| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve 73 Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4680) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 24 .10.2022 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Başkanım, teşekkür ederim tekrar.
Şimdi, tabii, burada bu yasa konuşuluyor. Öncelikle Sayın Başkanım, bu konuşulan yasanın ya da değişikliklerin en azından muhataplarının içine sinmesi lazım. Bizim köyde bir laf vardı, çocukken ilk onu öğrendik: "Rızasız lokma haramdır." Yani eğer bu, Alevi kurumlarının ya da Alevilerin içine sinmiyorsa burada bir problem vardır.
Şimdi, Dernek Başkanımız da söyledi, burada hep yasada geçen, "Alevi-Bektaşi kültürü, erkân hizmet" diye geçiyor, bu bir kültür olarak dayatılmaya çalışılıyor ama hepiniz de biliyorsunuz, kabul etseniz de etmeseniz de; cemevleri ibadethanedir, yıllardan beri bazen gizli, bazen açık, bazen bedel ödeyerek Aleviler cemevlerinde hizmetlerini yapmaya devam etmektedir.
Şimdi bir iki problemi de söylemek istiyorum: Bu tapu meselesi var. Belki, herhâlde önerge hazırlayacağız. Alevilerin cemevlerinin, belediye ve hazine arazilerindeki cemevlerinin yeri, tapuları hâlâ ya belediyelere ait ya hazineye ait. Bu da ciddi problem olarak gözüküyor, bunun da çözülmesi lazım.
Şimdi, biraz önce İbrahim Aydemir Vekilimiz ve diğer vekillerimiz birkaç şey söyledi, onunla ilgili bir iki düşüncemi paylaşmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, ya siz başka ülkede yaşıyorsunuz ya biz başka ülkede yaşıyoruz. Şimdi, sanki burada, böyle bir, Aleviliğe ayrımcılık, Alevi inancından mensup olan insanlara ayrımcılık yokmuş gibi diyorsunuz ama bu, Türkiye'nin yaşamıyla uyumlu bir şey değil, hatta daha ileriye gideyim; ya, sizin Genel Başkanınız, bir siyasi partinin genel başkanının mezhebini yuhalatmadı mı miting meydanlarında, hâlâ o konu edilmiyor mu? Ya, bunun -hakikaten söylüyorum- hem siyasette hem toplumda yok olması lazım.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Doğru değil.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Aynen öyle, kaç tane kanıt gösteririm ben size. Bir mezhebi, bir kimliği her yerde yuhalatıyor, hatta Diyarbakır'da bir siyasetçinin etnik kimliğini tartışıyor. Ya, senin haddine mi, sen kimsin; sen Kürt müsün, değil misin, sana ne?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Kürt'ü istismar edene söylüyor, istismar edene!
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yahu, istismarcının büyüğü sizsiniz arkadaşlar, bakın, bir siyasi partinin genel...
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Kürt olmadığı hâlde Kürt'ü istismar edene söylüyor.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yahu sana ne?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Ne demek "Sana ne?".
VELİ AĞBABA (Malatya) - Adam "Ben Kürt'üm." diyor, adam "Ben Türk'üm." diyor. Ya, senin kim olduğunu kimse soruyor mu? Sen kendini nasıl tanımlıyorsan osundur. Sana ne?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - İstismar etmeyeceksin, yalan söylemeyeceksin.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sen her gün istismar ediyorsun.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, maddelere gelirsek...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ya, bir siyasi partinin genel başkanının mezhebini miting meydanlarında yuhalatmadınız mı? Bu olmasın...
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hayır...
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Hiç öyle bir şey yok.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bunu yapana lanet olsun, bu olmasın... Bunda bir şey yok ama büyük bir...
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hayır, bu yalan.
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Hiç öyle bir şey yok.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Öyle bir şey yok.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Var!
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - İspat et o zaman!
VELİ AĞBABA (Malatya) - 11 Mayıs 2011'de Malatya'da.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Yalan!
