| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal ve 62 Milletvekilinin; Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi (2/4703) Tasarısı (1/757) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 17 .11.2022 |
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim Akif Başkanım.
İlk önce, Sayın Bakan Yardımcısına ve de değerli bürokratlarımıza teşekkür ederiz.
Ben, tabii ki ilk önce başsağlığıyla başlayacağım ve de acımızı paylaştığımızı... İstiklal Caddesi'ndeki patlamadan dolayı ölen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar ve de yakınlarına sabırlar diliyorum. Bunun yanında, hem ülkemizdeki hem dünyadaki tüm terör örgütlerini, adı ne olursa olsun tüm terör örgütlerini lanetlediğimizin de özellikle altını çizmek istiyorum buradan.
Şimdi, bu mesajımı geçtikten sonra, ben samimi bir konuşma yapmak istiyorum Akif Başkanım, Değerli Bakan Yardımcımız; özellikle Sayın Komisyon Başkanıma seslenmek istiyorum ve de Cumhur İttifakı'ndaki değerli milletvekili arkadaşlarıma.
Değerli arkadaşlar, biz bir şeyleri eleştirirken boşuna eleştirmiyoruz bakın. Biraz önce IPA'yla alakalı buraya bir madde geldi, yüzde yüz destekçisiyiz çünkü vatandaşımızın, milletimizin, yatırım yapmak isteyen vatandaşımızın lehine olan her şeyin yüzde yüz destekçisiyiz ve hep birlikte onaylanacağız birazdan, bunda bir şüphe yok ancak eleştirdiğimiz zaman da dikkate alınmamızı özellikle rica ediyoruz. Peki, biz ne diyoruz? "Tek adam rejimi" diyoruz. Neden "tek adam rejimi" diyoruz? "Neden bütün her şeyi tek kişinin inisiyatifine bırakıyorsunuz?" diyoruz ve söylediğimiz şey de bu gelen 4'üncü maddede aşikâr bir şekilde yazıyor.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; bakın, neden bu heyeti sadece Cumhurbaşkanının yetkisine bırakıyorsunuz? Neden adaletli bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamenterlerinin, 600 milletvekilinin oluşturduğu, grubu olan 5 partinin olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinde sandalye sayılarına göre bu vakfın üyelerine eşit bir şekilde üyelik vermiyorsunuz? Hadi getirin, bunu hep birlikte onaylayalım ama burada hiçbirinizin sesi çıkmayacak. Neden? Çünkü saraydaki beyefendiden hepinizin çekindiğinden. Ben samimi bir şekilde bunu söylüyorum, eleştiride bulunuyorum.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Samimi de olsak lütfen üsluba...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Bakın, ben kötü bir şey söylemiyorum Akif Başkanım, eleştirdiğim...
DERYA BAKBAK (Gaziantep) - Siz yorum yapmayın, siz bizim yerimize yorum yapmayın.
ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Adnan Bey çok güzel söyledi, bizim ne söyleyeceğimize niye siz...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ama ben doğruları söylüyorum yani sonuçta.
ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Bakın, onlar da bize ne söyleyeceğimizi söylüyor Adnan Bey, gördünüz mü?
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar, sakince...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Asuman Hanım, bakın...
ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Aynı şey.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yok, alakası yok.
ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Aynı şey, aynı şey.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Biz "tek adam" dediğimizde bize kızmayın. İşte, bakın, burada 4'üncü madde "tek adam" olduğunu bire bir söylüyor yani.
DERYA BAKBAK (Gaziantep) - Siz söylüyorsunuz, siz söylediğinizde cevap vermek zorunda kalıyoruz.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yani sonuçta Meclise bunu getirirsek...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar, lütfen, rica ediyorum.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yani sonuçta bu şekilde bir hassasiyet...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Özkan Bey, sözünüzü balla kesebilir miyim?
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Estağfurullah.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Hatırlatmam şundan dolayıdır Özkan Bey: Bizim Komisyonumuzda konuşmalarımızda kullandığımız çok dikkatli bir üslup var.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Hiçbirinizi zan altında bırakacak veya şahsınıza...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Ama müsaadenizle ben bir bitireyim sözümü.
DERYA BAKBAK (Gaziantep) - Komisyon üyesi olmadan Komisyonda bunlara girmeniz de doğru değil.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Kötü bir kelime kullanmadım Başkanım.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Sözümü bitireyim müsaade ederseniz.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim ama gerçekten yanlış bir kelime kullanmadım.
