KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Değerli hazırun, hepinizi saygıyla selamlıyorum; ben de iyi haftalar dileyerek başlamak istiyorum.

Ben sorularımı doğrudan soracağım; kamu adına soruyorum, millet adına soruyorum açıkçası.

Bir, neden istifa etmiyorsunuz? İki, çadır satmak nedir Allah aşkınıza, kan satmak nedir bu ülkede, gıda maddesi satmak nedir? Gerçekten, Osmanlı Dönemi'nde kurulmuş olan Kızılayı, ilkokuldan başlayarak çocukların Kızılay kolu başkanı olmak için yarıştığı, insanların kan vermek için yarıştığı ve tek görevi bir savaş sırasında ya da bir afet sırasında yardım götürmek olan bu kuruluşu neden ticari bir şirket ve maalesef, ticari metaların satıldığı bir konsorsiyum hâline getirdiniz?

Doğrudan sormak istiyorum. 50 binin üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybettiği böyle bir ortamda sınıfta kalan bir Kızılayın Başkanı olarak bir de milletvekili adayı olacağınız konuşuluyor. Yani hangi başarınızdan dolayı milletin karşısına çıkıp...

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Şimdi, Sayın Vekilim...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben çok açık ve net soruyorum Sayın Başkanım, ben millet adına...

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Ama şahsi şeyleri gündeme getirip millet adına...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben millet adına soruyorum; Kızılayın başındaki kişi geliyorsa...

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - İyi, siz kendi adınıza sorabilirsiniz.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben millet adına soruyorum efendim, ben milletvekiliyim burada, millet adına sormak durumundayım bunları.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Yani şahsi şeyleri sormayalım.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Şahsi sormuyorum, kurumun başındaki kişi olarak...

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Kendisinin takdiridir, ister milletvekili adayı olur veya olmaz.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Şimdi, diyor ki: AFAD ve şey bir birbirine destek olan kurumlar. Ya, AFAD'ın da enkaz altında kaldığını gördük ne yazık ki bu depremde, Kızılayın da deprem altında, enkaz altında kaldığını gördük. Diyorsunuz ki: "İşte, 919 milyon bir yardım yapıldı, bir ev bir yuva..." Ne dediniz kampanyanın adına, "bir yuva bir ev" mi? Bununla ilgili 919 milyon...

MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - "Evim Yuvan Olsun"

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - "Evim Yuvan Osun" kampanyası... Bir de 6 milyar lira, yine, ayni ve nakdî bağış olduğunu söylüyorsunuz. Yani bizde, Adana'da bir laf vardır, bazı komisyonlarda kullanıyorum: "Allah, bağı bekçisinden korusun." derler. Yani bu parayı nasıl yöneteceğinizi şeffaf olarak kamuoyuyla paylaşacak mısınız ve bunun toplum nezdinde inandırıcı olmasına ilişkin nasıl bir yöntem izleyeceksiniz; doğrusu bunu sormak istiyorum.

Yine, şuraya notlarımı almıştım, atlamak istemiyorum. Evet, tarihi geçmiş gıdaların ne yazık ki vatandaşlara iletildiğine dair iddialar ve fotoğraflar paylaşıldı. Yani gerçekten, vicdani olarak, depremzedelere, hayatını kaybetmiş ve artık, açlıkla, soğukla, hayatıyla mücadele eden insanlara nasıl böyle bir şey yapıldı, var mı böyle bir şeyin aslı; bunun cevabını sizden duymak isteriz. Bu ulvi ve kişilerin koşarak yardım ettiği kurumda böyle bir şeyin yaşanmamış olmasını diliyorum ben de tabii ki tüm vatandaşlarımız gibi.

Dolayısıyla, bunu, bu kadar insanın hayatını kaybettiği... Hani 50 bin olarak söyleniyor ama ben gerçekten bunun sadece 50 binle sınırlı olmadığını deprem bölgesinden biri olarak, Adana Milletvekili olarak, deprem bölgesinde yaşamış biri olarak söylemek istiyorum ki çok daha fazla insan ne yazık ki hayatını kaybetti. Daha kaç insan yaşamını yitirecek ki sorumluluk taşıyacaksınız ve gerçekten "Ya, biz burada hata yaptık, en azından vatandaştan bir özür dileyelim." mantığı olacak? Hani hakikaten çok üzülüyorum.

İspanya'da kardeşim bir kan hastalığı geçirdi. Günde 13 ünite kan alması gerekiyordu; doktor arkadaşlarımız bilir, "trombositopenik purpura" diye bilinmeyen bir hastalık. Ve inanın ki, bakın, bizim Türkiye'de olsa o kanı elde edebilmek için radyolara belki ilan verirdik, belki gidip, efendime söyleyeyim, eşimizi dostumuzu bulup kan bağışlatıp daha sonra karşılığında kan almak durumunda kalabilirdik. Her gün 13 ünite plazma veriliyordu ve bizim kan grubumuz dahi sorulmadı aile olarak. Biz ne zaman bu düzeye geleceğiz? Yani Kızılay olarak gerçekten bu kan bağışlarında hiç kimsenin bir telaşa düşmediği ve kanın anında vatandaşa karşılıksız iletildiği bir duruma ne zaman gelecek Kızılay? Bunları sorgulamak istiyorum.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Sayın Vekilim, yalnız bu kan...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bunu da bu arada sormuş olayım.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Kanla ilgili hakikaten çok iyi bir çalışma var; her türlü takdirin üzerinde bunu da görüyoruz yani bazı şeylerde...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sevgili Başkanım, isterseniz Kızılay Başkanımız cevap versin, ne olur.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Tabii, peki, hayhay ama biz de arazide görüyoruz.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bir de kamuoyunda tabii, 5-6 maaş aldığınıza ilişkin çok... Spekülasyon mudur, gerçek midir; buna ilişkin de kamuoyunu bir aydınlatırsanız, bunu çok merak ederiz.

Bir de lütfen, Kızılay artık bir partinin arkabahçesi olmaktan çıksın; bu yardım kolileri, yardım mekanizmaları... Bir partinin yardım kolu gibi davranmasın Kızılay.

Teşekkür ediyorum, sorularım bu kadar.