KOMİSYON KONUŞMASI

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisinin eğitim politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevindeyim, Komisyon üyesi değilim. MYK toplantısına gidip tekrar döneceğim geç saatlerde.

Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

Şimdi, efendim, önemli bir yasa olduğunu söyledik. Bizler anneyiz, babayız ve on dokuz yıldır -20'nci yıla girdi- Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarında da eğitimin çok iyi de bir karnesi olmadığının da farkındayız. Bunu ben söylemiyorum, zaman zaman sizler de söylüyorsunuz ya da Sayın Genel Başkanınız da ifade ediyor.

Bu açıdan, bu tartışma konusu içerisinde, zaten Millî Eğitim Bakanlığı ile saraydaki Eğitim Öğretim Politikaları Kurulunun fikirleri de zaman zaman çatışıyor biliyorsunuz ve birbirlerini eleştiriyorlar. Sonuçta, bunlar bir tarafa ama biz burada iyi bir iş yapmak istiyoruz; çocuklarımız için, gençlerimiz için, öğretmenlerimiz için, geleceğimiz için iyi bir iş yapmak istiyoruz. Sizler de aslında iyi bir iş yapan olarak, bir imza atan olarak bunu görmek istersiniz diye düşünüyorum. Daha sonra "Bunu biz getirmiştik, iyi yapmıştık." diyebilmek istersiniz. Şimdi, bu açıdan baktığımızda buradan iyi bir iş çıkması için önce Anayasa'ya aykırılık denetiminin yapılması ve herkesin içine siner olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu bizler vurguluyoruz ama burada anlayamadığım neden Anayasa'ya aykırılık denetiminden bu kadar kaçınıyoruz? Buna bir anlam veremiyorum.

Şimdi, öğretmenlik meslek kanunu uzun zamandır gündeme getirilmeye çalışılıyordu ve öğretmenlerin de beklentileri içerisinde yani öğretmenler odasının sesini dinlediğiniz zaman... Ancak yılın son gününde Meclise sunuldu ve bir yetersizlikler bütünü olarak karşımıza çıktı. Şimdi, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nda yapılan 2 değişiklik ile bir de ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan 1 maddelik değişiklikten ibaret olan hâliyle 12 madde öğretmenlik kariyer kanunu bile diyemeyeceğimiz bir hâlde karşımıza geldi. Yani bu bir meslek kanunu kapsamını içermiyor.

Öğretmenlik meslek kanununun amacı olarak belirlenen "Öğretmenlerin atanmaları, mesleki gelişimleri ve kariyer basamaklarında ilerlemelerini düzenlemek." ifadesi bile başlı başına bu teklifin bir meslek kanunu özelliği taşımadığını söylemeye yeterli değerli Komisyon üyeleri. Öğretmenlik meslek kanunu teklifi, bu hâliyle, eğitimin tüm bileşenleri bir yana mesleğin çatısı olan Millî Eğitim Bakanlığını bile sanki bertaraf ederek Bakanlığın bile hiçbir haberi yokken yapılmış gibi bir görünüm... Yani çok tartışılmadan saraydaki komisyon, Bakanlık, Anayasa denetimi yani kimsenin tartışmadığı, bir araya gelmediği ya da herkesin "Peki, eyvallah." diyerek geçtiği bir görünümde karşımıza geliyor. Biz, bunu böyle hissediyoruz.

Şimdi, getirilen kanun teklifi, bu hâliyle, başlığı ve içeriği temelden çelişen yani öğretmenlerin niteliklerini, atanmalarını, görev ve yetkilerini, haklarını ve yükümlülüklerini, aylık ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini kapsamlı bir bütün olarak içermediği için de Anayasa'nın 128'inci maddesiyle ilgili bir aykırılık içerisinde. Bunu da bir kez daha belirtmeyi görev biliyorum.

Bu teklif, ayrıca, Anayasa Mahkemesinin kısmen iptal ettiği ve uzun yıllardır yapılmayan hiyerarşik dizilime tabii tutan bir düzenlemeyi de içeriyor. Buna göre öğretmenlik mesleğini adaylık, öğretmenlik, uzmanlık ve başöğretmenlik olarak da 4 rütbe grubuna ayırıyor. Bununla ilgili eleştirilerimize şimdi girmeyip ilgili maddede gireceğim zamanı daha iyi kullanmak adına.

Değerli milletvekilleri, bu öyle bir meslek kanunu taslağı ki ilgili olduğu mesleğin statüsünü, ekonomik, sosyal hak ve yükümlülüklerini yani öğretmenliğin tarifini bile başka kanunlara bırakıyor, bir bütünlük yok içerisinde. Taslakta, sözleşmeli öğretmenliği kalıcı hâle getiren bir madde, bir de 3600 ek gösterge dışında 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'ndaki maddelerin aynısının kopyalanmış olduğunu görüyoruz. Ve bu hâliyle bir meslek yasası görünümünde olmadığını bir kez daha ifade etmem gerekiyor.

