KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Değerli arkadaşlar, ben de birkaç şey söylemek isterim. Gerçekten, sonuçlarını daha sonra göreceğimiz çok önemli kararların Komisyondan geçtiğini düşünüyorum. Bir kısmına gerçekten hiç razı olmadık, olmayacağız. Birincisi, özellikle bu maden işlendikten sonra kalan yerlerin rehabilitasyonu yani eskiye döndürülmesi meselesinin özel sektöre verilmesi; bunun bir siyasi karar olarak, 2019 yerel seçimlerinden sonra büyükşehirlerin büyük bir kısmını alan Cumhuriyet Halk Partili belediyelere verilmiş bir ceza olarak değerlendiriyorum. Özellikle sizleri bir kez daha bu duyarlılığa davet ediyorum. Genel Kurula daha var, bu konuda gerçekten böyle düşünüyoruz. Sorum şuydu: Eğer şu anda bütün büyükşehir belediyeleri sizde olsaydı, iktidarın yönetiminde olsaydı böyle bir karar alır mıydınız? Bunu sizlere özellikle sormak istiyorum özellikle.

MEHMET ALİ CEVHERİ (Şanlıurfa) - Bütün büyükşehir belediyeleri sizde değil ki.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Atıkların, molozların kent içerisindeki var olan diğer atıkların tümünün toplama yetkisi, bertaraf etme yetkisi belediyelerde ama belediyeler onları götürebilecek bir alan için özel sektörden gidip yer bulmak zorundalar. Akılcı geliyor mu arkadaşlar? Akılcı mı bu? Sorunuza şöyle cevap vermek isterim, geriye dönmek istemem ama sorduğunuz için söylemek istiyorum: Bakın büyükşehir...

MEHMET ALİ CEVHERİ (Şanlıurfa) - Bütün büyükşehir belediyeleri sizde değil.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Tabii, anladım anladım ama orada keyfiyet var; istediğinizi kullanabilirsiniz, istediğinizi kullanamazsınız. Neden söylüyorum bunu Cevheri Bey? Şunun için söylüyorum: Hatırlayınız, Büyükşehir Belediyesi Kanunu geçtikten sonra kamu kurumlarına ait birçok yer, bir çok arsa vesaire alan vardı. Bir bakın, geriye dönün inceleyin, ne demek istediğimi o zaman anlayacaksınız. İktidar partisinin büyükşehir belediyesi olan bütün yerlerde bunlar o belediyeye devredildi ama İzmir gibi, Aydın gibi, Muğla gibi büyükşehir belediye başkanlığı sizde olmayan belediyelerde ilgili bakanlıklar gitti oraya "Burası bizim." dediler. Ne demek istediğimi anladınız mı? Açın, bakın; yeni bir tartışma başlatmak için söylemiyorum ama bu, doğru değil. İstanbul gibi, Ankara gibi, İzmir gibi nüfus yoğunluğu 5 milyon ile 20 milyon arasında değişen illerde böyle bir sistemi getirerek büyükşehir belediyelerimizi cezalandırıyorsunuz; tekrar söylüyorum. Bunu şunun için söyledim: Daha vakit var, Başkanım da burada, daha Genel Kurula gideceğiz. Lütfen düşünün çünkü bütün bu kentlerde her türlü siyasal partiden insanlar yaşıyor; bunlar bizim arkadaşlarımız, dostlarımız, hepimiz bu topraklarda ve bu kentlerde yaşıyoruz. Dolayısıyla bu kentin bütün atıklarının, atıklarının toplanmasının, moloz dâhil, hafriyat dâhil bütün bunların yetkileri kimde? Büyükşehir belediyelerinde. Şimdi, büyükşehir belediyelerinde olan bu yetkiyi... Büyükşehir belediyeleri bunları nasıl bertaraf edecek, nasıl -dediğiniz gibi- kullanacaklar o molozları, o şeyleri? Bu yasa onun için çıkarılmıştı, bunlar öngörülmüştü ama bugün biz, aldığımız bir kararla o belediyelerin elini kolunu bağlıyor durumdayız. Özellikle bunu bir kez daha...

Başkanım, her şey bitmiş değil bunun bir kez daha Genel Kurulda konuşulması ve tartışılması, oraya gelene kadar yeniden önceki hâline dönüştürülmesi konusunda bir tartışmayı yürütmek isterim ve bunun da öyle olması için çaba sarf etmenizi diliyorum.