KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, bürokratlar, basın mensupları; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Sayın Salih Cora biraz önce konuşurken muhalefetin proje sunmadığından bahsetti ama şunu bilmesi gerekir ki Cumhuriyet Halk Partisi her konudaki çok sayıda projesini iktidara sunmaktadır, basın açıklamalarıyla duyurmaktadır ama duymak önemli, açıklama yapmak değil.

Şimdi, değerli arkadaşlar, gerek Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı yıllık programında gerekse Sayın Bakan konuşmalarında Türkiye'de önemli bir enerji açığının olduğundan bahsediyorlar. "2020 yılında birincil enerji kaynaklarında ithalat yüzde 70 seviyesindedir." deniliyor. Demek ki Türkiye'nin en önemli konularından biri bu enerji açığıdır. Bunu karşılamak için Sayın Bakanın bahsettiği bazı yeni keşifler doğrusu hiç tatmin edici değil.

Bakın, Çukurova petrol sahasında 800 milyon Amerikan doları olan petrol keşfi yapılmış. Yani Sayın Bakana bunu yakıştıramadım. 800 milyon dolarlık bir petrol rezervi acaba işletilebilir mi veya 540 milyar metreküp -önce bu 250 milyar metreküp diye açıklanmıştı- doğal gaz rezervi? Bunlar Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ihtiyacı açısından küçük rakamlardır. Bir iktidarın çok daha büyük düşünmesi lazım; siyasi kaygılarla, seçim hesaplarıyla, sadece süslemek için bazı şeylerin söylenmesini ben doğru bulmuyorum. Toplumsal sorumluluğa talip olan bir iktidarın sadece önümüzdeki bir yılı değil, önümüzdeki otuz, kırk, elli, yüz yılı hesaplaması, planlaması, bu milletin istikbalinin ve geleceğinin dünyada nasıl şekillenmesi gerektiğini düşünmesi gerekir. Enerji de tam böyle düşünülecek bir konudur. Türk milletinin bekası, bu enerji probleminin etkin bir şekilde çözümüyle mümkündür ve bununla ilgili de kapsamlı, detaylı ve uzun vadeli, çok uzun vadeli hesaplar ve projelerle yoluna devam etmesi lazım. Bugün siz bir taş koyarsınız daha öncekilerin koymuş olduğu taşlar üzerine, yarın biz geliriz veya bir başka iktidar gelir, sizin koyduğunuz taşların üzerine de onlar bir taş koyar ve Türkiye'nin geleceği böylece mamur olur.

Bakın, konuşmanızda ve Strateji Başkanlığının yıllık programında geçmeyen bir konu olarak şunu söylerim: "Uzay madenciliği" diye bir şey son günlerde tartışılır olmuştur. Bu, gerçekten son derece önemli bir konu, maliyeti yüksek de olsa. Türkiye'ye bakıyoruz, petrol ve doğal gaz yatakları yetersiz, enerji açığı var. Aynı zamanda, dünya açısından madenlerde sorun var. Dünya'daki petrol rezervlerinin kırk sekiz yıl, doğal gazın yüz otuz üç yıllık bir ömrü kaldığından söz ediliyor. Böyle bir ortamda dünya gözünü diğer gezegenlere ve gök cisimlerine çevirmiştir ve arayışlar içerisindedir. Özellikle, Ay'da ve asteroitlerde çok zengin maden ve enerji kaynakları olduğu da tespit edilmiştir. 500 metre çapında bir asteroitte Dünya'daki mevcut platinin 175 katı daha fazla platin vardır. Ay'da 5 milyon ton helyum 3 elementinin bulunduğu anlaşılıyor, bunun sadece yüzde 25'i Dünya'ya getirilse dünya enerji talebini beş yüz yıl boyunca karşılayacak bir enerji kaynağı ortaya çıkmaktadır. Ay'da helyum 3'ün bol olmasının sebebi, bir atmosferin olmaması nedeniyle Güneş rüzgârlarının sürekli Güneş'ten Ay'a bu helyum elementini sürüklemesinden kaynaklanmaktadır.

