KOMİSYON KONUŞMASI

SUAT ÖZCAN (Muğla) - "Bu kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 5/1/1961 tarihli 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 657 sayılı Kanun, 14/6/1970 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile diğer kanunların bu kanunla çelişmeyen hükümleri uygulanır." deniyor. Şimdi, "çelişmeyen" diyoruz ama bu kanun teklifinde baştan sona belirsizlikler, çelişkiler mevcuttur.

3'üncü maddede, 1970 de kabul edilen Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 43'üncü maddesinde "Öğretmenlik, -Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu'nun da gereği olan- Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Millî Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler." biçiminde tanımlanırken kanun teklifindeki tanımda "devletin" ibaresi çıkarılmaktadır. Bu ifade değişikliği eğitim öğretim faaliyetlerinde gözlenen eğitim birliği ilkesini göz ardı eden uygulamalarla da uyumludur.

Ayrıca, kanun teklifi, aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmenlerin göreviyle ilgili bir düzenleme yapmaksızın yükselme eğitimlerini buna göre düzenlemeksizin ücret ve sosyal hakları farklılaştırma yoluna gitmesi Anayasa'nın 55'inci maddesine, "Ücret emeğin karşılığıdır." ilkesine ve devamında yer alan "Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır." biçimindeki fıkraya aykırıdır.

"Öğretmenlerin çalışma şartları eğitimde kalitenin yükseltilmesi için belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere düzenlenir." ifadesi belirsizlik içermektedir. "Öğretmenlerin çalışma şartları, eğitimde kalitenin yükseltilmesi için belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere düzenlenir." ibaresi de belirsiz bir ifadedir.

Yine, 4'üncü maddede de "Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarında ve bunlara denkliği kabul edilen yurt dışı yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından Millî Eğitim Bakanlığınca seçilirler." denmekteyken "Millî Eğitim Bakanlığınca seçilirler." ifadesi madde metninden çıkarılmış. Bu ifadenin madde metninden çıkarılmasıyla öğretmenlerin seçiminin başka kurumlara devredilmesi mümkün olacaktır. Bu da bir belirsizlik yaratmaktadır.

Kanun teklifinin 5'inci maddesinde, öğretmenliğe başlamada KPSS sonucunda ortaya çıkan sıralama açıkça kabul edilmemektedir. Bu nedenle kanun teklifinin 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasıyla, Anayasa'nın 70'inci maddesine aykırı biçimde bir düzenleme öngörülerek mesleğe daha başlamadan, girişte, mesleğin gereği olmayan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'na göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olma koşulu getirilmektedir. Bu da yine Anayasa'nın 70'inci maddesine göre "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin getirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." Anayasa'da hizmete alınmada, yalnızca hizmetin gereği olan koşulların yurttaşlardan istenebileceği hüküm altına alınmıştır.

6'ncı maddeyle ilgili olarak da; "Mesleki gelişim alanında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış olan." denilmektedir. Burada "asgari çalışmalar" yine belirsizlik yaratmaktadır. Teklifin yine 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrası, uzman öğretmenliğe atanma için bir yazılı sınav öngörmektedir. Teklifte "Öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilir." denilmektedir. Görüldüğü üzere, teklifte bu sınavın kim tarafından yapılacağını belirlenmemektedir. Yine teklifin 6'ncı maddesinde, uzman öğretmenler için öngörülen durumun bir benzeri 2'nci fıkrada başöğretmenliğe atanmada yer almaktadır. 6'ncı madde 2'nci fıkrada "On yıl uzman öğretmen olarak çalışanlar kendileri için belirlenen 240 saatten az olmayacak olan Başöğretmenlik Eğitim Programını tamamladıktan sonra başöğretmenlik için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilirler." denmektedir. Bu da sınavın kim tarafından yapılacağı konusunda belirsizlik içermektedir.

Bunun dışında, yirmi yıllık bir tecrübeyle hazırlanan kanun teklifinde bu kadar belirsizlik ve çelişkiler söz konusu, bu da teklifi daha çok tartışılır hâle getirmektedir. Bu uyumsuzluğu, çelişkileri, belirsizlikleri gidermek için; emekli olmuş ve hâlen çalışan tüm öğretmenlere 3600 ek gösterge verilsin, sözleşmeli öğretmenler kadrolu olsun, eşlerine ve çocuklarına kavuşabilsinler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Tamamlayın Sayın Özcan.

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Öğretmenlere il emri tayin hakkı getirilsin. Atanmayan 700 bin öğretmene çözüm bulunsun. Engelli, ücretli ve PIKTES öğretmenlerin sorunu çözülsün. Özel okullarda ve özel rehabilitasyon merkezlerinde çalışan öğretmenlerin sorunlarına bir çözüm getirilsin. Bakanlık ve ilköğretim müfettişlerinin sorunlarına çözüm getirilsin. Okul öncesi öğretmenlerine, sınıf öğretmenlerine, halk eğitimde çalışan usta öğreticilere çözüm getirilsin. Öğretmenlik mesleğini baş tacı yapacak bir öneri getirilsin. Öğretmenlerin maaşlarında, ders ücretlerinde artış, özlük haklarında, sosyal statülerinde iyileştirme yapılsın diyerek sözlerimi tamamlamış bulunuyorum.

Teşekkür ediyorum.