KOMİSYON KONUŞMASI

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli Komisyon üyeleri, evet, yılın yarısı dolmadan ödenekler yetersiz kaldı ve yüzde 61,7 artırılıyor ve faize giden payın çok yüksek miktarda olduğunu yine görüyoruz. Hani, faizi hiç sevmiyorsunuz -kimse sevmez faizi zaten- ama iç borç faizine 43,5 milyar lira, dış borç faizine 31,9 milyar lira ve kur korumalı mevduata da 40 milyar liralık bir ilave var. Yani iç borç ödenekleri yüzde 26 küsur, dış borç ödenekleri, dış borç faiz ödenekleri yüzde 64,7 oranında artırılmış yani bu biraz faize gitmiş, faize verilmiş bir ek bütçe olayı, özellikle de kur korumalı... Ki kur korumalı için çıkarken dediniz ki "Hazineye hiçbir zararı olmayacak, bütçeye hiçbir yük getirmeyecek." İşte, buyurun, bu kadar miktar.

Az önce sayın vekil, İsmail Bey, dediniz ki "Her şey çok iyi gidiyor."

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - "Her şey çok güzel." demedim.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Şimdi, siz bir hekimsiniz -saygı duyuyorum- ve bir hastanın tahliline bakıyorsunuz, tahlilinize bakıyorsunuz ve tahlillerinde iyi gördüğünüz verileri bir kenarda topluyorsunuz; "Bunlar çok güzel." diyorsunuz, kötü olanları da bir kenara atıyorsunuz, görmezden geliyorsunuz. E, Sayın Vekil, o zaman hasta gitti, hasta gitti yani iyi gördüğünüz birkaç şeyi söyleyerek, kötü olanları görmezden gelerek böyle bir değerlendirme olmaz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Biz hekimliğimize güveniyoruz, o konuda sıkıntı yok yani.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Benim beş dakikam var, siz sonra...

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Kan şekeri 380...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yahu sana kalırsa gider de bize kalırsa gitmez.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani işte, o zaman...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Arkadaşlar, usulümüzde ikili diyalog yok, Lale Hanımı kesmeyelim, lütfen...

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler.

Eğer tıpta böyle bir şey yapmıyorsanız ekonomik verileri de değerlendirirken -biz de onların uzmanıyız- bu gözle bakmak lazım. Yani bir büyüme varsa bu nasıl bir büyüme? Bu, borçla büyüme. İhracata baktığınızda ithalat rakamına da bakın, dış açık rakamına da bakın. Eğer bunları bütün olarak okuduğunuz zaman, ya bu Pollyanna'cılık oluyor veya bu verileri tam olarak değerlendirememek oluyor; aslında bunu ifade etmek isterim, bunu söylemiş olayım.

Şimdi, kur korumalı mevduat geldi. Niçin geldi? Hani, siz diyorsunuz ki "'Faizi artırın.'" diyor muhalefet ve 'Her şey yoluna girecek.' diyor." Kimse faiz meraklısı değil. Faizi artırmadan önce, artırmamak için siz doğru politikalarla buraya kadar gelmeniz lazımdı. Bu aşamaya geldikten sonra, dışarıya muhtaç olduktan sonra, "swap" diye yana yakıla gezindikten sonra, eksi, negatif Merkez Bankası rezervleriyle gezdikten sonra, işte, onun yıl sonundaki kârına daha önceden muhtaç olduktan sonra... Sayabilirim bunları. Şu anda, dışarıda FED faiz arttırıyor ve siz yana yakıla borç topluyorsunuz, "Bu sefer faizi artırmayacağım." deyip içeride döviz kurunun fırladığını görüyorsunuz. Yoksa kimse faizi artırmaya meraklı değil, biz isteriz ki faiz sıfır olsun; keşke olsun, keşke siz bunu başarın, biz alkışlayalım ama geldiğiniz nokta yanlış.

