KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarımız, değerli bürokratlar ve basın mensubu arkadaşlarımız; gecenin bu saatine kadar sabırla burada gerçekten doğru bir yasama faaliyetini hayata geçirebilmek için hep birlikte görüş ve önerilerimizi iletmeye çalışıyoruz. 2018 yılında seçim kanunlarında bir değişiklik yapıldı, o seçim kanunu değişikliğinde ben milletvekili değildim ve dedim ki: Bu seçim kanununda eksik olan bir şey var da ondan mı yeniden değişiklik yapılıyor? 190 sayfayı aşkın bir tutanak var, hepsini tek tek okudum ve bu kanun teklifinin gerekçesini okudum; sonra, kanun teklifinin gerekçesi ile bizim tutanaklardaki konuşmalarımızın, fikirlerimizin, önerilerimizin ne kadar örtüştüğünü gördüm. Hangi konuda? Örneğin, ittifak ve oy dağılımı konusunda. O zaman, bu sistem doğru değil, bu önerdiğiniz sistem doğru değil, bu milletvekili hesaplama yöntemini de doğru bulmuyoruz demişiz, doğrularını da anlatmışız. Şimdi bu kanun teklifinin gerekçesine baktım, gerçekten bizim o günkü konuştuklarımızı bugün kanun teklifine gerekçe yapmışsınız. Şimdi ben soruyorum: 2018 yılının üstünden dört yıl geçti, dört yıl önce doğru bulmadığınız bir sistemi, yöntemi bugün "Doğru." diyerek "Yeniden eskiye dönüyoruz." diyerek ki sanıyorum Recep Bey söyledi "Eskiye dönüyoruz, 2018'e." diye.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ben demedim de başkası dedi.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - O zaman, Sayın Özkaya söylemiş olabilir. "Eskiye dönüyoruz." denildi. Peki, neden dönüyoruz? Neden çıkardık? Yani neden o zaman bir önceki yasama faaliyeti döneminde...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sizin dediklerinizi yapıyoruz işte.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ama neden dört yıl boşa gitti? Neden tekrar bu zamanlamayı bu hâle getiriyorsunuz?

Onun dışında, ben bir şey söyleyeceğim arkadaşlar. 2839 sayılı Kanun'un 34'üncü maddesini değiştiriyorsunuz, ittifak içerisindeki siyasi partilerin aldıkları oy oranına göre milletvekili seçilip seçilmeyeceğine karar verilecek değil mi, ona göre hesaplanacak? Şimdi, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 100'üncü maddesinin on birinci fıkrasının ikinci cümlesini size okuyorum; geçerli oyları tarif ediyor: "Bu haller dışında, yalnız ittifak alanı içerisine 'EVET' mührünün basıldığı her durumda, bu oy pusulaları da geçerli kabul edilir ve sayım döküm cetvelinde ittifakın ortak oyları sütununa rakamlar birden başlamak üzere, sırasına göre çizilmek suretiyle, ayrı ayrı işaretlenir."

RECEP ÖZEL (Isparta) - Tamam, hiç problem yok.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Şimdi, ittifaka verilen oy kime, hangi partiye sayılacak?

RECEP ÖZEL (Isparta) - O ittifakın içerisindeki partilerin oy oranlarına göre orada dağıtım hesabı var, ona göre verilecek, onda bir değişiklik yok.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Garameten dağıtılacak aldığı oya göre.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Yok öyle bir şey. "Aldıkları oya göre" diyorsunuz, ittifakın oyunun bir önemi yok ki o zaman.

ERKAN BAŞ (İstanbul) - Ama başka yere gidecek.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Gitmeyecek.

ERKAN BAŞ (İstanbul) - Diyelim ben ittifaka oy vermek istiyorum; AKP'ye, MHP'ye vermiyorum, ittifaka veriyorum...

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Bunlar, tartışmalar süremden sayılmıyor değil mi?

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Siz rahat olun.

