| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Hazine ve Maliye Bakanlığı b) Gelir İdaresi Başkanlığı c) Türkiye İstatistik Kurumu ç) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu d) Sermaye Piyasası Kurulu e) Kamu İhale Kurumu f) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu g) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ğ) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı h) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ı) Yatırımcı Tazmin Merkezi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 10 .11.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz. Görüşmelerimizin ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Sayın Bakan, ilk selamlaşmaları sırasında yapıcı eleştiriler beklediğini söylemişti; haklıdır, yapıcı eleştiriler her zaman faydalıdır ama şunu da bilmesi lazım Sayın Bakanın: Uyguladığı politika yıkıcı olduğu zaman yapıcı eleştiri yapmakta zorluk oluyor ama bununla birlikte biz sert eleştiri de yapsak siz onu yıkıcı eleştiri saymayın, biz yapıcı olmak maksadıyla sertlik yapıyoruz.
Neden uygulanan politikalarda bir yıkıcılık vardır? Çünkü 2021'in sonlarına doğru yirmi yıllık bir iktidar döneminden sonra yeni bir politika keşfettiğini ilan etti Hükûmet ve "Yeni bir politikaya geçiyoruz." dedi ve politikasının ana ayaklarını ilan etti. Önce isim vermede biraz zorlandılar; bir ara "Çin modeli" dediler, bir süre de bunu sürdürdüler ama Çin modeliyle uyguladıkları bu politika arasında bir ilişki olmadığı anlaşılınca ve üstelik de daha sonradan Çin'de rüşvet alanları, yolsuzluk yapanları da idam ettikleri anlaşılınca Çin modelini unuttular, onun yerine "Türkiye ekonomi modeli" ismini koydular; neyse, yerli ve millî bir isim bulmuş olmalarına da sevindiğimi belirtmek isterim. Ama ne iddia ediyorlardı? Şimdi, Sayın Bakanın konuşmalarında da var, diyor ki: "Dünya büyüme sıkıntısı çekerken biz büyüyoruz." yani bu modelle büyüdüğünü söylüyor Sayın Bakan. Ben şimdi, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının yıllık programına bakıyorum ne büyümüş diye: Gayrisafi yurt içi hasıla 2021'de 816 milyar dolar, Cumhurbaşkanlığının 2022 sonu gerçekleşme tahmini 808 milyar dolar yani siz büyüyorsunuz da millî geliri kendi verdiğiniz rakamlara göre 8 milyar dolar azaltmışsınız. 2023 hedefine bakıyoruz, 2023 beklentisine: O da 867 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla; bu, 867 milyar dolar 2022'ye ve 2021'e göre biraz büyüdü anlamına da gelmiyor ama tam sekiz yıl önceki -daha eski rakamlar önümde olmadığı için sekiz yıl önceyi söylüyorum- 2015 yılında da Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılası 867 milyar dolarmış yani kuruşuna kadar aynı, kuruş değil de sentine kadar aynı yani 867 dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı 2023 yılında, sekiz sene sonra aynen tekrar ediyorsunuz ama Sayın Bakan büyük büyüme başarılarından söz ediyor; demek ki bu iddialar çok gerçekçi değil, öyle gözüküyor.
Ama Sayın Bakanın yine bugünkü konuşmasında bir başka iddiası vardı: "İhracatımız artıyor. Yani ihracat konusunda bu yeni modelle önemli artışlar sağladık." diyordu. Şimdi, bakıyorum ben, 2021'de ihracat 225 milyar dolar -kendi verdikleri rakamlar tabii bu, Cumhurbaşkanlığının verdiği rakam- 2022 yıl sonu gerçekleşme tahmini 255 milyar dolar; yani bir artış yok, yani 30 milyar dolarlık bir tahmin var, bunu "artış" diye anlatmak zor. Ama daha komiği "2023'te ihracatın gerçekleşme tahmini 265 milyar dolar." diyorsunuz yani 10 milyar dolarcık bir kıpırdanma öngörüyorsunuz ama "İhracatta destan yazıyoruz!" diyorsunuz. Yani öyle 10 milyarcık dolarla böyle bir destan yazma filan olmaz Sayın Bakan, onun için bunu düzeltmek lazım.
