| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 26 .10.2022 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkür ederim.
Değerli Komisyon üyeleri, 2023 bütçe yasası teklifini incelediğimizde evet, herkes bunun nasıl bir bütçe olduğunu ifade etti. Bunu zaten tanımlamaya gerek yok; bu, tutarsız hesapları, enflasyon ve şişirilen ödenekleriyle borç ve faiz bütçesi, aynı zamanda tabii ki transfer bütçesi yani faiz transferleri bütçesi. Yani devlet aslında 2022 yılında vatandaştan topladığı her 100 liralık verginin 14,5 lirasını faize ödemişti, bu yıl da her 100 liralık verginin 17,7 lirası faize gidecek. Yani bütçenin yüzde 10'undan fazlası faizi sevmediğini söyleyen bu iktidar tarafından faize ayrılmıştır, bunu bir kere ortaya koyalım.
Şimdi buna siz "üretim ve istihdam bütçesi" diyorsunuz, yatırım, üretim ve istihdam bütçesi ama değerli arkadaşlar, yatırıma ayrılan pay 381 milyar lira, faize ayrılan pay 581 milyar lira. Neresi yatırım bütçesi? Yani bu bütçe şunu gösteriyor aslında, iktidarın ciddi bir hedefi yok, şu anda en önemli hedef, kamu kaynaklarını hesapsızca harcayıp seçimi kazanabilmek, dolayısıyla da torba yasayla ve bütçeyle tabii ki birtakım göz boyayacak bir şeyler, ifadeler kullanmak.
Bütçe gelirlerinin 1,1 trilyonluk kısmının ÖTV, KDV dâhil dolaylı vergilerden geldiğini de görüyoruz. Mart-eylül döneminde kur korumalı mevduat için hazineden 85 milyar lira çıktı, temmuzda ek bütçeye 40 milyar lira kur farkı ödeneği konmuştu ama mecburen bunun da 2 katına ulaşıldı.
Şimdi, bazı izlenimlerimi ifade etmek isterim bütçeyle ilgili. Vergi istisnaları kısmında ve muafiyetler olarak gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, ÖTV ve diğer istisnalar olarak 994, 3 milyar lira ama bunun büyük bir kısmı gerçek kişilerin ve şirketlerin kur korumalı mevduatları için vazgeçilen tutarlar ama şunu hatırlatmak istiyorum sizlere. İşçi ve işveren sendikaları vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesini, enflasyon ve zamlar dolayısıyla yılın ikinci yarısından itibaren ellerine bir şey geçmediğini söylüyorlardı ama kur korumalı mevduata bu istisnaları getiren iktidar onların taleplerini hiç yerine getirmedi ve duyarsız davrandı.
Şimdi, başka neler azaltıyor bütçenin gelirlerini veya bütçe açığı yaratıyor? Kamu ve özel iş birliği projeleri yine bütçede büyük bir yer tutuyor. Şehir hastanelerine hizmet alımı için geçen yıl 8 milyar küsurdan bu yıl 18 milyar liraya, kira ödemesi yatırımların kullanım bedeli olarak 17'den 27 milyar liraya çıkan bir rakam görüyoruz. Yine otoyol, köprü, tünel ve bunun gibi 2022'de 23,65 milyar liradan 2023'te 53,75 milyar liraya çıktığını da yine görüyoruz.
Burada KİT'lerin de zarar ettiği aşikâr. Varlık Fonuna devredilmişlerdi; BOTAŞ, Devlet Demiryolları, PTT, Toprak Mahsulleri Ofisi ve ÇAYKUR. Bunlar için 360 milyar lira hazineden bir miktar ayrılıyor, aktarılmazsa zaten ayakta duramayacaklar. Şimdi "görev zararı" denilmiyor da artık borç verme kalemi tutuluyor.
Yine, seçim vaatleri için cari transferlerde 1,7 trilyon ayrılmış, bütçenin yarısına yaklaşmış, karşılığı yok. Bu durumda bütçe açıklarının genel sebepleri olarak iç ve dış borç faiz yükleri, kur korumalı mevduatın bütçeye yükü ki sadece mart-eylül döneminde bütçeye 85 milyar lira yük getirmişti, yine, KİT açıklarının bütçeye yansımaları; işte, köprü, hastane, bunların şişen kur farkları ile garanti ödemeleri ve seçim ekonomisi, para basma, bunlar da sayılabilir.
Şimdi, burada, şunu ifade etmek isterim: Az önce Sayın Nilgün Ök buradaydı ve hep iyi göstermeye çalışıyordu, belki kendisince haklı olarak, hatta dedi ki: "Millî Eğitimde yaptığımız yatırımlar gelecekte karşımıza çıkacak." Ya, yirmi yıldır çıkmadı, yirmi yıldır ne yaptınız da şimdi, bundan sonra ne bekliyorsunuz? Ayrıca, eğitime ayrılan öyle önemli bir pay yok. Eğitim yatırımlarına ayrılan payla diğer personel giderlerini lütfen karıştırmayın ve her neresinden bakarsanız bakın -ki eğitim bütçesini de söyleyeceğim- kesinlikle artan değil, azalan bir seyir var orada değerli arkadaşlar.
Gene, bir başka nokta, o da şu: Kur korumalı mevduatta yatırımcıların beklentisi kurun artacak olması.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sürenizi tamamlamak üzeresiniz.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Tamamlayacağım.
Kur artmayacak diye düşünüldüğünde ve şu anda bir de piyasadaki faiz oranları yüzde 19,5, hatta 25'lere varan bir faiz ortalaması var piyasada. Hani, her an buraya kaçabilir, o zaman da nasıl bir çıkış yolu izleyeceğinizi açıkçası ben de merak ediyorum.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Çok söz var ama süre beş dakika, bakanlıklarda da konuşacağız.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.
Daha bir ay buralardayız, farklı vesilelerle fikirler ifade edilebilir.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.