RECEP ÖZEL (Isparta) - İttifakın içerisinde benim oy oranım neyse ona göre oradan alacağım, benim oyum olacak. Onda bir problem yok.

SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Nasıl yani ben anlamadım.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Yani şöyle demek istiyor: İttifakın ortak oyu öncelikle ittifaktaki partilere dağıtılacak, partilerin oyları ortaya çıktıktan sonra direkt partilere bildirilecek.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Tabii, tabii.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Yani "evet" mührü ittifakın tepesine basılmış ise geçerli olacak ve oy oranında dağıtılacak mı tekrar?

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Evet, dağıtılacak.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Onda problem yok. O dediğiniz bizim de aklımıza geldi de sonra düşündük, bir problem olmadı.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Uzunca tartıştık o konuyu.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Peki.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Partiler kristalize oluyordu, sadece ülke oranı açısındandı bu yüzde 7, partileri kristalize etmiştiniz. Nasıl olacak MHP "üç hilal"le girecek, siz başka bir şeyle? Bu böyle değil miydi? Bir yanlışlık mı var bu işte?

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Aynı, aynı.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - O madde bilinçli bırakılmış, boş verin siz.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ben konuşmama devam edebilir miyim arkadaşlar...

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Sizin niyetiniz o olabilir ama Gülizar Hanım'ın söylediği doğrudur. Sizin niyetiniz ayrı bir şey ama kanunda öyle bir şey yok.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Hani sadece ülke barajıydı?

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Arkadaşlar, isterseniz bakın şöyle yapalım: Bunu çalışalım, eksik var mı, yok mu tartışmayalım, ben de konuşmamı tamamlayayım.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Sayın Biçer, konuşmasını tamamlasın.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - O madde geldiğinde konuşuruz.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - O maddede konuşalım.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Aynen, evet.

Şimdi, ben çok uzatmayacağım. İl, ilçe seçim kurullarından bahsedildi ve il, ilçe seçim kurullarında en kıdemli hâkim uygulamasından vazgeçiyoruz "Birinci sınıfa ayrılmış yani sekiz ya da on yılını doldurmuş hâkimler arasından kurayla belirleyeceğiz." dendi ve dendi ki: "Biz hâkimlere güvenelim." O zaman soruyorum: En kıdemli hâkimlere güvenmediğiniz için mi değiştiriyorsunuz? Ne değişti? Yani "Yirmi yıllık iktidarız." diyorsunuz. Evet, yirmi yıldır iktidardasınız, birçok seçim yaşadınız ve yaşadığınız her seçimi bu en kıdemli hâkimlerle yaptınız. Ne oldu? Sonra arkadaşımız "Hiçbir seçimde şaibe olmamıştır." dedi. Hiçbir seçimde şaibe olmadıysa neden o zaman en kıdemli hâkim uygulamasından vazgeçiyorsunuz, neden vazgeçiyorsunuz? Yani 2019 seçimlerinde 1.500 civarında -Sayın Yazıcı söyledi- birinci sınıfa ayrılmış değil, en kıdemli hâkimler görev yaptı. Recep Bey, dediniz ki: "Hâkimler görevi kabul etmek istemiyorlar." Şimdi, ben soruyorum: 1.500 civarındaki il ve ilçe seçim kurulu başkanı olan hâkimden kaç tanesi "Ben görevi kabul etmiyorum." dedi? Çünkü kanunlar toplumun ihtiyaçlarından doğar ve kamu yararı gerekir. Yani kaç tanesi... Bu bir gerekçe değildir. Bize bunu anlatın. En kıdemli hâkim uygulamasından neden vazgeçiyorsunuz? Gerekçenizde -gerçekten samimice söylüyorum- bunu açıklayacak hiçbir cümle yok.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Açıkladım ben biraz önce.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ama açıkladığınız... Diyorum ki ben kaç hâkim kabul etmedi? Kuradan çıktı "Ben kabul etmiyorum." dedi. Yedek hâkimden bahsediyorsunuz, yedek üyeden bahsediyorsunuz. En kıdemli hâkim başkan olur, yedek üyeyi ayrıca düzenlersiniz, bir engel yok ki. Niye en kıdemli hâkimden vazgeçiliyor? Yirmi yıldır size seçimlerde bir şaibe yok, kazandınız, neden değiştiriyorsunuz? Şimdi, neden değiştiriyorsunuz biliyor musunuz? 2019 seçimlerinde, 2019 yerel seçimlerinde İstanbul çok içinize oturdu, çok canınızı acıttı. İstanbul'da nöbetçi olduğum, görev yaptığım bir seçim kurulunda bir hâkim gelen yoğun baskı yüzünden yüksek tansiyondan dolayı fenalaştı, hastaneye kaldırıldı, diğer hâkim telefonunu kapattı; telefon kapandı, parti yetkilileriniz geldi tepesine ve arkasından...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sizin il başkanlarınız oradan çıkmadı ya!

