mısır'da- iktidara gelmesi uğraşının, mücadelesinin temel -hem finansörü hem askerî- destekçisi konumundadır, bu nedenle de yine riske açık bir ülke konumundadır. Böylesine riskleri bünyesinde, üzerinde barındıran bir ülkenin askerî uçaklarının gelip Türkiye'de -işte, Konya Ovası olacaktır muhtemelen ya da diğer üsler vesaire, onlar çok açık yazmıyor, komutanımız biliyordur- rahatlıkla eğitim yapabiliyor olması doğal olarak ülkemizi de o riski paylaşan bir ülke konumuna getirecektir. Benzer şekilde askerî personellerinin de yine 250 asker ve... Sınır da belli değil yani gördüğüm kadarıyla üç ay, beş ay böyle bir şey burada ben göremedim. Bunların daha net bir şekilde belki çerçevesinin çizilmesi lazımdır.
Yine, hani, şu anda burada çok net bu tartışmaya girmiyoruz ama bence girilmesinde de fayda var burada ve daha sonrasında Genel Kurul aşamasında. Bu kadar büyük yani işte, 36 uçak, 250 askerin Türkiye'ye girişi konusu belki de tezkere gerektiren bir konudur. Bunu da hukuki olarak belki Mecliste partilerin, bizlerin de tartışması gerekmektedir çünkü bir nevi Silahlı Kuvvetler buraya gelecektir. Eğitim amaçlıdır ama az önce söylediğim riskler nedeniyle Türkiye'yi de Türkiye'nin güvenliğini de riske atan bir anlaşma söz konusudur. Mevzubahis Katar olduğunda -daha önce de ifade etmiştik- Katar'la yapılan... Az önce Sayın Bakan Yardımcısı Türkiye'den Katar'da yatırım yapan ülkelerin işte rakamını söyledi, sevindirici, 20 milyar dolar, gerçekten sevindim, daha da iyi olmasını isteriz yani Katar'a karşı bir ön yargımız vesaire yok ama bir konuya dikkatinizi çekmek isterim: Mesela, "15 milyar dolarlık anlaşma imzalandı." dediniz. Bu, Katar'ın Türkiye'ye 15 milyar dolarlık anlaşmanın ne kadarı hayata geçti? Bu konuda Komisyonumuzu bilgilendirirseniz iyi olur çünkü kamuoyunda -siz de izliyorsunuzdur- bu konuda da şüpheler var, ekonomistlerin bu yatırımların hayata geçmediğine ilişkin kaygıları var. Velev ki geçti, o zaman başka sorularımız var. Mesela, bu projeler arasında yer alan konulara biz baktığımızda yani Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarına ne olmuş diye baktığımızda, maalesef üzücü sonuçlar var. Mesela, Arifiye'deki tank fabrikası yani Ethem Sancak, BMC aradan çıktı, ellerini yıkadı, 780 milyon doları aldı ve işte bir şirket var, Katar fabrikaya sahip, ortada tank yok. Varsa söylesin komutanımız, "Evet, tank yapıldı Arifiye'de." diyorsa ben de buradan kutlayacağım, ortada tank yok hâlâ.
İki; yine, bu anlaşmalarda belki vardı hatırlarsanız, işte Digiturk'ü sattık, adı oldu "beIN". Bu beIN, yani hepimiz, bakın, Türkiye'nin değişik illerindeniz, bir de ayrıca tuttuğumuz kulüpler var illerimizde; bu kulüplerin hepsine borç taktı. Siz Bakanlık yaptınız, az önce anımsatmıştınız Bakanlığınızı, beIN'in taktığı borcu kim ödedi? Ben yanıt vereyim, siz söylemeyin, Spor Toto ödedi. Spor Toto'nun parası hangi para? En iyi siz biliyorsunuz. Bizim Anadolu şehirlerinde, işte, saha yapar, vesaire yapar, o parayla kulüplere Katar'ın beIN şirketinin borcu ödendi. Yani şunu demek istiyorum: Doğru, Katar'la ilişkiler iyi olsun, en iyi olsun ama inanın, bu iyi olacak derken bizim çıkarlarımızın zarar görmemesi lazım. Bu ülke Katar olur, Almanya olur, Amerika olur yani biz burada, yüce Meclisimizde, onun saygın Komisyonunda bunu sorgulamak durumundayız ve bu sorulardan da hiç kimse yanlış anlamasın, hani, burada dedim, yani adam işini doğru yapsa tamam, öpüp başımıza koyalım ama ortada tank yok. Digiturk'ü beIN'e satmışız, kulüplere borcu takmış, o borcu da Spor Toto ödüyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil, o yüzden bu tür anlaşmalara biraz daha çıkarımız korunacak mı diye bakmamızda fayda var. Hele hele güvenlik riski oluşturuyorsa 2 kere, 3 kere, 10 kere, 100 kere daha fazla bakmamızda fayda var diye düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.