| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya ve 87 Milletvekilinin, Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi (2/4222) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .02.2022 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Başkan.
9'uncu maddenin (1)'inci fıkrasında "Türkiye Cumhuriyeti egemenlik alanı dışında yürütülen bir faaliyet sırasında ortaya çıkmış olan radyoaktif atıklar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine sokulamaz." deniliyor ama kamuoyunda Rusya'nın atıklarının Akkuyu Nükleer Enerji Santrali aracılığıyla ülkemize sokulacağına ilişkin bilgiler dolaşmakta. Bence bu konu açıklığa kavuşturulmalıdır. Kural olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı dışında yürütülen bir faaliyet sırasında ortaya çıkmış olan radyoaktif atıklar Türkiye sınırları içerisine sokulamaz. (2)'nci fıkrada yer alan istisnalar içinde yer alan doğal radyoaktif maddelerin bulaşmış olduğu malzemenin ithalatı da sayılmıştır. Yurt dışında üretilen atıkların ithalat yoluyla ülkemize getirilmesi sorunu yasada da devam etmektedir, Gaziemir örneğinde olduğu üzere, işletme aşamasında nükleer santralin bulunmamasına karşın kaynağı belirsiz olan ve hâlen temizlenmemiş atıklarla karşılaşma riskini doğurmaktadır.
Bir diğer güncel durum, uygar ülkelerin kabul etmediği "NAe Sao Paulo" adlı uçak gemisi parçalanmak üzere Brezilya'dan Aliağa Gemi Söküm Bölgesi'ne getirilmek istenmektedir. Fransa, bu uçak gemisini Brezilya'ya satmadan önce, uzun yıllar boyunca nükleer denemelerde kullanmıştı. Maddenin (4)'üncü fıkrasında yürütülen faaliyetlere ilişkin olarak ortaya çıkan kullanılmış yakıtların veya bertarafı hariç radyoaktif atıkların yönetiminde tüm sorumluluk faaliyet için yetkilendirilen kişiye ait kılınmıştır. Tesislerde üretilen radyoaktif atıkların başka bir yetkilendirilen kişiye devredilene kadar tesiste depolanacağı, nükleer santralde ortaya çıkan kullanılmış yakıtların ise işletme ömrü boyunca nükleer santral sahasına depolanacağından söz edilmiştir, bertaraf konusu belirsizdir.
9'uncu maddenin (4)'üncü fıkrasında atıkların depolanması ve bertarafıyla ilgili düzenlemeler var. Tesislerde yürütülen herhangi bir faaliyet sonucu üretilen radyoaktif atıklar başka bir yetkilendirilen kişiye devredilene kadar tesiste depolanacak. Nükleer santrallerde ortaya çıkan kullanılmış yakıtlar işletme ömrü boyunca nükleer santral sahalarında depolanır, nükleer nükleer santral atıklarının yönetimi belirsiz. Kullanılan yakıt ve atıkların taşınması, sorumluluğu yetkilendirilmiş kişiye ait; işletmeden çıkarma faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak radyoaktif atıkların her türlü sorumluluğu yetkilendirilen kişiye aittir. Türkiye Cumhuriyeti egemenlik alanında yapılan faaliyetler neticesinde ortaya çıkan radyoaktif atıklar TENMAK tarafından yok edilir, TENMAK sahipsiz radyoaktif atıkların bertarafını yapabilir. Radyoaktif atıkların bertaraf tesisleriyle ilgili bu teklifte bir düzenleme yok. Tanım maddesinde "Radyoaktif atıkların depolanması veya bertarafıyla ilgili idari ve teknik faaliyetlerde radyoaktif atık yönetimi olarak sayılmıştır. Radyoaktif atıkların ve kullanılmış yakıtların güvenli olarak yönetimi, serbestleştirme ve salınmaya ilişkin usul ve esaslar ile sahipsiz radyoaktif maddelere ilişkin hususlar kurum tarafından yönetmelikle belirlenir." denilmiştir. Diğer yandan, yürürlükte Radyoaktif Atık Yönetimi Yönetmeliği 9/7/1982 tarih ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu'nun (4)'üncü maddesinin birinci fıkrası (e) ve (f) bentlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu durumda, TENMAK ile Nükleer Düzenleme Kurumu arasında bertaraf tesisleri yönünden yetki çatışması doğabilir.
Yine 9'uncu maddenin (4)'üncü fıkrası (f) bendinde "Geçerli bir yetkiye sahip olunmaksızın yürütülen bir faaliyet sırasında kullanılan radyoaktif maddelere ilişkin iş ve işlemler veya üretilen radyoaktif atıkların yönetimi TENMAK tarafından yapılır." deniyor. Uzun uzun alacakların nasıl tahsil edileceğinden bahsediliyor yani burada tek sorun, oluşan masrafın ne şekilde ve hangi şartlarda, hangi sürede ödeneceği midir? Bu işlerin insana, çevreye, doğaya verdiği ağır zararlardan hiç mi bahsedilmeyecek? Nükleer atıkların bertarafı mümkün değil, dünyada nükleer enerji kullanan tüm ülkelerin baş belası nükleer atıklardır. Bazı bilimsel çalışmalara göre kırk bin yıl radyoaktivite salacağı için toprağa, suya, havaya, temas etmeden muhafaza edilmesi gereken nükleer atıkların bertaraf edileceği konusunda hüküm koymak gerçeklerden kopmak demektir.
Maddenin (8)'inci fıkrası benzer şekilde eksiklik içeriyor. Yine, burada da "Tüm masraflar kirleten tarafından karşılanır." gibi bir ibare yer alıyor. Yani gerçekten kara mizah gibi görüyorum. Bu hükümler de çevreyi, doğayı, insanı, sağlığı dikkate almıyor, masraf üzerinden bir kurgu var.
Dolayısıyla bütün bunların tekrar gözden geçirilmesi, 9'uncu maddeyle ilgili yeniden bir gözden geçirme gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkür ederim.