Bakın, Amerika Birleşik Devletleri, Lüksemburg hatta Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya uzay kaynaklarının kullanımı için yasal düzenlemeler ve özel sektöre yönelik teşvikler oluşturmuşlardır. Amerika Birleşik Devletleri'nin hazırladığı Artemis Anlaşması 2021 Ekiminde 12 ülke tarafından imzalanmıştır ve bunlara karşı Çin ve Rusya iş birliği yapmışlardır. Uzaydaki maden ve enerji kaynaklarından yararlanmak için bazı ülkeler maden yataklarının keşfi, analizi, çıkarılması, işlenmesi ve taşınmasıyla ilgili teknolojik çalışmalara çoktan başlamışlardır. Bunların keşfi elbette önemli, her şeyden önce, yeryüzünde kurulu olan teleskoplarla harıl harıl Ay'ın yüzeyi ve asteroitler incelenmektedir. Bunun da ötesinde "Planetary Resources" adlı Amerikan şirketi keşif için küçük uydular üzerinde çalışmaktadır. Analizlerinse uzay araçlarıyla gök cisimlerinden getirilen numunelerle yapılabileceği düşünüldüğü gibi Japon uzay aracı Hayabusa-2 2019'da Ryugu asteroitinden numune almış ve 2020 sonunda dünyaya getirmiş ve incelemiştir bunu.

Maden çıkarma yöntemleri üzerinde de çalışmalar var dünyada. Maden çıkarma yöntemleri konusunda farklı birtakım usuller var: Demirleme, torbalama, parçalama, molozlaştırma, manyetik sistem, pnömatik sistem ve yönlendirme yöntemleri; her biri üzerinde dünya harıl harıl çalışıyor. Ama Sayın Bakanın sunumunda bu konuda hiçbir şey yok. Fakat tabii, bu yönlendirme sistemi tehlikeli olabilir, küçük bir itme veya kontrollü patlatmayla büyük kütleli asteroitlerin Dünya'ya yakın veya Dünya yörüngesine itilmesi planlanıyor; inşallah, başımıza uzaydan taş düşürmezler diye umut ediyorum.

Maden işletme konusunda ise maden yatağının bulunduğu gök cisminde maden cevherinin işlenip zenginleştirilmesi mümkün görülmektedir. Bunları yapmak için Ay'ın uzak bir yer olduğunu düşünmemek lazım çünkü Ay bir adım ötemizde, 184 bin kilometre ileride bir yerdedir. Çok hızlı gelişmiş uzay araçları var, Helios 2 uzay sondası saatte 250 bin kilometre yol alıyor yani bu uzay aracı kırk beş dakikada Ay'a gidiyor ve bugünün teknolojisiyle anında Ay ile Türkiye arasında veya Dünya arasında telefon görüşmelerinin de mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

Değerli arkadaşlar, NASA uzay madenciliği kapsamında şimdiden 9 ABD şirketiyle çalışmaya başlamıştır bile, on yıl içinde 2,6 milyar dolar tutarında yatırım yapmayı da planlamaktadırlar yani kolları sıvamış vaziyetteler. Olmaz diye bir şey yok çünkü madenler ve enerji kaynakları konusunda gerçekten uzay verimli bir alan ve özellikle Ay dünyaya çok yakın, bütün yüzeyi helyum elementiyle kaplı. Asteroitler, kaya gezegenler ile gaz devleri arasında Dünya'ya daha yakın bir yerde yer alıyor ve dünya çalışıyor.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sadece ABD değil, bakın, Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) özel şirketlerle bazı projeler içerisinde uzay madenciliği konusunda anlaşma yapmış, kolları sıvamıştır. Rusya ile Çin Ay'da kalıcı bir çalışma üssü kurmak için aralarında görüşmüşler, 9 Mart 2001'de bu araştırma üssünün inşaatına başlama konusunda da anlaşmışlardır.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, süreniz bitmiştir. Bir cümleyle...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani süreçler dünyada çok somut ve hızlı bir şekilde ilerlerken Türk milletinin yüz yılı, elli yılı ne olacak diye yirmi yıldır iktidarda bulunan bu Hükûmet hiçbir somut atmamıştır. Bakanlık olarak bu konuya da el atmanızı tavsiye ederim.

Sayın Cora, bizim ufkumuz sizinki gibi dar değildir, görüyorsunuz.