| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 22 .11.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, savunma gibi önemli bir alanda her şeyi maddiyatla ele alan, manevi olana değer vermeyen bir bakış, uzun vadede yarardan çok, zarar getiriyor. Bakın, Tank Palet nasıl kuruldu, bir hatırlamak istiyorum ve hatırlatmak istiyorum. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nda Beşparmak Dağları'nda ordumuz tank paletleriyle ilgili sorun yaşayınca halkımız el ele vererek Tank Palet Fabrikasını kurmuştur. Nasıl mı el ele verdi? Hayırsever bir yurttaşımız tarafından Tank Palet Fabrikası kurulması amacıyla arazisi Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışlandı, Sakarya halkından da maddi destek toplandı. Sonrasında, Türk Silahlı Kuvvetleri bu fabrikayı büyütmüş, ordumuz için gerekli tank üretiminin can damarı hâline gelmiştir. Bu kurum 1975 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Başbakan Süleyman Demirel iken Millî Savunma Bakanlığı tarafından kurulan Türkiye'nin önemli bir askerî fabrikasıdır ve bu açıdan manevi bir öneme de sahiptir. O yüzden, Tank Paletin peşkeş çekilmesi sadece bu halkın birikimlerinin yağmalanması anlamına gelmiyor, aynı zamanda, manevi değerlerin de har vurup harman savrulması anlamına geliyor. O açıdan, Tank Paleti de ALTAY tankı üretim ihalesini de ısrarla soracağız, sormaya da devam edeceğiz. Ne acı ki artık Tank Palet Fabrikamız elimizde değil. Elimizde olmamasına rağmen 2019'dan 2022'ye kadar BMC'ye 40 milyon dolar ödeme yaptık ancak ALTAY tankının seri üretimi yok, yatırım yok, yeni fabrika yok. Hâl böyleyken "BMC'ye devri niye yaptık? Neden bütün deneyimimizi, birikimimizi devrettik?" diye sormayalım mı? İktidar yetkilileri de siz de konuşmanızda bu devrin nedenini, ordumuzun acil tank ihtiyacı olarak açıklamıştınız, bu mu aciliyet? Hâlâ somut bir üretim yok. Soracağız ve takipçisi olacağız.
Sayın Bakan, geçen yıl Genel Kuruldaki bütçe görüşmesi sırasında BMC'nin Tank Palet Fabrikasında 6 adet FIRTINA obüsü ve 1 adet ALTAY tankı prototipi ürettiğinizi açıklamıştınız. ALTAY tankıyla ilgili temel sorunun motor ve güç grubu olduğunu biliyoruz. Almanya'dan tedarik yapılamadığı için Güney Kore'yle temasa geçildi. ALTAY tankı için motor ve güç grubu tedariki hangi aşamadadır, onu bir izah etmek lazım. Güney Kore'nin "K-2 Black Panther" isimli yerli tankı var, bu tank için ilk etapta Doosan'ın tank motoru ve S&T Dynamics'in transmisyonunu kullandığı ancak uyumsuzluk nedeniyle Alman RENK firmasının transmisyonuna geçildiği belirtiliyor; söz konusu iddia doğru mudur? Doğruysa Türkiye neden Güney Kore'nin uyumsuzluk nedeniyle kendi yerli tankında kullanmadığı motor ve güç grubunu millî tankımız ALTAY tankında kullanmak istiyor? Böyle bir durumun yaratacağı riskler hesap edildi mi? Seri üretim için motor ve güç grubu tedariki netleşmeden ALTAY tankı için neden yeni bir prototip daha yapıldı anlayamadık, bunun gerekçesi nedir? Prototip üretiminde hangi motor ve transmisyon kullanıldı? Bu koşullar altında üretilen ALTAY tankı prototipi ilk tank teslimatı olarak kabul edildi mi? Bu konulara açıklık getirmenizi istiyorum.
Sayın Bakan, Sayıştayın 2021 Raporu'nda önemli bir tespit var. Sayıştay, Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne ve Tersaneler Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerdeki işçilerin, memurlar için ayrılan kadroya ilişkin işlerde çalıştırıldığını tespit etmiş. Örneğin, branşı elektronikçi olan işçinin mutemet, branşları tank makinisti, silahçı, kaynakçı, su altı olan işçilerin veri hazırlama kontrol işletmeni gibi işçilerin memurlar için ayrılan kadrolara ilişkin işlerde çalıştıkları görülmüştür. Bu minvalde, Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerde toplamda 3.271 memur kadrosunun 1.311'inde memur, 504'ünde işçi; yine, aynı şekilde, Tersaneler Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerde toplamda 1.077 memur kadrosunun 499'unda memur, 145'inde ise işçi olmak üzere toplam 649 işçinin anılan mevzuat hükümlerine aykırı olarak memurlar için tahsis edilen kadrolara ilişkin işlerde çalıştığı tespit edilmiştir. Memurlar için kadro ihdas edilmiş, kamu hizmetlerinde 657 sayılı Kanun'a göre kadro niteliklerini taşımayan işçilerin çalıştırılmaması uygunken neden böyle bir uygulama yapıldı? İşçi personelin görevlendirildiği memur kadrolarına atama yapmayı düşünüyor musunuz?