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ya, yalan sensin!
Ya, ben... Bakın, değerli arkadaşlar, bu...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, maddelere dönelim lütfen.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Maddelere dönüyoruz.
Şimdi, hiç kimse iddia edebilir mi? "Ayrımcılık yok." Hadi ya! Ya, bir vali göstersene, bir Emniyet müdürü göstersene, bir kaymakam göstersene.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Bir sürü kaymakam var.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Gösteririm ben, çok gösteririm.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Nerede? Nerede?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Alevi'yi bırak, Ermeni kaymakam var, sen ne diyorsun!
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ya da bak, Alevi köylerinde; bak, benim yaşadığım yerde de "Ya, bu Alevi kimliği korkulacak bir şey." Bunun düzelmesi lazım, buradan bunu söylemeye çalışıyorum. Hâlâ bugün, bu dönemde Alevi çocukları zorla imam-hatip okullarına gönderiliyor mu?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Gönderilmiyor.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Vallahi gönderiliyor, yalan söylüyorsunuz, vallahi gönderiliyor! E, sizin çocuklarınız sizin inancınıza mensup olmayan okullara gönderilse sizin hoşunuza gider mi ya! Bak, bu sorun Alevi çocukları için temel problemlerden biri. Ben bunu araştırdım, ben size söyleyeyim; her yerde! Ya, bu temel problem, bunun çözülmesi lazım. Bakın, biz burada huzur içerisinde, kardeşlik içerisinde yaşayacaksak bu sorunların çözülmesi lazım, dilinizin değişmesi lazım.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Önce doğru söyleyeceksin.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bakın, ben biraz önce örnek verdim: Rahmetli olan bir Abuzer Karahan isminde adamın, hâkimin... Ya, mesleğini bil, iyi hâkim mi değil mi bil, ya Aleviliğinden sana ne Cumhurbaşkanı! Adalet Bakanı, Aleviliğinden sana ne!
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de böyle bir problem var. Hâlâ insanlar okula girerken, hâlâ üniversiteye girerken ya da devlet kademesine girerken Alevi kimliklerini gizliyorlar, böyle bir mesele var. Siz kabul edin etmeyin, böyle bir mesele var ve bu meselenin çözülmesi lazım.
Bakın, biraz önce söyledi arkadaşlar. Arkadaşlar, sizin tanımlayacağınız "İbadethane mi değil mi?" tanımı kimsenin umurunda değil, onu söyleyeyim ben size. Su parası ödemezsiniz, elektrik parası ödemezsiniz, yüzyıllardır ödedi bu insanlar. Ancak bu insanların temel talebi, eşit yurttaşlık. Önce içinize sindireceksiniz. Bu ülkede eşit yurttaşlık; çok fazla bir şey istemiyorlar. Ya, senin gibi bir insan olarak tanımlanmak istiyor devlet dairesinde. Devletin kapısına gittiği zaman "Alevi mi, Sünni mi?" diye bir tanım sorulsun istemiyor ya da işe girerken, mülakata girerken...
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Öyle bir şey olur mu ya!
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ya, bin tane örnek veririm ya! Bin tane örnek veririm, bin tane! Bin tane örnek veririm, bin tane!
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, size söz verdiğimde fikirlerinizi ifade edersiniz.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bin tane örnek veririm Alevilerin mülakatta elendiğine dair, bin tane örnek veririm ben size, yüz bin tane örnek veririm. Bakın, size söylüyorum bunu, ben bunu bir kavga amacı olarak, bir tartışma olarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Amacın ne, amacın?
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ama bunun... E, ama laf atıyorsun!
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Ağbaba, süreniz bitti, bir cümleyle bitirirseniz.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Tamam hemen bitiriyorum Başkanım.
Bugün bu, Türkiye'nin bir gerçeği. Ya, kendinize sormayın, bir Alevi çocuğu çağırın "Ayrımcılık var mı yok mu?" diye sorun, ona göre değerlendirme yapın.