| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Prof. Dr. Naci Görür'ün, video konferans sistemiyle, depreme dirençli kentler yapmanın önemi, bu kentlerin bileşenleri ve çözüm önerileri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 04 .04.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Merhaba Naci Hocam. Öncelikle, hem Meclisimize yapmış olduğunuz bu kapsamlı sunumdan hem de yıllardır bu ülkede deprem bilincinin oluşturulması ve yine, depreme dayanıklı bir ülke oluşturulması konusunda göstermiş olduğunuz çabalardan dolayı yürek dolusu teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Değerli Hocam, ben şunu sormak istiyorum: Gerçi siz "Bakanlık kurulsun." dediniz ama eğitimden sağlığa, işte Kızılay'dan AFAD'a, sivil toplum örgütlerine, bütün kurtarma ekiplerine, itfaiye birimlerine, yerel yönetimler ve devlet kurumlarının eşgüdüm içerisinde olmasını sağlayabilecek bir bakanlık, bir afet ve iklim değişikliği bakanlığı mı yoksa bağımsız bir kurum yani AFAD gibi -siyasi yani sonuçta bir bakanlığa bağlı bir kurum değil- bağımsız bir kuruluş, Kandilli Rasathanesi gibi bağımsız bir kuruluş mu daha doğrudur? Çünkü bu da tartışılıyor. Buna ilişkin görüşünüzü öğrenmek isterim çünkü şöyle bir şey var: Dün örneğin, saat 06.45'te merkez üssü, Kandilli Rasathanesi'nin verdiği veriye göre, Malatya olan 4,3 büyüklüğünde bir deprem söylenirken aynı saatte AFAD bunu Adana-Saimbeyli 4,3 olarak verdi yani burada -biz de hatırlıyoruz ki- sabahın ilk saatlerinde 6 Şubatta depremin büyüklüğünü daha düşük verip Amerikan ulusal Geological Survey'in verdiği rakamdan sonra bir düzeltme yapıldı. Dolayısıyla gerek kurtarma gerek deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrası ya da afet öncesi, afet sırası veya afet sonrası eş güdüm, koordinasyon, liyakat gibi pek çok konunun giderilmesi açısından bakanlık mı bağımsız bir kurum mu olması gerektiğine ilişkin bir sorumu sormak istiyorum.
İkinci sorum da sizin fay yasasıyla ilgili çalışmalar yaptığınızı biliyoruz, bu konuda neden harekete geçilmiyor? Yani bugüne kadar... 2020 yılında bu konuda ben bir kanun teklifi sunmuştum, 2021'de maalesef reddedildi Mecliste. Dolayısıyla buna ilişkin görüşleriniz nedir? Fay yasası neden bir türlü hayata geçirilmiyor bu ülkede, bu kadar fay zonunun olduğu bir ülkede?
Üçüncü olarak da dün Karadeniz Bölgesi'yle ilgili, Trabzon'un depremselliğinin araştırılmasına dair bir araştırma önergesi sunuldu Mecliste. Sizin de Marmara'da denizel, deniz altı faylarını çalıştığınızı biliyoruz. Bu denizel, deniz altındaki faya ilişkin, Karadeniz Bölgesi'nin 10 kilometre açıklarında sismik boşluklar olduğu ve bu fayların çalışılması gerektiğine dair verilen araştırma önergesi dün reddedildi "Bu, Deprem Komisyonunda görüşülsün." mantığıyla reddedildi. Bu, Ege'de olsun, Karadeniz'de olsun, denizel, deniz altındaki faylar yeterince çalışılmış mıdır? Buna ilişkin görüşlerinizi merak ediyorum ve çalışılmasına dair ne düşünüyorsunuz?
Son olarak da gerek yerel yönetimlerde gerekse devlet kadrolarında yeteri kadar... Bu kadar depremselliği olan, beş yıldır afetlerle karşı karşıya kaldığımız süreç nedeniyle gerek pandemide gerekse deprem ve diğer afetler nedeniyle 250 bine yakın vatandaşımızı kaybettik. Bu kadar afetlerle yüz yüze olan bir ülkede gerek yerel yönetimlerde gerekse belediyelerde yeteri kadar jeoloji, jeofizik ya da yer bilimleriyle doğrudan ilgilenen mühendis çalıştırıldığını ve bunlardan yeteri kadar yararlanıldığını düşünüyor musunuz?
Teşekkür ederim.