| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a)Kültür ve Turizm Bakanlığı b)Radyo ve Televizyon Üst Kurulu c)Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ç)Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü d)Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı e)Vakıflar Genel Müdürlüğü f)Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı g)Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ğ)Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu h)Atatürk Araştırma Merkezi ı)Atatürk Kültür Merkezi i)Türk Dil Kurumu j)Türk Tarih Kurumu k)Kapadokya Alan Başkanlığı l)Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 17 .11.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.
Tek adam rejiminin, kültür alanına bakış açısını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tek bir cümleyle özetlemişti arkadaşlar: "Siyasi hegemonyanız bitti, kültürel hegemonyanız da bitecek." Başta söyleyeyim, tek adam rejimi hiçbir zaman siyasi hegemonya kuramadan Türkiye siyasi tarihinin tozlu raflarına kaldırılmak üzere. Her şeyden önce hegemonya rızaya dayanır oysa iktidar şu an devletin bütün zor araçlarını kendi emrinde kendi çıkarı için kullanmaktadır. Sansür mekanizmasından mı bahsedelim, milletin yarısını ayrımcı bir dille ötekileştiren siyasi iklimden mi? Kısacası, kültür emekçilerinin binbir emeklerine rağmen kamu üzerine düşeni yapmadığı için cumhuriyetin yarattığı o kültürel zenginliğin yakınına bile yaklaşamayan çoraklaşmış bir kültürel iklimimiz var. Bunun da asli sorumluluğu size ait Sayın Bakan.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yıl Türkiye'de pek çok kültür sanat etkinliği kaymakamlıklar ve valiliklerce yasaklandı. 2022 yılında toplam 30 sanatçının sahneye çıkması bazı il ve ilçelerdeki yöneticiler tarafından bilfiil yasaklanmıştır, bazı festivallerin yapılması engellenmiştir. Hemen hemen her şehirde oldu ama seçim bölgem Muğla'dan bahsedeyim. Fethiye Belediyesinin destekleriyle Eylül 2022'de düzenlenecek olan MilyonFest Fethiye, Muğla Valiliği tarafından iptal edildi. Bu konuda sizin bir dahliniz var mı Sayın Bakan, yoksa valiler emri saraydan alıyor ve size danışmıyor mu? Danışıyorsa eğer siz gençlerin özgürlük türkülerinden, insanların eğlenmesinden neden çekiniyorsunuz da bu yasaklar geliyor?
Sayın Bakan, size kültür emekçilerinin sorunlarını anlatayım. Sanatçılar diyor ki: "Sayın Bakan acaba biliyor mu özel tiyatroların giderleri nasıl sağlanıyor? Ülkemizde kaç özel tiyatro oyuncusu var ve onlar, sanat yapmaları için gereken asgari ihtiyaçları karşılayabiliyorlar mı?" Bakanlığın bu sanatçılarımıza dair herhangi bir desteği yok. Yılda bir sefer dağıtılan, "devlet yardımı" dediğiniz bütçenin dışında, Bakanlık, acaba tiyatro, sinema alanında kaç insanın hayatına dokunmuş, iyileştirebilmiştir? Bu ülkedeki tiyatro eğitiminin durumu nedir? İstanbul ve Ankara merkezli 2 devlet konservatuvarının dışında tamamı özelleştirilmiş olan bu eğitim sistemi nasıl yürümektedir? Oyunculuk bölümündeki hocaların yetkinlik kriteri nedir? Bu okullardan mezun olan yüzlerce oyuncu, hayatının hangi alanında iş bulup çalışabilmektedirler? "Kültür yolu" adıyla yapılan projelere, İstanbul'dan başlayan ve yurdun değişik yerlerinde yapılan projelere harcanan toplam rakam ne kadardır ve buraya katılan sanatçılar hangi kriterlere göre belirlenmiştir?
Sayın Bakan, bu yıl içerisinde iktidarı eleştiren yayın çizgisinde kaç TV kanalına ceza verdiniz? İktidarı olumlayan çizgide olan kaç TV kanalına ceza verdiniz? Tele1, FOX, Halk TV, KRT ve Flash TV gibi takip ettiğiniz, hakkında rapor düzenlediğiniz başka kanal var mı? Mevcut Başkan göreve geldiğinde RTÜK'ün kaç personeli vardı, şu an kaç? Bu kişiler hangi kriterlere, hangi eğitim durumuna göre işe alınmıştır? Eş, dost, hısım, akrabanın RTÜK'te işe alındığına yönelik eleştirilere bir cevabınız var mı? Sadece Tele1, bir yılda 7 milyon liradan fazla ceza ödedi. Eğer Tele1'e bir ceza daha kesilirse lisansı iptal edilecek. Bunlar, cezadan çok, bir kanalı ekonomik olarak çökertmeye yönelik hamleler değil midir? İzleme raporlarını beklemeden, siyasi direktifte hukuki temeli olmayan cezalandırma yoluna gittiğiniz eleştirilerine bir cevabınız var mı? Sizin amacınız cezalar yoluyla sizin gibi düşünmeyenleri cezalandırmak mı? Ama asla başaramayacaksınız.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin yüksek kur, ucuz emek gücü ve hizmet politikası turizm bölgelerinde çeşitli sıkıntılar yarattı. Turizm bölgelerimizdeki halkımız başta kiralar olmak üzere aşırı pahalılıkla baş etmeye çalışıyor. Turistlerin uzun süreli ev kiralaması yerine otelleri tercih etmesi sağlanmalıdır. Böylece artan ev kiraları kısmen kontrol altına alınacağı gibi otellerin doluluk oranı artacak ve yıl boyunca işçilerin istihdamı da sağlanmış olacaktır. Başta Muğla ve Antalya olmak üzere, sezonluk iş yerlerinin kışın açık tutulmasına yönelik destek programları hazırlanmalı ve sezonluk işçilerin kışın çalıştırılması desteklenmelidir. Turizm emekçilerinin sezon dışında geçimlerini sağlayacak desteklemeler mutlaka yapılmalıdır. Nitelikli turizm eğitimi konusunda adım atılmalı ve sektördeki stajyer emeği sömürüsüne son verilmelidir.
