KOMİSYON KONUŞMASI

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Teşekkür ederim.

Sayın Bakan, hoş geldiniz.

Sonda unuturum diye başta söyleyeyim: Aranızda siyah giyinmiş yönetici yok tabii ama Bakanlık merkez ve yurt dışı teşkilatlarındaki sözleşmeli personeliniz haftalardır size mesaj vermek için siyah giyiyor, yurt dışı ziyaretlerimizden bizler de onların mesai kavramı olmadan çalıştıklarının şahidiyiz, mali ve özlük haklarındaki sıkıntıların bir an önce çözülmesini sizden istirham ediyorum.

Sunumunuza gelince, burada dinlemeye başlamıştım, tam siz "Türkiye Yüzyılı" derken şuradan yüz metre ileride binlerce Alevi vatandaşımız polis müdahalesine uğradı. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapacaklardı, milletin Meclisi onlara zehir edildi yani sizin politikanız içeride insani değil ki dışarıda olabilsin.

Öyle bir sunum yaptınız ki insan bazen düşünüyor gerçekten Türkiye'den mi bahsediyor diye. "Yabancı yatırımcılar için güvenli bir liman hâline gelen Türkiye." diyorsunuz. Hangi yatırımcı? Hangi güvenden bahsediyorsunuz? Ama niyetiniz şu ise o başka: Yabancı yatırımcı dediğiniz Putin'in gizli ortakları ise evet, oligarklar iktidarınızı güvenli liman görüyor ki yatlarını buraya demirliyorlar, şirketlerini buradan yönetiyorlar; kara paracılar, uyuşturucu baronları ise kastınız, maalesef haklısınız, iktidarınızda onlar için güvenli bir liman oldu ülkemiz.

Normalleşmeden bahsediyorsunuz. İyi, güzel, düzelsin ilişkilerimiz ama sorgulamayacak mıyız boz yaplarınızın bedeli ne oldu diye? Mesela, Suudi Arabistan; İstanbul'un ortasında gazeteci katledenlerden hesap sordunuz mu? Sormadıysanız hangi yüzle normalleşiyoruz? İsrail mesela, koyduğunuz koşulları yerine getirdi mi Gazze'ye ambargoyu kaldırdı mı; yoksa siz, Hamas'a destek politikasını terk ederek mi normalleşebildiniz? Mısır ne oldu? Darbeci Sisi gitti mi, Müslüman Kardeşler geldi mi? Bakın, biz normalleştik diye ne İsrail, ne Mısır, ne de Arap ülkeleri Rumlarla, Yunanlılarla kurdukları ilişkiyi bitirmiyor, bitirmeyecek. Türkiye karşıtı bu ittifaklarda "Sizin hiç sorumluluğunuz yok." mu diyeceğiz şimdi? "Suriye'de ilkeli tavrımızı koruyoruz." diyorsunuz. Hangi ilkeli tavır? Ülkenin birlik ve toprak bütünlüğünü ÖSO'yu besleyerek mi sağlayacaksınız? İhvancı politikalarınızın büyük öngörüsüzlüğü sonucu 5 milyon Suriyeliyi Türkiye'ye aldınız, şimdi onda 1'i döndü diye sevinmemizi mi bekliyorsunuz?

Sayın Bakan, çok şaşırdım, burada "Zaman bizi haklı çıkardı." diyorsunuz, Taliban'a kırmızı halı sermekle övünüyorsunuz. Çok yazık. Siz halıyı serdiğiniz günden bu yana Afganistan'da kaç kız eğitim hayatından koparıldı, kaç Afganlı ülke dışına kaçmaya çalışırken hayatını kaybetti, haberiniz var mı? Ege ve Akdeniz'de ülkemizin, KKTC'nin çıkarlarını korumaktan bahsediyorsunuz. KKTC'nin lehine hangi adımı, kime attırabildiniz? Kardeşiniz Katar'a mesela, her gün görüştüğünüz Rusya'ya mesela. Dibimize Amerikan tankları, donanması geldi, adaları silahlandırdılar. Siz çıkmış "Birleşmiş Milletlere gönderdiğimiz iki mektup Yunanistan'ın dengesini bozdu." diyorsunuz. Bu mudur yani? Bakın, NATO harekâtında Yunanistan Türk jetlerine kilitlendi; dün, NATO Genel Sekreteriyle poz verdiniz, ağzından Yunanistan aleyhine tek kelime alabildiniz mi? NATO'dan kınama çıktı mı?

