| Komisyon Adı | : | (10 / 1428, 2953, 3030, 3049, 3330, 3757, 4665, 4850, 5742, 5743, 5980, 5981, 5982, 5983, 5984, 5985, 5986, 5987, 5988, 5989, 5990, 5991, 5992, 5993, 5994, 5995, 5996, 5997, 5998, 5999) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | TÜİK Demografi İstatistikleri Daire Başkanı Önder Değirmenci'nin,"İstatistik ve Yaşlılar" başlığı altında Kurumun yaşlılara ilişkin üretmiş olduğu veriler hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 22 .06.2022 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum kapsamlı çalışma ve sunumunuz için.
Tabii, ülkemiz hem ekonomik kriz hem de Covid-19 salgını sonrası en dezavantajlı grup olan yaşlı popülasyonun maruz kaldığı sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Bu Covid-19 salgını nedeniyle Avrupa'da çok sayıda yaşlı vatandaş yaşamını kaybetti. Türkiye'deki oranlar nedir Covid-19 sonrası? Bir onu merak ettim. Bir de her 100 vatandaştan 9'u 65 yaş üzerinde. 2000 yılında 4 milyon iken 2018 yılında bu sayı 7,5 milyonu bulmuş ve yaşlılar içinde yoksulluk oranı yüzde 20'ye yakın şu anda. 2021'de 836.665 kişi yaşlılık maaşı alır duruma gelmiş. Dünya genelinde de yaşlı nüfus kayıtlarının yüksek olması bizi de yaşlanan toplumların yüzleştiği zorluklar konusunda daha bilinçli ve tedbirli olmaya itiyor doğal olarak. Bu konuda gerekli kurumsal tedbirlerin alınması için insan kaynakları yatırımlarının yapılması ve krize karşı bütçelerin ekonomik ihtiyat mekanizmalarının hazır tutulması gerekiyor elbette. Bu yaşlanma istatistiklerine baktığımızda -siz de ifade ettiniz- 2080 yılında her 4 kişiden 1'i yaşlı olacak ve ülkemiz hızla yaşlanıyor, 2023 yılında yaşlı oranının yüzde 10,2'ye yükselmesi beklenmekte yani gelecek yıl Türkiye çok yaşlı ülkeler sınıfına girmiş olacak burada. Yaşlıların yüzde 85'i yaşlılık aylığı ya da evde bakım yardımı almakta. Türkiye'de tek başına yaşayan her 2 vatandaştan 1'isi yaşlı kategorisinde.
Kadınların sayıca daha fazla olduğunu söylediniz, dolayısıyla kadınlar bu durumda daha dezavantajlı konumda ve daha çok desteğe ihtiyaç duydukları ortada. Yalnız yaşayan yaşlı yurttaşlarımızın yüzde 60'ından fazlası kadınsa sosyal güvencesi olmayan, aylık bağlanacak kişiler nasıl geçiniyor? Buna dair araştırmalarınız var mı? Genel olarak baktığımızda "Huzurevinde ne kadar kalabilir?" gibi, bu tarz çalışmalar yapılmış. Sosyal açıdan bu insanların o paralarla geçinmeleri, verilen yaşlılık aylıklarıyla... Örneğin, eşi ölmüş birisinin üçte 1 aylık aldığı -minimum 1.417 lira aldığı- yine 65 yaş üstü vatandaşlara verilen yaşlılık aylığının da 1 Ocak-30 Haziran 2022'de 1.084,55 kuruş olduğu ortadayken bunların bu paralarla geçinebilme durumlarına ilişkin çalışmalarınız var mı? Bunlara dair çalışmalarınız oldu mu diye merak ettim.
Yine, yaşlıların çalışmaya devam ettiği ve sektörlere bakıldığında da ağır koşullarda ve güvencesiz olarak bunların çalıştıkları... Yani emeklilikten sonra yine çalışmak durumunda olduklarına dair çalışmalarınız var mı? Az önce de sormuştum yine, 850 binden fazla yaşlımızın çalışma yaşamında hâlâ var olduklarına ilişkin bilgilere eriştik. 2018 ve 2019 yıllarında 65 yaş üzeri ağır koşullarda çalışmak durumunda olduğu için 213 vatandaşımız iş cinayetine kurban gitmiş; böyle bir durumla karşı karşıyayız. Tabii, yaşlıların sağlık, geçim, barınma, yalnızlık gibi temel sorunlarına ilişkin hem kurumsal hem de fiziksel ve maddi desteklerinin yetersiz olduğu da ortadayken buna dair çalışmalarınız var mı?
Değerli vekilim de sordu ama ben yine sormak istiyorum. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun mayıs ayı raporuna göre, Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı asgari ücreti geçerek 6.017 liraya ulaşmış, yoksulluk sınırıysa 19.602 liraya çıkmış. Bu gerçeklik ışığında, yaşlılarımıza, eşi ölen, hiçbir geliri olmayan kadınlarımıza verilen aylık ücretler gerçekten acı gerçekleri ortaya koyuyor. Buna ilişkin, sağlığa erişim, gıdaya erişim, barınma, ısınma, geçinmeyle ilgili çalışmalarınız var mı? Bunları merak ediyoruz.
Teşekkür ederim.