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Bir saniye, başka bir şey söyleyeceğim, başka bir şey söyleyeceğim.

Hâkim telefonunu açmadığı için, kapattığı için telefonunu, parti yetkilileriniz geldi, hâkime aba altından sopa gösterdi. O hâkimi kutluyorum ve gerçekten orada da kutladım. Ne dedi biliyor musunuz? "Benim zaten emekliliğim gelmiş, sizin baskınız bana işlemez. Ne istiyorsanız onu yapın." dedi. İşte, en kıdemli hâkim uygulamasından bu nedenle vazgeçiyorsunuz, bunu açıkça burada itiraf edin, herkes rahat etsin, gerekçe aramak zorunda da kalmayalım.

Yine, "başbakan" kelimesini kaldırıyorsunuz. Bu "başbakan" kelimesi kanunda düzenlenirken, o kanunun gerekçesine baktım neden başbakan seçim yasaklarına dâhil edilmiş diye. Diyor ki: "Tarafsız, adil ve eşit bir seçim yapılması için." Ve onunla da yetinmemiş 3 bakan görevinden istifa ediyor -biliyorsunuz eskiden öyleydi- yerine bağımsız bakanlar atanıyor. Gerekçe, kanunun gerekçesi aynen bu, diyor ki: "Tarafsız, eşit ve adil seçim." Şimdi, başbakan yok değil mi? Mehmet Uçum ne dedi? Milletvekili, sizin kendi parti yetkiliniz ne dedi? "Tek kişilik hükûmet." dedi yani başbakanlığı da bakanların hepsini Cumhurbaşkanı temsil ediyor. Burada diyorsunuz ki: "Cumhurbaşkanı bundan muaf olmaz her Cumhurbaşkanı gibi." O zaman soruyorum ben size: İstanbul Sözleşmesi'ni bir gecede feshettiğinizde ya da bir gecede İstanbul Sözleşmesi'nden geri adım atıp yürürlükten almaya kalktığınızda, biz itiraz ettiğimizde dedik ki: "Bunu Cumhurbaşkanı tek imzayla, bir kararla kaldıramaz." Siz dediniz ki: "Olmaz, o yürütme. Nasıl ki İstanbul Sözleşmesi'ni yürütme, Bakanlar Kurulu imzalamışsa yine yürütme Cumhurbaşkanı olduğuna göre İstanbul Sözleşmesi'ni imzaladığı gibi imzadan geri dönebilir." Bunu demekle de kalmadınız, Danıştayda İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali davasında savunma olarak yazdınız, dediniz ki "Yürütmenin başı Cumhurbaşkanıdır, yürütme organı bu kararı verebilir ve bu dava bu nedenle konusuzdur."

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Anayasa'da da böyle yazıyor.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Evet, şimdi ben sormak istiyorum: İstanbul Sözleşmesi'nde yürütme Cumhurbaşkanı, seçim yasaklarında yürütme değil; böyle bir şey olabilir mi?