Sunumunuz kendi içinde çelişkiler taşıyor. İlk cümlede diyorsunuz ki "AB ile ilişkiyi olumlu gündeme taşıdık." paragrafın sonunda diyorsunuz ki "Rum-Yunan taleplerine teslim olan AB." Hangisi doğru? Ayrıca, hangi olumlu gündem? Artık AB belgelerinde Türkiye'nin adaylığından bahis bile edilmiyor. Vatandaşlarımız, Avrupa ülkelerinin kapısında vize kuyruğunda bekletiliyor. Son yılların en kötü ilerleme raporu yine sizin Bakanlığınız döneminde çıktı. Neymiş? Zor günler geçiren AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı varmış. Niye zor günler geçiriyor hiç düşündünüz mü? Rusya'ya bağlılığını sıfırlamak için. Ama sizin böyle bir derdiniz yok, yüzde 60 bağımlılığı nasıl yüzde 80, nasıl yüzde 90'a çıkarırız derdindesiniz, nükleer santraller üzerinde en ufak kontrolümüz yokken ikinciyi, üçüncüyü planlıyorsunuz.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında yaşanan istikrarsızlık ve çatışma ortamında Türkiye'nin attığı adımları saydınız. Esir takası, tahıl koridoru, ateşkes ve barış için çabaların her bir önemlidir, değerlidir, emek ürünüdür; kutluyoruz. Tabii ki doğruyu kayda geçirirken eksik, hatalı gördüğümüz hususlara da dikkatinizi çekmek isterim. Putin'le görüşebiliyor olmak önemli bir avantaj ama o görüşmelerde ulusal çıkarlarımız açısından ne elde ettiniz? Bunun hesabını vermeniz lazım. Mesela, Şubat 2020'de şehit olan 34 askerimizle ilgili Rusya'dan yazılı resmî bir özür, bir yanıt alabildiniz mi? Moskova'daki PYD/YPG ofisini kaldırtabildiniz mi?

Evet, tarihî bir fırsat var kapımızda, Avrupa, Rusya'ya gaz ve petrolde bağımlılıktan kurtulmaya çalışıyor, bölgesel enerji merkezi olmak için bir fırsat ama yapmamız gereken Rusya'nın gaz bayiliği değil Sayın Bakan, Azerbaycan, Türkmenistan, Mısır, İsrail, Irak; aslında bunların tümünün gazını toplayacağımız bir hat oluşturmaktır yapmamız gereken. Doğal gaz borçlarımızın ötelenmesi için Putin'le pazarlıktasınız.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Çakırözer, lütfen toparlar mısınız.

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Toparlıyorum.

Peki ama bizim bilmek hakkımız değil mi? Hangi koşullarda erteleniyor? Yani Rusya'ya yakınlık, Putin'le sık görüşmek ne kadar bizim çıkarımıza? Yoksa Putin'in sözcüsü olma gibi bir olumsuz algı riskiyle karşı karşıyayız.

"Eskişehir'de girişimcilerimizin kazancını artırdık." diyorsunuz. Ya kaybettirdikleriniz? Sizin hatalı dış politika tercihleriniz nedeniyle havacılık sektörü sadece Eskişehir'de milyarlarca dolarlık iş kaybetti; bundan haberiniz yoktur.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Evet, teşekkür ediyorum Sayın Çakırözer.

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Son cümlemi tamamlıyorum efendim.

Montrö Sözleşmesi'ni titizlikle uyguladık diye övünüyorsunuz. İyi ama "Gerekirse değiştiririz." diyen ve bu ülkenin vatansever subayları "Aman, Montrö'yü koruyun." dediklerinde yargılayan siz değil misiniz?

Konuşmanızda bazı doğrular da var. Evet...

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyorum, süreyi bayağı açtınız.

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Son, bunu bitireyim efendim.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Son kelimeleri alayım.

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Bakan, dış politikadaki en önemli sıkıntı olan güven meselesini çözmedikçe dış politikada arzu ettiğimiz başarıyı yakalayamayız. Bunu siz yapamazsınız çünkü demokrasiden, hukuk devletinden, şeffaflıktan, hesap verebilirlikten uzak bir tek adam iktidarısınız. Türkiye'yi demokrasi ve hukuk devleti yoluna sokacak bir iktidar geldiğinde, ancak ve ancak böyle bir iktidarda Batı kurumlarıyla da komşularla da tüm dünyayla da ilişkilerimiz düzelecektir.

Teşekkür ederim.