KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Eyvah, çok büyük bir görev yüklediniz Sayın Başkan.

Şimdi, kur korumalı mevduatla ilgili olarak gözden kaçırılan bir nokta var, Orhan Bey biraz önce bir şeyler anlatmaya çalıştı ama şimdi düzeltmediniz.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Yanlışsa düzeltin Başkanım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, hazine, kur artışından kaynaklanan gelir farkını ödüyor, hazinenin yükümlülüğü var. Siz, o yükümlülükle ilgili bir rakam verdiniz.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Vergi istisnası da dâhil.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Olabilir ama Merkez Bankasının, bu işte Merkez Bankası ödemelerinin bir yükü, maliyeti olmadığı gibi bir ifadede bulundunuz.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Yok, öyle bir ifade kullanmadım, onu bilmediğim için söylemedim, öyle bir ifade kullanmadım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şöyle, Merkez Bankasının ödediği kur farkları, Merkez Bankası bilançosunda nihai olarak Merkez Bankasının zararı hâline geliyor. Eski yılları hatırlarsanız, Hükûmet, Merkez Bankası kârlarına el koyuyordu yani bütçeleştiriyordu ve hazineye devrediyordu. Hâlbuki, bu kur korumalı mevduattan sonra, bu kur farkları Merkez Bankasını zarara sokacağı için bir Merkez Bankası kârı muhtemelen çıkmayacak, Merkez Bankası belki tarihinde ilk defa zarar görecek ve bu zarar da hazineden tahsil edilecek, o da nihai olarak yine hazinenin sırtına biniyor, onu da belirtmek isterim.

İkincisi: Ben her şeyin filozofik tarafına bakarım ve zevk alırım. Bir ara müziğe takıntım vardı, "müzik felsefesi" diye kitap aradım mesela. Şimdi, konuşmalarda da işin filozofik tarafına takıldığım için böyle izliyorum. Rıdvan Bey'in doğrudan üreticilerin konumu açısından bölüşüm problemine doktrinel bir bakışla yaklaşması üzerine siz de aşka geldiniz -Orhan Bey de- hemen "Çevreyi merkeze taşıdık." falan filan diye birtakım açıklamalarda bulundunuz. Bu, merkez-çevre ilişkileri kime aittir? Yani Adalet ve Kalkınma Partisi programına onu yerleştiren benim. Yani "Çevreyi siyasetin merkezine taşıyacağız." dedik ama kavram bana ait değil, Şerif Mardin'e ait bir kavramdır, çevre-merkez ilişkileri. Biraz daha toplasaydınız yine bir filozofik konuşma dinlemiş olacağımı zannediyordum ama o boyutunu biraz eksik gördüm.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Yani neyin alayını ediyorsunuz bilmiyorum ama benim öyle bir derdim yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi ama şunu görebilirdiniz...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ben sadece AK PARTİ iktidara geldiğinde hangi iddiayı...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir dakika, bir dakika, şunu görebilirdiniz Orhan Bey, şunu görebilirdiniz...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Neyin dalgasını yapıyorsunuz ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, "Çevreyi merkeze taşıyacağım." derken bütün ülkeyi çevreye dönüştürdünüz ya, bütün ülkeyi çevreye dönüştürdünüz! Nerede merkez-çevre ilişkisi kuruyorsun ya!

DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Tamamen öyle, merkezi çevreye taşıdınız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, değerli arkadaşlar...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Başarılar zorunuza gidiyor işte!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ah, keşke başarılı olsaydınız, iftihar ederdik! Hiç merak etmeyin, başarıları da söyleriz!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Az kaldı, göreceğiz!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şey yapmayız, yok kabul etmeyiz!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Az kaldı, hepimize neyin ne olduğunu anlatacak!

KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Ya, hangi başarı ya! Neyin başarısı!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Değerli arkadaşlar, şimdi, sisteme bütüncül açıdan bakmak lazım.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, herkes sırası geldiğinde fikrini ifade ediyor. Rica ediyorum, Abdüllatif Bey'i dinleyelim.

Buyurun.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hayır kendisi de felsefe yaptı, anlamadım, bizimle alay ediyor. Ne anlatmaya çalıştığınızı anlamadım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ben yapmadım ki. Bir şeyler söyledin de doğru değil demek istiyorum, anlaşılmayacak neyi var?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ne anlatmaya çalıştınız?

KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Anlamaya çalış!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir şeyler anlattın ama doğru değil diyorum ya! Bunun anlaşılmayacak bir tarafı var mı?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hadi buyurun, siz bir felsefe koyun. Ne anlatmak istiyorsunuz buyurun, görelim birikiminizi.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, size bir felsefe koyayım.

Şimdi, arkadaşlar, ücret politikası önemli. Bakın, herkes ücretle ilgili birtakım değerlendirmeler yapıyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Parazit yapıyor Sayın Başkan.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, mikrofona bir bakarsanız?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dokundukça bozuluyor galiba.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bazen masaya vuruyorsunuz, o etkiliyor galiba.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ondan değil, sizin parazitleriniz buraya yansıyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Parazit sizde var.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Siz parazit yapıyorsunuz ya, o parazitler yansıyor buraya.

Değerli arkadaşlar, şimdi, enflasyonist bir politika uygulayan bir iktidar var, bir hükûmet var. Asıl sorun bu enflasyonist politikadadır. Sizin bu enflasyonist politikalarınız devam ettiği sürece ücreti peşinden yetiştirmek için biraz artırmışsınız, fark etmiyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Bu mu entelektüel?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bu zamların hepsini siz zaten üç ay içinde elinden alacaksınız emeklilerin de memurların da asgari ücretlilerin de. O hâlde, önce şu enflasyonu bir ortadan kaldırın bakalım. Enflasyon, dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri ya! 2002, 2002 deyip duruyorsunuz, 2002'nin enflasyonunun kaç katı şu andaki enflasyon biliyor musunuz? Yüzde 29'du 2002'de devraldığımız enflasyon. Şimdi "64" diyorsunuz. Kaç katı yapıyor? 2 katından fazla. Dolayısıyla enflasyonu patlatmışsınız, enflasyonun peşinden ne kadar yetişebilirim diye uğraşıyorsunuz ama verdiğiniz bu zamların hiç biri enflasyonunun peşinden yetişmenizi de sağlamıyor çünkü verilen....

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - ... bu ücret artışları fiyat artışlarını karşılamıyor. Arkadaşlar TÜİK'in ve gıda enflasyonun kaç olduğunu söyledi, yüzde 78. Bir kere, düşük gelir gruplarının harcama sepetini belirlemek lazım. Bu harcama sepetinin enflasyonu kaç? Kayıplarını karşılıyor mu, karşılamıyor mu ona göre değerlendirmek lazım. Gıda enflasyonu TÜİK'in rakamlarında bile yüzde 78 olduğuna göre düşük gelir gruplarının, sabit gelirlilerin enflasyon kaybını telafi etmeyen bir ücret artışı var, hem emekliler açısından hem memurlar hem de asgari ücretliler açısından. Üstelik de enflasyon devam ediyor, önümüzde daha altı ay var. Bu süre içerisinde eriyip gidecek ve tekrar, reel olarak gelirlerinin azalmış olduğunu görecekler. Üstelik, bakın, bu ENAG'ın, İTO'nun enflasyon oranlarını vermiyorum, MetroPOLL bir anket yapıyor -ismini de veriyorum- "2022 enflasyonu kaç oldu?" diye vatandaşa soruyor. Nüfusun yüzde 24'ü diyor ki: "Enflasyon bu sene yüzde 84 oldu." Nüfusun yüzde 47'si diyor ki: "Yüzde 170 oldu." yüzde 18'i "170'in üzerinde oldu." diyor, yüzde 9,5'u da "Fikrim yok." diyor.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Şener, bu bilimsel mi şimdi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bu tabii bilimseldir. Anketler bilimsel...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Yapmayın, lütfen ya.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bakın, AK PARTİ seçmeni ne diyor?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ya, şimdi...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, kesme sesimi ben sen konuşurken hiç konuşmuyorum özellikle.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Tamam. Hayır hayır yani bilimsel mi, o manada sordum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi bakın, AK PARTİ seçmeni ne demiş? AK PARTİ seçmenin yüzde 54,3'ü demiş ki: "Enflasyon yüzde 170 ve üzeridir." Bakın, AK PARTİ seçmeninin yüzde 54'ü diyor bunu.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Kaydırmış onlar.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - AK PARTİ seçmeninin yüzde 33'ü de demiş ki: "Yüzde 84 civarındadır." Daha aşağı diyen hiçbir AK PARTİ seçmeni yok. Sadece yüzde 12,7'si demiş ki: "Fikrim yok." E, siz şimdi kendi seçmeninize savaş ilan etmişsiniz ya! Bir parti kendi seçmenine savaş ilan eder mi?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hiç öyle bir şey yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Önce bir tarayın, bir çalışın sizin seçmenin enflasyon algısı nedir diye.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Başkan, sesi bir düzeltelim.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sesi düzeltmek için her açıp kapattığımda yeniden süre veriyorum Sayın Şener'e. Bu gidişle, çok uzun konuşacak.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yok, uzun konuşmam merak etme.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Şaka yapıyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Doldu." derseniz kapatırım.

