KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, AKP iktidarları döneminde en çok hasar gören alanlardan biri dış politika olmuştur. Bugün izlenen dış politika Dışişleri Bakanlığının dış politikası değil, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin sonucu olan tek adam diplomasisidir. Bu durumun AKP iktidarı devam ederken aşılabilmesi mümkün görünmemektedir. Zira, bu diplomasiyi planlayacak ve uygulayacak olan makamlardaki kişilerin siyasi ve ekonomik çıkarları ülke menfaatlerinin önüne geçmiş bulunmaktadır.

Sayın Bakan, uluslararası sistemde ülkemizin itibarını Dışişleri temsil etmektedir. Soruyorum: Neredeyse bütün komşularıyla problemli, 7 kıtadan kendine düşman üreten, komşularının toprak bütünlüğüne saygı duymayan, ideolojik takıntılara hapsolmuş, sağduyudan uzak, dengeli bir dış politika izlemeyen, en önemlisi, iç ve dış politikamızın mihenk taşı olan "Yurtta barış, dünyada barış" söylemiyle hesaplaşmaya yeltenen, proaktif dış politika söylemleriyle ülkemizi maceraperest bir anlayışla vekâlet savaşlarının başaktörü hâline getiren bir dış politikanın nasıl bir itibar üretmesi beklenebilir? Kendi değerlerimize sahip çıkmamız gerekirken ülkemizi ve kahraman askerlerimizi IŞİD gibi unsurlarla, hele Kuvayımilliye'ye benzeterek yan yana getirmiş bir anlayışın bizi getirdiği noktanın bu olduğunu hepimizin görmesi gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, ne yazık ki uluslararası belgelerde ülkenin kara para ticaretiyle anılması, ülkenin büyük şehirlerinin mafya liderlerinin hesaplaşmasına sahne olması itibarımızı yaralıyor.

Türkiye, 10 milyona yakın uyuşturucu bağımlısı sayısıyla Avrupa ve dünyada nüfusa göre en fazla uyuşturucu kullanan ülkeler arasında yer almaktadır. Dünya genelinde uyuşturucu kullanımı oranı düşerken Türkiye'de uyuşturucu kullanımı oranı yıllara göre artış göstermektedir. Türkiye'de uyuşturucu kaynaklı ölümlerin en yüksek görüldüğü yıl 2017 olmuştur. 941 kişinin hayatını kaybettiği 2017'de kişilerde metamfetamin görülme oranı yüzde 7,8 iken 270 ölümün meydana geldiği 2021 yılında bu oran yüzde 6,3'e yükselmiştir; dört yıllık artış yüzde 400'ü bulmaktadır. Metamfetamin kaynaklı ölümler 2017 yılında binde 3 iken, 2021 yılında yüzde 38'e çıkmıştır.

Sadece metamfetamin değil, diğer uyuşturucu maddeler konusunda da Türkiye maalesef son yıllarda tüm dünyada bilinen ülkeler arasında yer almaktadır. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına uyuşturucu geçişinde Türkiye'nin etkin rol aldığı belirtilmektedir. Kolombiya polisinin 9 Haziran 2020 tarihinde yaptığı bir baskında 4.900 kilogram kokain ele geçirdiği, değeri 265 milyon dolar olan kokainin varış yerinin Türkiye olduğunu Kolombiya Savunma Bakanı açıkladığı, 6 Mayıs 2021'de, Panama'nın Balboa Limanı'nda muz taşıyan kasaların içine gizlenmiş 616 paket uyuşturucu ele geçirildiği, Panamalı yetkililerin açıklamasına göre uyuşturucu yüklü konteynerin Ekvador'un Bolivar Limanı'ndan yola çıktığı, son varış noktasının Mersin Limanı olduğu unutulmamalıdır.

Uluslararası kuruluş olan Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatif 2021'de yayımladığı Avrupa Kokain Hattı Raporu'nda Latin Amerika ve Afrika'dan gelen kokainin uyuşturucu uçakları yoluyla İstanbul'a; Latin Amerika'dan gelen kokainin kargo gemileri yoluyla Kocaeli, İzmir ve Mersin'e geldiği belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinin 2021 dünya Uyuşturucu Raporu verilerine göre de Türkiye en fazla kokainin yakalandığı ülke olarak 1'inci sıradayken, en çok eroinin ele geçirildiği 3 ülkeden 1'i konumunda yer almaktadır. Sayın Bakan, bunları görmüyor musunuz? Bunun ülkemiz itibarına zarar verdiğini görmemek büyük bir zafiyettir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin dünyada ara buluculuk yaptığı iddia ediliyor. Türkiye'de yüzde 50 seçmenin oy verdiği partililere "zillet" diyen, hakaret etmekten çekinmeyen, gündelik siyasi kazanç uğruna toplumu bölmeyi amaçlayan her türlü söylemden geri durmayan bir tek adam rejimi dünyada sorun yaşayan ülkeler arasında ara buluculuk yapabilir mi? Kendimize kendi propagandamızı yapmamızın bizi bir yere götürmediğini hâlâ anlamadık mı? Tarımın doğduğu toprakların neden tahıl koridorundan gelecek ürünlere muhtaç bırakıldığı sorusunu sormamız gerekmiyor mu? Eğer sormazsak, limanlara ayçiçeği yağı gelince bunun propagandasını yapan iktidarın bu ülkedeki yağ üretimini tasfiye eden iktidar olduğu noktasını kaçırırız.