Bakın, "istikrar" diyoruz, yaptıklarınız istikrar yapıcı hamleler değil, istikrar bozucu hamleler. Bugün bizi bu noktaya getiren, dışarıya muhtaç eden, rezervleri bitiren istikrar bozucu hamlelerdir arkadaşlar. Yani biraz şapkamızı önümüze koyup bazı şeyleri kabullenmemiz gerekiyor. Aslında iktidarın böyle bir hastalığı var maalesef. Yani her şeyi, tamam, vatandaşa iyi gösterin de kendiniz iyi olmadığının idrakindesiniz; en azından bunu kabul ederek bir hamle yapmanız gerekir. Yani şuraya bakıyorum, işte, BOTAŞ'la ilgili kısımda diyor ki: "Doğal gaz ve elektrik fiyatlarında yaşanan maliyet artışlarını vatandaşa yansıtmamak için..." Allah aşkına, yansısa ne olacak daha? Vatandaş ezilmiş bunların altında zaten. Yani böyle güzel de bir gerekçe bulmak da hani, gerçekten...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Tamamını yansıtsak ne olurdu? Tamamı yansısa ne olurdu?

LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani bununla mı avunuyoruz? Bununla avunmayalım.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Yani yapılanlar görmezden gelmeyin.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Şimdi, bakın, yapılanları görmezden...

DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Dolar bazlı artarak... Enflasyonu düşür sen! Kök mesele bu, kök mesele.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Yılmaz, dolar bazında artıyor enerji fiyatları.

DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Tamam, dolar artıyor da...

LALE KARABIYIK (Bursa) - Siz olumsuz olumsuz geliyorsunuz...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Uğur Bey, size söz vereceğim, görüşlerinizi o zaman ifade edin lütfen.

Tamamlarsanız Lale Hanım.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Peki.

Uğur Bey, daha önce biz sizinle burada asgari ücreti yumurta hesabında da tartıştık biliyorsunuz

DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Kök mesele o, kök mesele.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani yapmayın Allah aşkına! Bunlar doğru savunmalar değil, gerçekleri görmek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Asgari ücrette sadece yumurta yoktu ama orada, enerji de vardı orada. Biliyorsunuz...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Lale Hanım'a iki dakika ek süre veriyorum, müdahale ettiğiniz için iki dakika ek süre veriyorum.

Buyurun lütfen.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Şimdi, bunun dışında daha gelir ortaklığı senetleri üzerinden de artık yani KİT'lerin gelirleri üzerinden de para kazanmak istiyorsunuz. Bakın, getirdiğiniz şey sıkı bir kambiyo politikası. Artık ihracatçının bütün parası -şu anda yüzde 70'ine kadar- elinde tuttuğu dövizini almak istiyorsunuz ki o kadar sıkışık durumdasınız. Yani ne yaptınız? "Faizi indiriyoruz." dediniz, ne güzel; politika faizini indirdiniz, vatandaşa yansıyan bütün faizler arttı, sizin, bankalardan iç borçlanma faizleriniz de arttı. Şimdi, şu anda, 800'lü, 900'lü rakamlara, puanlara gelen CDS'lerden dolayı 12,5'lardan dışarıya borçlanıyorsunuz; Allah aşkına bunları görün!

Size bir şey hatırlatmak isterim: Çok güzel yaptığınız işler de vardı ve yaptığınız dönemde bakın, CDS ne olmuştu biliyor musunuz? CDS'lerin 164'e indiği tek bir zaman var -demek ki iyi bir şey yapınca iniyor- CDS'lerin 164'e indiği o zaman İstanbul Sözleşmesi'ne ev sahipliği yaptığımız zamandı ama geldik, şimdi bu noktada 800'lü, 900'lü CDS'lere. CDS'ler bu kadarken zaten dışarıdan size bir güven de oluşmuyor. Yani bu bütçeyi kabul edin ki öngörünüz olmadığı için ve kötü yönetildiği için bu kadar açık ve... "Kur korumalı mevduatın hiç zararı olmayacak, yük getirmeyecek." dediğimiz mevduatın getirdiği yükler, dışarıdan yana yakıla faizle borç aldığınız için getirdiği yük. Buna karşı da dolaylı vergiler üzerinden bunlarla ayakta durmaya çalışıyorsunuz, Türkiye'deki vergi sistemi de yanlış. Zaman olsa daha fazla şey söylemek isterim ama...

Sayın Başkan teşekkür ediyorum.