Sayın Bakan, şehit yakınlarının ve gazilerin hakları Anayasa'yla güvence altına alınmıştır. Şehit yakınları ve gazilerimiz önemli sorunlarla boğuşmaktadırlar. Bu sorunları gidermeye yönelik politikaları hayata geçirmek sosyal devlet olmanın gereğidir. Bu amaçla şehit yakınları ve gaziler yüksek kurulunun acilen kurulması lazım. Neden yüksek kurul? Çünkü devletin içinde bağımsız bir kurum olmalıdır; bu kurum, şehit yakınları ve gaziler için gündelik siyasete konu olmayacak şekilde uzun erimli çözümler üretmelidir. Şehit yakınları ve gaziler arasında ayrımcılık var, bu ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikaların üretilmesi lazım. Ayrımcılık yaparsanız, toplumu bölerseniz, ayrıştırır, kutuplaştırırsınız. Yüksek kurul bu konuda da inisiyatif geliştirmelidir.
Sayın Bakan, 15 Temmuz şehitlerimiz ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki şehitler arasında niye ayrım var? 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından yapılan düzenlemeyle şehit olanların kendinden olma erkek çocukları ile aynı anne babadan kardeşlerinin tamamı askerlikten muaf olabiliyor ancak Terörle Mücadele Kanunu kapsamında şehit olanların kendilerinden olma çocuklarının tamamıyla aynı anne babadan olma kardeşlerinden sadece birinin askerlikten muafiyet hakkı var. Bu ayrım neden yapılıyor? Daha bitmedi... Sayın Bakan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sitesinde 15 Temmuz darbe teşebbüsünde şehit olanlara tanınan haklar 18 başlıkta yayımlanmış vaziyette. Sormak istiyorum: Bu hakların kaçı diğer şehit yakınlarına tanınmıştır? Önemli bir konu da Kıbrıs gazileri arasında şeref aylığı konusundaki farklılıklar. Örneğin 2 gaziden 1'i memurluk yapmış, diğeri tarlada çalışmış; memurluk yapan primini ödemiş, emekli olmuş, 2 bin lira civarı aylık alırken hiç prim yatırmayan, tarlada çalışan ise 2 katı civarında şeref aylığı alıyor. İster prim yatırarak herhangi bir yerden emekli olsun ister serbest çalışsın gazilerin şeref aylığının standarda bağlanması ve artırılması şeklinde Kıbrıs gazilerimizin talebi var. Bu noktada bazıları sizin Bakanlığınızın alanına girmese de sizin girişimlerde bulunmanız gereken şu soruları da kayda geçirmek istiyorum: Bir, malul gazilerimizin ortez, protez, tekerlekli sandalye ve özel hastanelerde tedavilerinde ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu yaşanan sıkıntıları gidermek için bir çalışmanız var mı? İki, şehit ailelerimize ve malul gazilerimize ödenen şehitlik ve malullük maaşları yoksulluk sınırının altındadır; bu konuyla ilgili bir çalışmanız var mı? Üç, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin kendilerine yakışır bir hayat seviyesini sağlamak için çalışmanız var mı? Şehit ve malul gazi çocukları eğitim konusunda birçok sorunlarla boğuşmaktadırlar, bu konuda çalışmanız var mı? Şehit ve malul gazi çocuklarının tamamına istihdam hakkı verilmesi konusunda bir çalışmanız var mı? Araç alımında ÖTV muafiyeti hakkının engellilik durumları dikkate alınmadan tüm gaziler ve şehit yakınları için sağlanması yönünde bir çalışmanız var mı? Araç alımında ÖTV muafiyeti hakkı 2022 yılı için 450 bin 500 TL üzerindeki araçlarda geçerli değildir. Günümüz ekonomik koşullarında 450 bin TL'ye alınabilecek sıfır araç neredeyse hiç kalmamış dolayısıyla bu haktan faydalanmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. 450 bin sınırının arttırılması hakkında bir girişiminiz var mı?
Sayın Bakan, emekli astsubayların ve hâlen çalışmakta olan astsubaylarımızın maddi ve manevi olarak haklarının verilmesi hâlen çalışmakta olan astsubayların da moral ve motivasyonunu arttıracaktır. Bu açıdan, astsubaylara görev ve makam tazminatı verilmesi, birinci derecenin dördüncü kademesini alan astsubayların emekliliklerine de yansıyacak şekilde 4800 ek göstergenin verilmesi, sınıf okullarında 18 yaş altında geçen sürelerin fiili hizmetlerinin sayılması...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - ...adi malul ve vazife malulü emekli astsubayların maddi durumlarının iyileştirilmesi, sosyal tesislerin tamamının subay ve astsubaylarca müşterek olarak kullanılması hususlarında hangi çalışmaları yapıyorsunuz?
Bütçeniz hayırlı olsun, teşekkür ediyorum Başkanım.