Değerli milletvekilleri, günlük iniş çıkışlarla, efelenmelerle, tehditlerle, sonu hiçbir yere varmayan boş hamasetlerle ilişkilerimiz zayıflar ve çeşitli güçler arasında savruluruz. Sadece, sansür yasası çıkmadan önce ABD Büyükelçisinden yasa için icazet almış olmak bile bir savrulma değil midir? Kaşıkçı dosyasını, katilini kim bilir kaç dolar uğruna teslim etmek bir savrulma değil midir? Günübirlik bir dış politika ülkemizi büyük risklere açık hâle getirmiştir.

Sayın Bakan, iş dünyasından öğrencilere kadar çok sayıda vatandaşımız mağdur edilmektedir. Vatandaşlarımızın başvuruları değişik bahanelerle reddediliyor ya da süresinde yanıtlanmıyor. Türk öğrencilerinin vize süreci sıkıntılı bir sürece dönüştü. Vize sorunu çıkaran ülkeler öyle, Amerika ya da İngiltere gibi ülkeler de değil; Polonya gibi, İrlanda gibi ülkelerden söz ediyorum. İktidarın, lafa geldi mi "Dış politikada, diplomaside şöyle başarılıyız, böyle başarılıyız." hamasetlerini dinliyoruz ama gerçekte maalesef, vatandaşlarımız neredeyse karaborsacılardan medet umacak duruma geldiler; vatandaşlarımızın vize başvurularına yönelik böyle bir tutum kabul edilemez. Bu konuda bazı sorular sormak istiyorum.

Bir, ülkemiz vatandaşlarının son on yılda Batılı ülkelere yaptığı Schengen vizesi başvurusu sayısı türleri itibarıyla kaçtır? İki, Türk vatandaşlarının son on yılda Batı ülkelerine yaptıkları Schengen vizesi başvurularının ret oranı ve reddedilen vizelerin türleri nedir? Üç, vize başvurularının reddedilme gerekçeleri nedir? Dört, ülkemiz vatandaşlarının Batılı ülkeler dışında diğer ülkelere yaptıkları vize başvurularında son on yıl itibarıyla ret oranları nedir; bu vize başvurularının reddedilme gerekçeleri nedir? Beş, ülkemize vizesiz, kimlik kartıyla ya da süresi geçmiş pasaportla giriş yapabilen ülkeler hangileridir; bu ülke vatandaşları Türkiye'de ne kadar kalabilmektedirler? Altı, Türk vatandaşlarının vizesiz, kimlik kartıyla ya da süresi geçmiş pasaportla giriş yapabildiği ülkeler hangileridir? Yedi, Hükûmetimizin, son yıllarda giderek artan Schengen vizesi başvurularının reddedilmesine karşı Avrupa Birliği ve Batılı ülkelerin makamlarıyla yaptığı görüşmeler ve sonuçları nelerdir? Sekiz, ülkemiz vatandaşlarının, 2016 yılında AB'yle imzalanan 18 Mart Mutabakatı kapsamında AB ülkelerine vizesiz geçişine dair süreç ne durumdadır; bu sürecin yeniden başlamasına yönelik yapılan görüşmeler, çalışmalar var mıdır?

Değerli milletvekilleri, bitirirken, tek adam rejimi, tek adama dayanan mevzuatı ve kurumsuzlaşmayı dayatan düzenlemeleriyle ülkemizin dış politikadaki kırılganlığını her geçen gün artırmaktadır. Türkiye'nin dış politikası içinde bulunduğumuz coğrafyanın gerçeklerine, tarihsel birikimine, cumhuriyetin ilkelerine ve ortaya çıkan yeni tehditlerle mücadelenin gereklerine uygun olarak ülkemizin kapasitesiyle uyumlu bir biçimde yeniden yapılandırılmalıdır; bunun için öncelikle, Dışişleri Bakanlığı sadakati değil liyakati esas alan personelden oluşmalı ve diplomasi mesleğiyle ilgili olmayan kişilerin büyükelçi olarak atanmalarına son verilmelidir. Dış politikamızın laiklik ve evrensel değerler ekseninde, nitelikli istişareye önem veren bir anlayışla uzun erimli planlama kabiliyetine sahip olması için "Yurtta barış, dünyada barış." şiarının politika yapım süreçlerine yeniden egemen olması bir zorunluluktur.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - AKP'nin yirmi yıllık iktidarı döneminde başarısız olduğu alanların başında dış politika gelmektedir. 2002 yılında iktidara gelen AKP, dış politikanın her alanında geleceğimiz için büyük bir tehlike arz eden bir enkaz yaratmıştır. Türkiye, iktidarın politikalarıyla bölgesinde ve dünyada giderek yalnızlaşan bir ülke konumuna gelmiştir. Söz konusu yanlış politikalar ülkemizin güvenliğini de aynı ölçüde tehlikeye atmaktadır; bu konuda bu uyarıyı yapmak görevimiz.

Teşekkür ediyorum.

Bütçeniz hayırlı olsun.