| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve 106 Milletvekilinin; Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4987) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 09 .03.2023 |
İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ulusal felaketin acısını yaşarken böyle bir düzenlemeyi yapmaktayız. Sayın Başkan, bu vesileyle, bu yasa önerisi konusunda dile getirilen bütçe kurallarının dışına çıkma iradesini ben de vurgulamak istiyorum çünkü bu, esasen, bütçe kapsamı içerisinde yer alması gereken bir yasal düzenleme. Tabii ki yasal düzenleme olmalıydı ama acaba -Sayın Öztürk, sunuşu sırasında dile getirmedi- şu anda karşı karşıya bulunduğumuz afet mevzuatıyla ilgili bir bağlantı kuruldu mu? İki açıdan: Bir, 1943'ten bu yana sahip olduğumuz mevzuat yelpazesi, 20 kadar yasal düzenleme var, bir de 11 kadar OHAL Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarıldı. Bu konuları da aslında... Örneğin, CBK 126 yerleşme alanlarını kullanıma açması bakımından en belirgin kararname ve orada aynı zamanda 7269 sayılı Yasa'nın düzenleme alanında düzenleme yapılıyor.
Bu Cumhurbaşkanlığı kararnameleri şu bakımdan önemli Sayın Başkan: 11 kararnamenin çoğu sizin Komisyona yani Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmiş bulunuyor ve bunların gerekçeli olarak havale ediliş şekli ve nasıl olacağı da -Anayasa'ya göre karar biçiminde mi, kanun biçiminde mi olacağı- belli değil. Ama burada benim vurgulamak istediğim husus şudur: Bu OHAL kararname alanının yürürlükte bulunan yasalarla yarışacağı ve önümüzdeki haftalarda, önümüzdeki aylarda çok ciddi sıkıntılar yaratacağı yönünde; bu bakımdan, Meclisin tutumu -tabii, sizin Komisyonunuzun tutumu da önemli ama- son derece önemli.
Şimdi, karşı taraftan vekil yok ama tabii ki ben dile getirmek durumundayım; sabahleyin yapılan tartışmalar ve bize yöneltilen bazı belki eleştiri ötesi suçlamalar bakımından şöyle dile getirmek durumundayım: Bütünleşik afet yönetimi yasası çalışmalarını yürütmekteyiz ve bu çalışmalar çerçevesinde, öncesi, esnası ve sonrasına ilişkin önlemler denetleme, düzenleme ve yaptırım kapsamında ama tabii ki bu çalışmalar, görev, yetki ve sorumluluk -üçlü ilke- çerçevesinde, hem kamu yönetimi açısından hem de afet yönetimi açısından geçerli olmak üzere yürütülmektedir.
Gerçekten, on yıl kadar önce gerçekleştirilen, Arjantin'den Vietnam'a kadar yapılan insan hakları ve afet yönetimi, afetler bilimsel projesinde Türkiye raportörü olarak bütün bunları ben de sıralamaya çalıştım nasıl yapılması gerektiği konusunda. Bana öyle geliyor ki bu gündemimizi bu şekilde birbirinden habersiz, kopuk gündemler yerine bu bütünleşik afet yasası, afet yönetimi yasa önerisini bir an önce getirip burada tartışmamız gerekir çünkü belirttiğim gibi seksen yıldır 20 kadar yasa yürürlükte. Depremden bu yana 33 kanun teklifi Meclis Başkanlığına verilmiş bulunuyor ve 11 Şubattan bu yana da 11 CBK yürürlüğe konmuş bulunuyor. Şimdi, sizin yaptığınız, hazırladığınız bu öneri ile yürürlükteki mevzuat arasında birtakım iç içe geçmeler bir yana, esasen önümüzdeki dönemde uygulamada ortaya çıkacak olan sıkıntılar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile doğal afetler konusunda yürürlükte olan yasalar arasında çatışma çıkacak çünkü bunları karar olarak Meclisin onaylaması durumunda OHAL Cumhurbaşkanlığı kararnameleri sürekli hâl alacak. O zaman yasa mı uygulanacak, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi mi uygulanacak? Bunlar ciddi sorunlar yaratacak çünkü mevzuat hâlen yürürlükte.
Şimdi, biraz önce dile getirilen, bu Cumhuriyet Halk Partisinin kentsel dönüşüm konusunda...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, bunu iki cümleyle tamamlayayım izninizle.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun.
İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul) - 6306 sayılı Afet Riski Kanunu'na aslında partimiz karşı değil, tam tersine, afetler öncesi düzenleme, denetim ve yaptırım sürecinde bunun ciddi biçimde uygulanması... Yoksa afet riski alanının ilan edilmesi... Çok yüksek yetkilerle donatılmış bulunuyor ilgili makamlar; bilimsel ölçütler yok ama uygulama ise inşaat sektörü ise çok büyük ölçüde özel sektöre bırakılmış ve bir tür rant alanına kaydırılmış ve orada da ciddi bir denetim yok. Şimdi böyle olduğu için esasen... Mesela, şu anda ormanlar ve meralar buna gerek yokken 126 no.lu CBK'yle yerleşim alanlarına açıldı ama eğer aynı yaklaşım sürdürülürse önümüzdeki dönemde yine benzeri sıkıntılar ortaya çıkacak; oysa afet sonrası düzenleme... Esasen gelecek depremler için önceden yapılan düzenleme söz konusu burada. O nedenle, biz, öncesi, anı ve sonrası olmak üzere afet yönetimini bütünleşik olarak ele almadığımız sürece bu farklı tartışmalar ve farklı bölük pörçük düzenlemeler Türkiye'de afet yönetiminin, afet hukukunun etkinliğini sağlayacak ciddi düzenlemeler olmaktan uzak olacaktır.
Ben, şimdilik, buna dikkatinizi çekmek amacıyla bunları belirtmekle yetiniyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.