KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Bakan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gıda sektörü stratejik bir sektördür ve bir ülkenin bekasıdır. İyi eğitim, çok iyi tarım uygulaması... 2'nci yüz yıla karnı guruldayan çocuk ve gençlerle giremeyiz. Togg'a karnı tok gençler binmelidir. Togg'a sadece 5'li yandaşları değil, onların çocuklarını da bindireceksiniz; bu millet sizi indirir. Gıda işini çözemezseniz millet sizi öyle bir yüzyıla gönderir ki bir daha bunu göremezsiniz.

Sayın Bakan, sizin göreviniz gıda güvenliğini sağlamak, vatandaşına sağlıklı ve düzenli beslenme koşulları yaratmaktır ancak bu konuda sınıfta kaldınız. Kahvaltı yapmak, ateşten gömlek. Şu anda 30'luk yumurtalar 68,95 lira, 1 kilo Ezine peynir 150 lira, normal peynir 120 lira civarında, 1 litre süt 25-30 lira olmuş, yeşilzeytinin kilosu 45-50 lira, siyah zeytinin kilosu 50 lira-80 lira arasında, ekmek ise ekmek 4 lira olmuş Sayın Bakan. 4 kişilik ailenin kahvaltı maliyeti 55-60 lira. Bunun içinde simit yok, tereyağı yok, sucuk yok; aileler ince hesap yapıyorlar.

Sayın Bakan, bu nedir bilir misiniz, bu ne? Hatırlar mısınız, geçtiğimiz günlerde bir anne dedi ki: "Çocuklarıma 1 yumurtayı 2'ye bölerek yediriyorum." İşte, bu ayıp size yeter Sayın Bakan ve değerli iktidar. Ekmeğini, yumurtasını bölüp yiyen bir toplum yarattınız. Süt üreticisi perişan, et üreticisi perişan.

Sayın Bakan, süt ve et üreticisi can çekişiyor, 1 milyona yakın gebe ineğimiz kesime gitmiş. Süt Konseyi 7,5 lira olan sütün litresini zar zor 8,5 liraya çıkardı ama bu da sorunu çözmüyor. Bir yılda peynir fiyatları yüzde 100'ün üzerinde arttı. Çiftçiden 8,5 liraya almış olduğunuz süt, markette 30 liraya satılıyor. Aradaki 3,5 kat kimin cebine giriyor Sayın Bakan?

Çiftçinin hammaddesi olan gübre, mazot, ilaç, tohum, yem fiyatlarını, bunları, çiftçinin maliyetini indirmezseniz, işte, böyle enflasyon almış başını gider, girdi maliyetleriyle beraber ürünlerin fiyatı artar diyoruz. Tarım sektörü fişini çektiniz Sayın Bakan, "Artık yeter, dönün." diyoruz.

Sizin Başbakanınız vardı, Binali Yıldırım 2016'da "Mazotun yarısı sizden, yarısı bizden." demişti. Şimdi, mazotun tüm zammı AK PARTİ'den, sizden, yükü ise çiftçiden Sayın Bakan. Ne dediyseniz tersi olmaktadır.

Kur korumalı mevduatın eylül sonunda bütçeye maliyeti 84,9 milyar lira olmuş, 2023 yılı bütçesinde ise tarıma verilen destek sadece 54 milyar lira; ayıptır, ayıp Sayın Bakan.

Üreticinin, halkın yanında değil, zenginin yanında saf tutmaya devam ediyorsunuz. "Köylü milletin efendisidir." diyen Önder'imiz Atatürk çiftçinin üzerindeki vergi yüküne son verdi. 1925'te, cumhuriyet ilan edildikten sadece iki yıl sonra devletin hiçbir geliri olmamasına rağmen aşar vergisini ortadan kaldırdı. Siz ise mazota, gübreye her türlü vergiyi koyuyorsunuz da koyuyorsunuz; bu ayıp size yeter Sayın Bakan. Hatta düne kadar kendi verdiğiniz mazot ve gübre desteğinden dahi stopaj alıyordunuz. Danıştayda çiftçilerimiz dava açtılar, bizler dillendirdik, desteklemelerden stopajı zar zor kaldırdınız.

Sayın Bakan, Atatürk'ün tarımı modernleştiren hamlelerini örnek alın. Atatürk bizzat traktöre binerek modern tarımın öncülüğünü yapmıştır. Önceki Bakan döneminde "elektrikli traktör" dediniz, Sayın Cumhurbaşkanına galoş giydirdiniz, traktöre bindirdiniz, sonra traktörün elektriğini kestiniz, girişimciyi ortada bıraktınız. "Bizim böyle projemiz yok." diyerek eski Bakanın başlattığı elektrikli traktör projesini sona erdirdiniz.

Atatürk "bataklık" denen yere çiftlik arazisi kurdu, siz de bu araziye sarayı hançerlediniz; Atatürk Orman Çiftliği oldu israf çiftliği. Bugün utandım ben, sizin Bakanlığınızda, sizin elinizin altındaki Atatürk Orman Çiftliği'ne ait dondurmaların dağıtıcılığını bir özel firmanın... Ama biz, hâlâ daha Atatürk Orman Çiftliği'nde üretilen sütü tüketiyoruz Sayın Bakan, bu ayıp size yeter Sayın Bakan. Evet, Atatürk bataklıkta çiftlik kurdu, siz ise Anadolu'nun verimli arazilerini bırakıp Afrika ve Latin Amerika'da tarım yapma derdine düştünüz. Eski Bakan "Sudan" diye tutturdu, siz de gözünüzü Venezuela'ya diktiniz. Hani yerliydiniz, millîydiniz? Millî tarım Anadolu'da, kendi çiftçisiyle yapılır Sayın Bakan.

Bakınız, TMO ekmeklik buğdayı un fabrikalarına 4.460 liradan verirken besiciye ve Türk üreticisine ise arpayı 5.250 liradan veriyorsunuz; el insaf Sayın Bakan, utanmıyor musunuz bundan? Çiftçiyi batırma ofisi misiniz cidden? Çiftçinin...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlarım, sizi temiz bir dil kullanmaya davet ediyorum. Fikirlerinizi çok daha iyi bir üslupla ifade edebilirsiniz, rica ediyorum.

Buyurun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Çiftçinin bankaya olan kredi borcu 244 milyar 921 milyon lirayken on sekiz yılda çiftçinin borcu 46,3 kat artmıştır. Hayır, çiftçinin 2004 yılındaki takipli borç miktarı da tam 16,5 kat artmış, çiftçimiz borcu çeviremez hâle gelmiş, kırmızı kalem yemiş aileler, bir an evvel çiftçilerimize sicil affını çıkartınız diyoruz.

Yine Tarım Bakanıma soruyorum: Şeker fabrikası yaptınız mı? Siz merinos fabrikalarını, Sümerbankları ne yaptınız diyoruz. Tarım alanında açtığınız bir fabrikanız var mı diyorum Sayın Bakan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur, teşekkür ediyorum.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Siz Türk tarımının celladı oldunuz, sonra buğday koridoru açıldı diye sevindiniz diyorum.