| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4336)(Devam) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 31 .03.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, radyo ve televizyonlarda uyarıcı ve eğitici mahiyette yayımlar yapılmaktadır zaman zaman değişik konularla bağlantılı olarak. Bunların faydalı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz çünkü iyiden, doğrudan, güzelden yana bir toplumsal kültürün oluşturulması için ne yapılması gerekiyorsa bunun yapılması lazım. Televizyon yayınları, basın aracılığıyla kamuoyundaki algıyı düzenlemek elbette toplumsal kültürü olumlu etkileyen bir hadisedir. Bu bağlamda vergi bilincinin yerleştirilmesi ve kayıt dışılığın önlenmesi de bir ülke için, özellikle Türkiye açısından önemli bir konudur. Bu konuda da toplumun elbette aydınlatılması lazım.
Bakıyoruz rakamlara, uluslararası verilere; Yolsuzluk Endeksi'nde Türkiye gerçekten çok zayıf görünüyor. Vatandaşlar böyle bir yolsuzluk algısını yürekten hissetmiyorlar Türkiye'de, her zaman da sürekli her yıl da basamaklar geriye doğru gidiyor. Bu algı son derece önemli çünkü siyaset ve bürokrasi üzerindeki en önemli denetim mekanizmalarından biri halk denetimidir. Halk denetiminin ortaya çıkabilmesi için de vatandaşın bilinçlenmesi lazım ama siz vergi sistemini halkın vergi bilincini besleyecek şekilde değil de kaybetmesine yol açacak şekilde düzenlerseniz televizyonlarda yaptığınız eğitici yayınların hiçbir faydası olmaz. Şimdi, bakın, Türkiye'de dolaylı vergileri de -buna stopajları da ilave etmek lazım çünkü stopaj yoluyla vergisi kesilenler de vergi ödediğinin çok farkında değillerdir- fiyata karışmış olarak tahsil ediyorsunuz. Hiçbir vatandaş -bakkaldan, manavdan- et, ekmek alırken ödediği verginin bilincinde değildir, fiyatını ödediğini zanneder ve çıkar ve siz bu dolaylı vergileri vergi sistemi içerisinde ağırlıklı hâle getirirseniz bu durumda vatandaş ödediği verginin bilincine ulaşamaz. Eğitim yoluyla ne kadar konuşursanız konuşun, vergi ödemediğini zannederek yaşayan bir vatandaşa verginin önemi konusunda söyledikleriniz hiçbir şey ifade etmez, hiçbir anlam taşımaz.
İkincisi: Tamam, vatandaş ile vergi arasındaki, vergi bilinci arasındaki ilişki budur ama bu maddeleri düzenleyenler ne kadar samimi yani iktidar bu konuda ne kadar samimi? Şimdi getiriyorsunuz buraya böyle bir madde, sonra da her sene varlık barışı diye yasa çıkarıyorsunuz ya. Varlık barışı nedir? İçeride, dışarıda dövizini, altınını getir, bir bankaya yatır. "Şu sayılı yasadan yararlanarak bu parayı yatırdım." De; ondan sonra incelemiyorsunuz. Kara para dediğiniz şeyi siz elinizle aklıyorsunuz zaten sürekli olarak. Sürekli olarak bu memlekette varlık barışı yasası yürürlüktedir. Bakın, daha önce en son çıkarılan varlık barışı yasasında -ne zamandı bilmiyorum- Cumhurbaşkanına uzatma yetkisi verdiniz, bu ocak ayına kadar uzatılmıştı, ocaktan önce de önümüzdeki hazirana kadar uzatıldı. Şimdi böylesine varlık barışı diye bir şeyi düzenlerken insanlar milyon, milyar dolarlarını, kara paralarını tek bir kuruş vergi vermeden... Üstelik "Tek kuruş vergi vermeyeceksin." diyor ya, alnının teriyle kazanan insanların kazandıkları paradan nasıl vergi alacağınızı, nasıl boğazını sıkacağınızı bütün ayrıntılarıyla yazıyorsunuz. Havadan vurgun yoluyla, yolsuzlukla hatta kara para diyeceğimiz yöntemlerle para kazananlara "Sıfır vergiyle şu kanuna istinaden getir, yatır, ananın ak sütü gibi helal para sayacağız." diyorsunuz, ondan sonra legalleştiriyorsunuz, yurt içinde, yurt dışında istediği gibi dönüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, toparlarsanız...
Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, diyeceksiniz ki: "Efendim, kara parayı işte MASAK vardır, MASAK inceler bunları falan, filan." MASAK'ı ben kurdum Maliye Bakanlığı döneminde. Yasasının çıkarılmasına da Mecliste nezaret ettik, ilk MASAK teşkilatını da ilk bürokratik kadroları da tüm personelini de ben atamıştım ama şu anda MASAK çalışmıyor zaten. Bu varlık barışı yasalarının bir kısmı zaten MASAK'ı çalıştırmıyor. Bakın, 2018 yılında çıkarılan varlık barışındaki bir maddeyi ben size söyleyeyim. Diyor ki: "Bu varlık barışı yasası nedeniyle parasını getirip yatıranlar hakkında araştırma yapılamaz, soruşturma yapılamaz, kovuşturma yapılamaz, ilave vergi tarh edilemez." Bu ne demektir? "İsterse kara para olsun, kanunen ben bunu korumaya aldım." diyor. Bu tür yasaları çıkarırken milyarlara hitap eden, miktar itibarıyla... Ne yapalım, burada televizyonlar ayda bir on dakika falan "'Aman, verginizi ödeyin, size yol, su, elektrik olarak dönecektir.' falan filan diyelim de vatandaşta vergi bilinci oluşsun." Bir kere samimi olmak lazım, bir samimiyet görmüyorum ben.