DERYA BAKBAK (Gaziantep) - Şu anda bunlara girilecek yer değil, başka yerde girebilirsiniz ama burada, Dışişleri Komisyonunda...
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Kamera önünde şov yapıyor.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar...
SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Samimiyete dayanarak söylüyor.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Samimiyetten bunları söylüyorum.
DERYA BAKBAK (Gaziantep) - Yok, samimiyetle hiç alakası yok.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim.
Yine de sözlerimi dikkate alırsanız teşekkür ederim.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar, lütfen...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Şimdi, sonuç itibarıyla...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Bir de bizim normalde çekim usulümüz yok, haberiniz olsun ama karışmayacağım.
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Evet yani Komisyon dışından...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Buyurun.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim.
Şimdi, değerli Komisyon üyeleri...
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Şov yapıyor.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Alakası yok, dediğinize de katılmıyorum, lütfen...
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Ama yani kameralara karşı...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yok, katılmıyorum, öyle bir şey yok. Öyle bir şeye ihtiyacımız yok bizim kesinlikle.
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - İhtiyacınız var mı, yok mu...
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar, saat 17.38 oldu, lütfen artık konumuza odaklanalım.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ceyda Hanım, rica ediyorum, öyle bir şeye ihtiyacım yok. Burada çekim de yok, herhangi bir şey de yok, rahat olun.
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Olur mu, şimdi çekimi durdurdular.
SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Yok, bilgisi yok. Özkan Bey görmüyor şu an.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Hani, kim çekiyor? Çekiyorsa da silsin, öyle bir şeye ihtiyacım yok.
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Sibel Hanım gördü, Sibel Hanım gördü.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ceyda Hanım, çekiyorsa da silsin yani.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Özkan Bey...
SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Şöyle düzelteyim: Bir arkadaşımız çekiyordu ama Özkan Bey onun farkında bile değildi, görmedi.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Varsa da silinsin. Arkadaşlar, kim çekiyorsa silsin.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Özkan Bey...
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Ya, bir de Komisyonun kuralları var, bir üslubu var.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Ceyda Hanım...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ceyda Hanım, bakın, silmesi için talimat verdim eğer çeken birisi varsa da.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Özkan Bey, lütfen artık konuyla ilgili...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Sonuç itibarıyla, eğer böyle bir vakıf kurulacaksa, vakfın da ihtiyacı olduğu kanaatindeyseniz, gelin, bu vakfın üyelerini Parlamentoda grubu olan 5 partimize mevcutlarındaki sandalye sayılarına göre eşit bir şekilde paylaştıralım; böylelikle, bunun doğru olduğunu bir şekilde paylaşalım.
Diğer bir taraftan, Sayın Başkanım, madem bu vakıf... Adı üzerinde, vakıf; vakıf bir destek, bir yardım, buna benzer bir kuruluştur. Mütevelli heyeti ve de vakfın üyeleri, yöneticileri -burada Bakana sormak istiyorum- herhangi bir ücret alacaklar mı, alacaklarsa belirlendi mi veya belirlendiyse ne kadar; bununla alakalı bir soru sormak istiyorum?
Diğer bir taraftan, ben bu vakfı -içimden geçenleri net bir şekilde sizlerle paylaşıyorum, herhangi bir çekim filan da yok, direkt size hitap ediyorum- Sayın Cumhurbaşkanının yeni bir istihdam kaynağı olarak kullanmak istediğini özellikle sizlerle paylaşıyorum.
CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (İzmir) - Buna ihtiyacımız yok, 10 kişi istihdam...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ben ihtiyacı olduğu kanaatindeyim; maalesef, bunun bu şekilde olduğunu görebiliyorum yani.
ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Siz de keşke istihdam alanları oluştursaydınız.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Arkadaşlar, rica ediyorum...
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Asuman Hanım ve de değerli üyeler, açık ve net söyleyeyim: Allah'ın izniyle önümüzdeki yıl seçimlerden biz geldiğimizde, göreceksiniz, bu vakfın -kurulmuş olursa- mütevelli heyetinin ve de üyelerinin Parlamentodan seçilmesiyle alakalı -inanıyorum ki Aydın Bey de aynı kanaattedir- gerekeni hep birlikte yapacağımızı sizlere belirtmek istiyorum.
Ben, Sayın Başkana verdiği sözden dolayı teşekkür ediyorum.
BAŞKAN AKİF ÇAĞATAY KILIÇ - Teşekkür ediyorum.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Samimi duygularımı da açıkladım, umarım kimseyi de incitmemişimdir.
Teşekkür ederim.