KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben de sunumlarınız için, yaptığınız bilimsel çalışmalar için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bu ülkede deprem farkındalığı yarattığınız ve buna ilişkin kafa yorup gerçekten bu ülkenin depreme dayanıklı hâle gelmesi konusunda yapmış olduğunuz tüm çalışmalara, bütün sunumu yapan konuklarımıza teşekkür ediyorum.

Ben Hüseyin Bey'e sormak istiyorum, Okan Hocam da bunu yanıtlayabilir. Şimdi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu'nda 4 ana mühendislik birimi var; işte, mimar, inşaat, elektrik ve makine mühendisleri var yapı denetiminde. Şimdi, tabii, hani, ikincil yapı olan, diyelim asansör ya da kalorifer tesisatını denetleme konusunda bir makine mühendisi olabiliyor ya da elektrik tesisatı döşendiğinde deprem sonrası bunların onarılabilmesi olası, burada bir elektrik mühendisi yer alabiliyor ancak yapı zemin ilişkisini kuran, kurgulayan ve örneğin, zemin etütlerinde yapılan önerilerin yapıda veya temel tipi seçiminde temele dönük önlemlere dair yerinde uygulanıp uygulanmadığının kontrolü açısından herhangi bir yer bilimci burada yer almıyor. Buna ilişkin görüşleriniz nedir? Bunu sormak isterim. Yer bilimciler yapı denetimde olmalı mıdır, buna ilişkin görüşünüz nedir?

İkincisi de ben Jeoloji Mühendisleri Odası mensubuyum, aynı zamanda oda başkanlığı da yapmış, şube başkanlığı da yapmış bir mühendis olarak, Jeoloji Mühendisleri Odasının depremin ilk gününden beri sahada olduğunu biliyorum, takip ediyorum, bütün yayınları da takip ediyorum. O konuda da emeğinize, yüreğinize sağlık. Burada barınma sorununa ilişkin ne tür sorunlarla karşılaştınız, buna ilişkin çözüm önerileriniz nedir? Ayrıca, Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bu deprem bölgesinde yoğun olarak ne tür sorun yani yıkımların sebebine dair ne tür gözlemleriniz oldu? Bunu sormak istiyorum.

Yine, molozlarla ilgili siz ifade ettiniz sunumunuzda ama molozların yıkımına dair bu yer seçimlerinin daha önce, örneğin, maden terki alanların seçilmesi ya da işte, maalesef, Urfa ve Adıyaman'da yaşadık, kuru dere yatakları gibi su yolu üzerine dökülmemesi, bunların önceden belirlenmiş olması gerekmiyor muydu? Hani, daha çok molozların asbest ve benzeri gibi kimyasalları üzerine yoğunlaşılıyor ama şu anda atılan gerek su havzalarının korunması, kuş cennetleri, kıyı kenar çizgisi, kuru dere yatakları gibi pek çok alana döküldüğünü görüyoruz. Bunların önceden belirlenmiş olması gerekmez mi? Buna ilişkin görüşleriniz nedir?

Teşekkür ediyorum.