| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 15 .06.2022 |
TUFAN KÖSE (Çorum) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Şimdi, diyalektikte bir anlatım var: "Mutlak gerçek, mutlak yanlış yoktur; her doğru yanlışı, her yanlış doğruyu içinde barındırır." diye. Şimdi, tabii, çok muğlak, hakikaten de çok muğlak. Niye böyle bir madde konuldu buraya, anlamak mümkün değil, bir anlamda da mümkün. Bu madde, mutlaka tekliften çıkarılmalı, mutlaka.
Şimdi, arkadaşlar, gerçeğe ulaşmak her zaman o kadar kolay değil; gerçek karartılabiliyor. Özellikle, devletin içerisinde yuvalanmış bazı mekanizmalar ya da devletin anayasal kurumlarının bir kısmının içerisindeki yöneticiler hakikaten gerçeği manipüle edebiliyorlar. Deliller gizlenebiliyor, gizleniyor yani aslında doğruyu, gerçeği söylüyorsunuz ama delilleri gizlemişler, delilleri karartmışlar. Gerçeğin ne olduğunu bilmek bazen çok zor.
Geçmişte, Suriye'deki iç savaşın başladığı yıllarda, zannedersem, bir Amerikan basın-yayın organında kimyasal silah kullanımıyla ilgili bir makale yayınlanmıştı. Mesela, makale yayınlandıktan hemen sonra bizim Millî İstihbarat Teşkilatı bütün açılarıyla hesaplayarak bu kimyasal silahın ÖSO tarafından kullanılmadığını, onların bulunduğu noktadan atış yapılmadığını falan söylemişti. Yani, bu anlamda çok tehlikeli bir maddeye imza atıyorsunuz. Kaldı ki bunu uygulayacak hâkimlerin bazen ara karar yazdırmakta da zorlandığını görüyoruz. Komisyon başkanları işini iyi yapan tecrübeli katipleri ara kararı yazsın diye, o hâkimlerin yanında çalışsınlar diye veriyorlar.
Ben, biraz da ironi yapayım; işin esasında, son cümle olarak da şunu söyleyeyim: Bana göre kovuşturma da izne tabi olsun, kovuşturma iznini de İletişim Başkanı Fahrettin Altun versin; o zaman kanun tam cuk oturur.
Teşekkür ediyorum.