Peki, bu yeni modele, kendi söyledikleri ve benim de beğendiğim "Türkiye ekonomi modeli"ne göre asıl hedef ne idi? Asıl hedef, dış ticaret açığını kapatacaktık ve cari fazla verecektik. Peki, öyle mi gerçekleşiyor yani gidiş oraya doğru mu gidiyor? Vallahi, baktığımız zaman, hiç de öyle bir gidiş yok. Yine rakamlara göre "Dış ticaret açığı yıl sonu itibarıyla 105 milyar dolar olacak." diyorsunuz; bundan da öte "Cari işlemler açığı da 47 milyar dolar olacak yıl sonu itibarıyla." demişsiniz. Geçen sene kaçtı? 13 milyar dolar. Ya, 13 milyar doları, 47 milyar dolara çıkarıyorsunuz, cari işlemler açığı; hâlbuki sizin ana hedefiniz, uyguladığınız politikayla ana hedefiniz, cari açığı kapatmaktı.
Peki, 2021'den 2022'ye ne kadar artmış cari açık? Tam 3,6 kat artırmışsınız; korkunç patlama var, "Cari açığı kapatacağız." derken, patlatmışsınız. Diyeceksiniz ki: "Rakamlara bakmayın siz, gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payına bakın." Ona bakıyorum, 2022'de cari açık, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5,9'u olmuş arkadaşlar, yüzde 5,9; tarihî rekor, tam bir tarihî rekor. Ya, o zaman iddialarınız tutmamış, tam tersine çıkmış. Peki, bu modeli niye sürdürüyorsunuz siz, niye devam ettirmeye çalışıyorsunuz? Niye sürdürüyorsunuz? "Faiz" diyorsunuz, gidiyorsunuz tefeci faiziyle dışarıdan borçlanıyorsunuz. Hani faizi düşürüyordunuz? Ve cumhuriyet tarihi boyunca faizlerin ana parayı geçtiği tek dönemi yaşıyor Türkiye sizin bu modelinizle. "Ooo, faizi düşürdük!" dediğiniz dönemde -cumhuriyet tarihinde hiç görülmemiş faizlerin ana parayı geçtiği- siz ana parayı geçen bir faizin içerisine girmişsiniz. Hatta, başka bir şey söyleyeyim: Bakın, Osmanlı da biliyorsunuz, 1876'da iflasını ilan etti, moratoryum ilan etti Osmanlı Devleti, 81'de Düyun-ı Umumiye idaresi kuruldu, böyle büyük bir borç problemi vardı; o dönemde de faizlerin ana parayı geçtiği bir dönem yok ha. Yani Türk tarihinin en faizci Hükûmeti, faizi düşürdüğünü iddia ediyor; burada da bir terslik var. "'Hadi canım, bunlarda hedeflerimizi şaşırdık ama bir yerden bir şey tutturduk.' diyebilirler mi?" diye bakıyorum ben, tutturabildikleri hiçbir şey yok. Enflasyon, TÜFE 86, "Ama dünyada var enflasyon." diyor. Ya "Dünyada var enflasyon." diyorsunuz ama bakın bu, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının bütçe sunuşu "Dünyada enflasyon ne kadar var?" diye 8'inci sayfada yazmış zaten. Diyor ki: Dünyada 2002 şu gün itibarıyla yıllık enflasyon 9,1; gelişmiş ülkelerde enflasyon yüzde 7 ama gelişmekte olan ülkelerde yani Türkiye gibi ülkelerde de enflasyon 10,6. Yani yüzde 10'luk bir enflasyon, bize benzeyen ülkelerde yüzde 10'luk bir enflasyon var. Yani bunların kullandıkları para da euro, dolar falan değil; Türkiye'ye benzer ülkeler, yüzde 10,6 enflasyon.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, süreniz dolmuştur, bir iki cümleyle bağlarsanız...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bizde yüzde 86 yani tam 8 kat fazlası. "Dünyada var da bizde var." diyemeyiz bu durumda.
Ama ÜFE daha korkunç; üretici fiyatlarıyla enflasyon yüzde 158.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyoruz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hem Türkiye tarihinin hem de dünya tarihinin rekorunu kırıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkürler Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ben iyi bir şey göremedim yani iyi bir şey keşke söyleyebilseydim, o zaman yapıcı bir eleştiri yapmış olurdum.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, teşekkür ediyoruz, sağ olun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ben de teşekkür ediyorum.