| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4780) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 15 .12.2022 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Şimdi, tabii, bu 4'üncü madde, petrol araştırma, arama ve üretim faaliyetlerinde dağlık ve kırsal bölgelerde çalışıldığından hareketle, gece çalışma süresi olan yedi buçuk saati artırmayla ilgili bir madde. Yani ben de aşağı yukarı otuz yıl içme suyu aramalarında yani sondajlarında da yer almış birisiyim; 3 vardiya çalıştırma ne tür bir sakınca yaratıyor, doğrusu merak ediyorum çünkü gerçekten o kadar su arama alanları kaldı ki daha da dar ve daha küçük kapsamlı olmasına rağmen 3 vardiyalı çalışılabiliyordu orada ve kaldı ki 2004 yılında çıkarılmış olan Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te petrol araştırma, arama ve üretme faaliyetlerinin niteliği dolayısıyla, sürekli çalışılması hâlinde, vardiyalı çalışma yapılabilecek bir sektör olduğu ifade edilmiştir.
Şimdi, tabii, yine baktığımızda buraya, iş cinayetlerine bir göz attığımızda, yoğun çalışma faaliyetleri nedeniyle sadece ekim ayı içerisinde 158 vatandaşımızı kaybetmişiz, kasım ayındaysa 127 vatandaşımızı kaybetmişiz. 2022 yılının ilk on bir ayında 1.658 işçi hayatını iş cinayetlerinde kaybetmiş. Tabii, yani bunu burada bir rakam olarak ifade etmekten gerçekten zül duyuyorum çünkü her birinin arkasında bir hikâye ve her bir işçinin de elbette bir yaşamı ve en önemli insanlık hakkı olan yaşama hakkı var. Baktığımız zaman, gerçekten, yirmi yıllık iktidarınız döneminde de -bunu söylemek zorundayım- 30.224 işçi hayatını kaybetti ve bunun çoğu, maalesef, taş ocakları ve madenlerde hayatlarını kaybetti. Dolayısıyla, bir vahşi madencilik "kömür çıkaralım da ne şekilde olursa olsun" anlayışıyla, işçinin yaşamını yok sayan bir anlayış söz konusu. Avrupa Birliği süreci çerçevesinde de bu şeyin dama taşları döşendi, uluslararası yeni iş bölümüne katılım koşulları oluşturuldu ve maalesef, birçok emek karşıtı yasa çıkarıldı; İş Yasası benzeri gibi. Dolayısıyla, güvencesiz çalıştırma biçimleri olan taşeronlaştırma, göçmen, kaçak işçilik, kısmi, sürekli ve geçici işçilik bu süreçte zemin buldu. İş Yasası, daha sonra, 2013'te 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'na evrildi, o yasa çıkarıldı. 2016'da da OHAL'in ilanıyla beraber emekçiler grev haklarını, haklarını aramayla ilgili, maalesef, bütün o haklarını kaybettiler. Tabii ki işsizlik tehdidi altındaki emekçiler en temel haklarını arayamaz hâle getirildi. İşsizliğin yüzde 20'lere vardığı bir süreçte doğal olarak arayamıyorlardı. Bir de yetmedi, üzerinde bir "Kod-29" diye bir şey çıkardınız. İşçilerin pek çoğu bu süreçte hem işini hem de yaşamını yitirdi maalesef, bu süreçle ilgili. Tabii, iş cinayetlerindeki adaletsizlikler ve cezasızlıklar hâlen süregeldi ve sürüyor.
Dolayısıyla, bu iklimde, biliyorsunuz, en son yaşadığımız maden faciasındaki -41 vatandaşımızın, daha sonra hastanede 1 vatandaşımızın vefatıyla 42'ye çıktı- ailelere taziyelere gittiğimiz zaman beni en çok etkileyen ve üzen kısım şu olmuştur: Bir anne, 21 yaşındaki çocuğunu kaybetmiş bir anne "Sabah helalleşerek ayrıldık." deyince ben de "Aa, içine doğdu herhâlde çocuğun." diye söylediğimde "Hayır, biz her gün giderken çocuğun sağ gelemeyeceğini düşünerek -maden işçisinin- sağ kalmayacağını düşünerek helalleşerek ayrılıyoruz birbirimizden." Dolayısıyla, böyle bir iklimde, daha fazla işverenin... Özellikle devlet saikiyle yapılan işlerde, devletin iş güvenliğinden önce işçinin güvenliğini düşünmek durumunda olduğunu burada ifade etmek istiyorum ve yedi buçuk olan saatin artırılmak yerine vardiyalı sistemin getirilerek en azından 3 vardiyaya bunun dönüştürülmesinin daha uygun olduğunu düşünerek, bu maddede bir düzenleme yapılmasının gerekliliğini buradan ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ederim.