Şimdi, dolayısıyla bu getirdikleriniz bir kere palyatif tedbirler ya yani peşinden yetişmeye çalışmayla olmaz bu iş. Bir kere, ciddi bir enflasyonla mücadele programınız olacak. Dar gelirlileri, sabit gelirlileri, ücretlileri en fazla ezen, yok eden, bitiren konu bu yüksek enflasyondur. Sizin enflasyonunuz patlamış; dünyada yok böyle bir enflasyon, hatta 1990'lı yıllardaki enflasyondan bile fazla çıktı bazı aylardaki enflasyonlar. Böyle bir şey olmaz arkadaşlar, böyle bir şaşkınlık olmaz, böyle bir dağınıklık olmaz, böyle bir politikasızlık olmaz. Geçen eylül ayından beri ne söylediyseniz tersi çıktı ya! Böyle rastgele bir ekonomi politikası olur mu? Önce bir kendinize gelin ve önce, yaptığınız işin diğer ekonomik olaylara, faktörlere etkisi ne? Bunun analizi bile yoktur. Şunu mu verelim, bunu mu verelim? Bunu artıralım... Bu çözüm mü? Bu çözüm değil. Niye çözüm değil? Çünkü bakın, nasıl bir şey vermişsiniz en az ücret alan -değil mi- emekliye? Kaç lira alıyordu? 3.500 lira. "Ben bunu, en az maaş alan ücretlinin maaşını 5.500'e çıkardım." diyorsunuz. Peki, daha önce 5 bin lira alan ücretlinin maaşı kaça çıktı? Gene 5.500'e çıktı, öyle değil mi?

AHMET KILIÇ (Bursa) - 6.500.

ORHAN YEGİN (Ankara) - 6.500, ne alakası var!

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 6.500'e mi çıktı? Kademeli mi artırdınız?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Yüzde 30 artıyor her hâlükârda.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yüzde 30 artırdığınız için çıktı.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Efendim, matematik anlatacak değiliz bu saatten sonra.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kardeşim, hesapla bakayım kaç lira artmış, kaç lira artmış? Bir kere şunu yapıyorsunuz: Sizin bu politikanız, hem asgari ücrette uyguladığınız politika hem de maaşları bu şekilde artırma politikanız ücretlilerin ve emeklilerin gittikçe daha büyük bir kısmını en az düzeyden maaş alır hâle getiriyor. Nitekim, Avrupa'da emekçilerin yüzde 5'i veya 10'udur asgari ücret alan; Türkiye'de yüzde 57'ye çıkmış sizin bu politikalarınız yüzünden.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - 38.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Bütün rakamlar hatalı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 38 değil, 50'nin üzerinde kardeşim.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - 38.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 50'nin üzerinde, sizin o hesaplarınızın hepsi yanlış.

Emeklilerde de aynı şeyi yapıyorsunuz, bütün ücretleri en düşük düzeye doğru yaklaştırıyorsunuz. Bu, yanlış bir politika, yanlış bir politika.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, toparlayabilirseniz seviniriz, maddelerde de devam ederiz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Orta sınıfı eritmişsiniz. Bakın, bir çalışma var, şu çalışmanın özetini de vereyim. Bu politikalarınız nedeniyle daha önce yüksek gelir grubu nüfusun yüzde 15'i olarak kabul edilirken yüzde 20'ye... Biraz çıkmış, orada yandaş palazlananlar var. Orta gelir grubu daha önce yüzde 70'ken, nüfusun yüzde 70'iyken şimdi, 2022 sonu itibarıyla yüzde 20'ye düşmüş kardeşim, orta sınıf yüzde 50 erimiş. En düşük gelir grubu ise yüzde 15'den nüfusun yüzde 60'ına çıkmış. Siz sürekli en alt gelir grubuna taşıyorsunuz herkesi. Onun için bütün Türkiye'yi çevreleştiriyorsunuz diyorum. Bu politikalar yanlış; makro, sistematik, planlı ve yan etkilerini görmeden yaptığınız her iş yanlıştır.