Şimdi, bir kişi Meclise geliyor, Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı olarak grup toplantısı yapıp grup konuşması yapıyor. Ardından saraya gidiyor, "Ben yürütmeyim." diyor, İstanbul Sözleşmesi'nden imzayla geri çekiliyor ama seçim yasakları geldiğinde ne yürütme olduğu ne bir siyasi partinin Genel Başkanı olduğu hiç kabul edilmiyor, "O Cumhurbaşkanı." deniyor. Yok, arkadaşlar böyle bir şey olabilir mi? Bakın, bu kanunun gerekçesinde, Başbakanın seçim yasaklarına dâhil edilmesinin gerekçesinde "Tarafsız, eşit ve adil seçim." diyor. O zaman Başbakan yürütme miydi, yürütmenin başı mıydı? Evet, şimdi de Cumhurbaşkanı yürütmenin başı.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Sayın Biçer, yedi dakika artı üç dakika; on dakikayı tamamladınız.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ama şöyle tartışma oldu...

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Onları da cevapladınız...

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Çok araya girildi.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Çok araya girdiniz, evet.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Ona da toleranslı olarak yaklaşıyoruz yani o açıdan üç dakika daha verdik.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ediyorum.

O nedenle burada "başbakan" çıkarılıyorsa, yürütmenin başıysa "Cumhurbaşkanı" yazılacak; Cumhurbaşkanı da siyaset yasağı yapacak. "'Başbakan seçime giriyor.' diye yasak geldi." diyor gerekçede, Cumhurbaşkanı da seçime giriyor.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Burada tek başına yarışıyor.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Yarışıyor bir de.

Peki, o zaman nasıl eşit olacak? Biri Cumhurbaşkanı forsuyla, Cumhurbaşkanı uçaklarıyla ve Cumhurbaşkanlığı konvoylarıyla gelecek, seçim meydanında Adalet ve Kalkınma Partisinin bayrakları altında miting yapacak, bütçe nereden gidecek? Cumhurbaşkanlığı bütçesinden. O kimin bütçesi? Milletin bütçesi. Hani eşitlik, hani tarafsızlık, hani adalet, adil seçim? Var mı? Yok. O zaman bunu da düzenlemek lazım değerli arkadaşlar.

Sandık kurulu üyeliğinden bahsetti, dedi ki: "Sandık kurulu üyeleri görev yaptıkları sandık, görev tevdi edilen -bilgisi dışında görev tevdi edilen- sandıklarda görev aldığından haberi yok, o nedenle gittiği sandıkta, gerçek sandığında oy kullanamıyor." Şimdi, 2019 seçimlerinde 194.390 sandıktan kaç tanesi oy kullanamadı?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Bunu biz bilemeyiz. Çok miktarda olduğunu biliyoruz.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Bakın, ne dedim? "Kanunlar ihtiyaçtan doğar." dedik değil mi, kamu yararından?

Bir de her siyasi parti sandık görevlisine sandık görev yazısını tebliğ eder yani herkes sandık görevlisi olduğunu seçimden en az iki üç gün önce bilir ve eğer sandık görevini kabul etmeyecekse gider, o sandıkta zaten oyunu kullanır. Bu da doğru bir gerekçe değil.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Buna itiraz etmeyin ama çok güzel bir düzenleme.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Bu da doğru bir gerekçe değil.

OTURUM BAŞKANI ALİ ÖZKAYA - Sayın Biçer, toparlarsanız...

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - O nedenle, maddelerde de diğer kalanlara devam edeceğim.

Dediğimiz gibi, bu değişiklikler adrese teslim değişiklikler ama hiç önemli değil. Tabii ki 2018'de yaptınız. Neden yaptınız? "İttifak olmaz." dediniz, "İYİ Partiyi seçime sokmayız." dediniz, hiçbiri tutmadı, bu da tutmayacak, hiç merak etmeyin.

Teşekkür ediyorum.