"Eğitimin, sistemin gücü ve başarısı öğretmenlerin gücü ve başarısına bağlıdır." dediniz. Yani sunuş konuşmasında, amaçlar içerisinde "Eğitim sisteminin gücü ve başarısı öğretmenlerin gücü ve başarısına bağlıdır." denmişti. Evet, doğru. Peki, neden yirminci yılda bunu fark ettiniz? Peki, yirminci yılda bunu fark ettiniz, o zaman neden iyi bir meslek yasası olarak karşımıza gelmiyor? Yani bir seçim vaadiyse... Yaklaşan ya da hissedilen bir seçime hazırlık çalışması gibi karşımıza gelecek kadar basit bir konu değil bu gündemdeki.

Şimdi, bu taslak, öğretmenlik mesleğinin sorunlarını gidermeyi ve iyi öğretmen yetiştirmeyi hedefleyen bir taslak mıdır diye baktığımızda asla böyle bir katkısının olduğunu düşünmüyorum. Yapılması gereken, öğretmen adaylarına gereken nitelikleri kazandırmak yani öğretmen adaylarını nasıl yetiştireceğiz ve gereken nitelikleri nasıl kazandıracağız ve öğretmenlere de kazandıkları nitelikleri uygulayıp geliştirecek bir yaşam koşulu ortamı sağlamak. Bu koşulların başında da yeterli maaş ile demokratik ve adil çalışma koşulları yanında kamusal eğitim ile öğretmene önem veren yönetim anlayışının gelebilmesi hedeflenmeli. Yani burada yapılması gereken çalışmanın özü bu aslında ama biz ne yapıyoruz? Burada birbiriyle çelişen, Anayasa Mahkemesine götürülmesi gereken, Anayasa'ya aykırılıkları olan bir metni oldubittiye getirmeye çalışıyoruz. Lütfen, bu yapılan yanlıştır, aslında büyük bir kitleye yapılan ayıptır diye düşünüyorum. Bu teklif, bir öğretmenlik meslek kanunu olacaksa eğer, öğretmenlerin eğitiminden emekliliğine kadar olan süreci içermelidir değerli vekiller. Ancak bu kanun teklifi alelacele ve acemice hazırlanmış, bir seçimden başka bir seçime taşınan bir propaganda malzemesi olmaktan öteye geçemiyor şu hâliyle.

Peki, o zaman yapılması gereken şey... Burada bir araya gelip, tartışma konularını özellikle alt komisyonda değerlendirip, Anayasa'ya uygunluk açısından Anayasa denetiminden geçirerek, bu konuda ilgili akademisyenleri, hocalarımızı, vekillerimizi dinleyerek, hangi görüşte olursa olsun bütün sendikaların görüşlerini not olarak alıp ve özellikle de sendikaların görüşlerindeki eleştirilerini ve yapılması gerekenleri dikkate alarak burada güzel bir çalışma ortaya çıkarmaktır bizim buradaki amacımız ama biz bunu yapmıyoruz, maalesef "Ne kadar kısa sürede yapabiliriz, ne kadar çabuk oylatabiliriz?" Yani burada oylama sayısı belli Sayın Başkan ama buradan iyi bir şey çıkarılmak isteniyorsa yapılması gereken çalışma farklı olur.

Hani az önce "Zaman değerlendirmesi." dediniz. Mesela, biz burada bu kadar kalabalığız; daha büyük bir yerde, daha iyi şartlarda... Sonuçta maskeler var ama çay içildiği zaman maskeler açılıyor. İşimiz buradan çabuk gitmek değil, bir an önce buradan uzaklaşmak değil; işimiz iyi bir işi burada çıkarabilmek ve geleceğe de güzel bir şey yapıldığını ifade edebilmek. Bizim amacımız taş koymak da değil, bu yasayı bekleyenler var ama bu hâliyle değil. Öğretmenlerin özlük haklarının artık çözülmesi gerekiyor, bu sorunların ortadan kalkması gerekiyor. Az önce Yıldırım Bey ifade etti, biz iyi bir çalışma yapmaya çalışıyoruz ve biz, bu taslağı, daha önce 2018'de de hazırladık ve sunduk. O zaman bir araya gelerek, eleştirileri dikkate alarak, Anayasa'ya uygunluk denetimini de yaparak iyi bir çalışmayı burada planlamak durumundayız. Bırakın alt komisyon götürelim, bırakın üzerinde daha çok tartışalım. Yirmi yıldır bu iş yapılmamış, şimdi yapılacak ama iyi bir şeyin ortaya çıkması gerekiyor.

Değerli vekiller, bu çağrımıza lütfen kulak verin. Yani biz okuyarak geldik, inceleyerek geldik, her türlü incelemeyi teknik açıdan yaptık, bütün önergeleri bilerek verdik, Komisyonlarımızda yetkili kişilerle sendikaları dinledik, Öğretmenler Odasını dinledik, taleplere baktık, beklentileri inceledik. Yani bir şeyleri iyi yapmak istiyoruz onun için buradayız. Bu nedenle, oldubittiye getirmek yerine sağlam bir iş çıkması -öğretmenlerin meslek yasası olacaksa, adı "meslek yasası" olacaksa- bu kapsamda, bu nitelikte, bu değerde bir yasanın ortaya çıkması gerekiyor.

Ben daha sonra maddelere devam edeyim Sayın Başkan.

Teşekkür ediyorum.