Sayın Bakan, 8 Kasım'da bir TV'de, sektöre sadece 100 yerli acentenin ve yabancı acentenin turist getirdiğini söylediniz. Bu acentelerin sahiplerinin de arkadaşınız olduğunu, Whatsapp'tan yazıştığınızı söylediniz ancak Sayın Bakan, Türkiye'ye gelen 50 milyon turistin 40 milyonu seyahat acentesiyle geliyor. Sonuç itibarıyla bu işi 100 acentenin yapmadığını geriye kalan 10.900 acente biliyor; siz de biliyorsunuz. Herkesin çorbada bir tuzu var, kiminin daha fazla kiminin daha az ama seyahat acentelerini küçümseyen tavrı sektör temsilcileri kınadı; biz de kınıyoruz. Acenteleri küçümsemek yerine, sizi, sektöre dair çıkarılacak yasayı hızlandırmanız konusunda adım atmaya davet ediyoruz.
Sayın Bakan, yat turizminde KDV oranları yüzde 18 olarak belirlenmiştir. Hâlbuki yat turizminin amaç ve kapsamı incelendiğinde verilen hizmetin mahiyetinin ulaştırma olmadığı, konaklama olduğu açıkça görülmektedir. Deniz turizmine yönelik uygulanan yüzde 18 KDV oranı rekabet ettiğimiz Yunanistan ve Hırvatistan gibi ülkelere karşı cazibemizi ve rekabet gücümüzü azaltmaktadır. Bahse konu ülkelerde, sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 24 olan vergi oranları, kendi ülkelerinin bayrağını taşıyan teknelere bu oranların yarısı kadar uygulanıyor. Tatillerini geçirmek üzere destinasyon tercihi yapma eğiliminde olan müşteriler ülkeler özelinde değerlendirme yaparken ülkemizde uygulanan KDV oranları kararlarını olumsuz etkilemektedir. Ülkemizin turizmle gelecek dövize bu denli ihtiyacı varken dünyanın en büyük ahşap ticari yat filosuna sahip ve lideri olduğumuz bu pazarda payımızı daha fazla kaybetmemek ve rekabet imkânımızı artırmak üzere, deniz turizminde yüzde 18 olan KDV oranının konaklamadaki gibi yüzde 8'e indirilmesi sektörün talebidir.
Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 24'üncü maddesinde yapılan bir değişiklikle gezi amaçlı tekneler konusunda yeni bir düzenleme yapılmıştır ancak bu düzenleme, farklı statü ve yapıdaki teknelerin aynı faaliyeti yapmalarına imkân tanıması sebebiyle sektörde haksız rekabete yol açacaktır. Ülkemizin en uzun kıyı şeridine sahip ilimiz Muğla ve benzeri bölgelerde, özellikle açık denizlerde kontrol ve denetimi mümkün olmayan, önü açık hizmet kalitesinin düşmesine de neden olabilecek bu düzenlemenin yeniden ele alınarak değiştirilmesi gerekmektedir.
Sayın Bakan, 2023, 2024 yıllarında yüksek yolcu kapasiteli Costa gemi firmasının ülkemiz operasyonlarını askıya aldığını öğrendik. Bu, geminin uğradığı güzergâh olan Bodrum başta olmak üzere Kuşadası, İzmir, İstanbul'u maalesef olumsuz etkileyecektir. Bu konuda çarşı esnafının, tur rehberlerinin, taşımacı firmaların, şoför esnafının ve STK'lerin talebini mutlaka ciddiye almalısınız.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Sayın Vekilim, öyle bir şey yok.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sektörden gelen talep.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Yanlış işte.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Öbür gemi firmalarını da negatif etkileme potansiyeli olan bu duruma mutlaka çözüm bulunmalıdır. Muğla'daki elektrik kesintileri ve artan enerji maliyetleri işletmelere zarar vermektedir. Özellikle doğal gaz bağlantısı bulunmayan Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi on iki ay turizmi hedefleyen bölgelerimizde, işletmeler, kış aylarındaki yüksek ısınma maliyetleri sebebiyle kapalı kalmayı tercih etmektedir. Bu konuda bir çözüm getirilmelidir. On iki ay turizmin yaşanmadığı, sezonluk turizm yürütülen bölgelerde nitelikli eleman istihdamı konusunda yaşanılan sorunların çözümü için kapsamlı eğitim programlarına ihtiyaç vardır. Bunun yanı sıra turizm emekçilerinin lojman sorunlarının da çözümü için Bakanlığın adım atması gereklidir. Gece saat birden sonra müzik yasağının devam etmesi sebebiyle başta Alman turistler Yunanistan'ı tercih etmektedir, bu sebeple müzik kısıtlamasının kaldırılması çok önemlidir. Bu konuda adım atılacak mı?
Sayın Bakan, Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik'in 8'inci maddesi, plan yapım sürecinin sürelerini tanımlamaktadır ancak bu süreç birçok meclis ve kurul kararı içermekte olup plan onaylanıncaya kadar kurum görüşleri süreçleri bitmekte ve onama işlemi tamamlanamamaktadır. 8'inci maddenin yeniden düzenlenerek meclisten kararla giden planının kurulda bir değişikliğe uğramaması hâlinde yeniden meclise alınmadan onaylanmış sayılması şeklinde bir çalışma yapacak mısınız?
Teşekkür ediyorum.