| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 16 .12.2025 |
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Siz bir yöntem önerdiniz, diğer gruplar ve bizim grubumuz da buna ilave bir şeyler söylediler. Sizin önemli bir sözünüzü, o arada böyle bir geçtiniz ama... "Aslında birlikte bir metodoloji yöntemi saptamaya çalışıyoruz." dediniz, bunu önemsiyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Evet.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Dolayısıyla az önce arkadaşlarımızın hem bu metodolojiyi, sizin sunduğunuzla ilgili yaptığı eleştirileri veya katkıları da elbette dikkate alacağınızı düşünüyorum ama söylemlerimizle uygulamamızın da aynı eşitlikte ve şeffaflıkta olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir önceki toplantımızda komisyon başkanlığı, sözcülüğü, kâtipliği seçiminde maalesef bu yaklaşımınızı göremedik. Bunun doğru olmadığının altını bir kez daha çizmek isterim çünkü KEFEK gerçekten bu yönde temsil edilen, her gruba başkan yardımcılığı, sözcülük, kâtiplik vererek bu güzel birlikteliği hani sözde yaptığımız birlikteliği fiilî alana da taşımış oluyor. Bu nedenle, bir kez daha sadece tek bir siyasi parti üzerinden konumlanmasını bu başkanlık, yardımcılık, sözcülük ve kâtipliğin doğru olmadığının altını çizmek isterim.
Sayın Başkan, hepimiz konuşurken çocuk olayının siyasetüstü olduğunu söylüyoruz ama çocuk meselesinden ortaya çıkan sonuçları hepimiz de siyasi olarak kullanıyoruz. O nedenle, aslında çocuk politikası tam da siyasi, politik bir meseledir, politiktir. Aynen hani kadın şiddeti, kadın cinayetleri de politiktir. Şimdi bunu siyasetüstü diyerek yumuşatmamız doğru değil. Ama şunu söylemek isterim: Hepimiz çok önem veriyoruz çünkü çocuklar sadece kendileri için bir değer değil, toplumumuzun, ülkemizin geleceği için de değer. Yani bugün çocuklarımızın haritasına baktığımızda gördüğümüz olay aslında Türkiye Cumhuriyeti devletinin baktığımızda gördüğümüz o haritasının da geleceğini oluşturuyor. O yüzden, bugün hepimiz çok önemsiyoruz bu yaptığımız işi çünkü gerçekten kamuoyu suça sürüklenen çocuklar konusunda bu Komisyonun ne yapacağına çok dikkat ediyor, önemsiyor, biz de önemsiyoruz ama kendimizi de sanki Amerika'yı yeniden keşfediyoruz hâline getirmeyelim. Çünkü baktık, inceledik, tam 11 tane içinde -bir şekilde hani bir şekilde demeyeyim de- çocuk öznesi olan bu Mecliste komisyon kurulmuş; bunlar çalışmışlar, değerli çalışmalar yapmışlar ve ondan sonra da raporlar sunmuşlar. Şimdi eğer bu sunulan raporları alanda ne kadar değerlendirebilmişiz? Arkadaşlarımız demiş, çok zamanımızı almamak için demiyorum ben de. Bunların ne kadarı yasaya dönüşebilmiş, yasaya dönüştürmüşsek o zaman bugün yaşadığımız ne? Bugün hepimizi, tüm toplumu endişe içine sokan çocuk problemi meselesi o zaman bugün ne kaynaklı, bunun sorunu aslında ne? Dolayısıyla, biz, burada, aslında milletvekilimiz de söyledi hem bir yoksulluk haritası, Ayşe Vekilim de söyledi hem bir suça sürüklenen çocuklara ilişkin Türkiye'de bir haritalama yapalım. Şimdi, bakıyorum iller bazında bir çalışma yapmak istiyoruz sadece başlıklar var ne kadar çocuk hangi konularda suç işlemiş ama il bazında bir veri yok. Adalet Bakanlığını arıyoruz "İl bazında veri yok." diyor. O zaman bu sonucu nasıl? Yani iller bazında bir veri gönderilmiyorsa Adalet Bakanlığına çıkan sonuç nasıl çıkabilmiş? Şimdi, bizim hepimizin dürüst olması gerekiyor. Dolayısıyla, tamam, siyaset üstüdür ama biz çocuğun üstün yararına odaklanacak şekilde bir yapılanmayı yapmalıyız. Ayşe Vekil de söyledi, çok doğru söyledi dar kapsam, geniş kapsam. Ben de şöyle düşünüyorum: Metodoloji konusunda bir noktayı anladığım kadarıyla sizin de o cümleleriniz arasında biraz sıkıştı belki de çoğunluğu birlikte bir metodoloji bulacağız. Metodolojiyi az önce aksayanlar, doğru yanları yani tümüyle bir eleştirisel bakış açısı yok ama sakıncalı olan yanlar diyebiliriz, var. Bunları da ele alacağımız, eklenmesini istediğimiz yerleri de dikkate alacağınız Türk tipi de bir model ortaya koyabiliriz. Çünkü hani bizim kendi aile sosyal yapılarımız, kültür yapılarımız tamamıyla batıdaki yapıya uygun bir yapı değil. Dolayısıyla, illa oradan alacağımız elbette bilimsel modeller önemlidir ama bu modeli kendimiz de burada yaratabiliriz.
Şimdi, Sayın Başkan, bir, burada yapmamız gereken şey pratik olmalıyız. Yani elbette ki suça sürüklenen çocukların nedenlerinden biri de ekonomidir, eğitimdir, sosyoloji, psikoloji hatta galiba siz önerdiniz çocuk psikologları, psikiyatristleri bence sadece çocukla bağlı tutarsak bütün yükü çocuğa yüklemiş oluruz ailenin tüm bireylerini içine alacak şekilde belki eksik algıla...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Aileyi de işin içine alan.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ha, tamam.
Yani aileyle birlikte içine alacak bir şekilde olmalı. Boğulmamalıyız bu sorunlar içerisinde aslında bunlar bilinmiyor. Yani hepimiz niye olduğunu biliyoruz ama biz şimdi yoksulluk problemini bir anda hep birlikte çözecek değiliz ama bu eğitim, yoksulluk gibi alanlar bizim pratikte sonuç alacak bir şekilde çözüm önerileri getirmemizin önünde de bir engel oluşturmamalı. Yani biz pratik olmalıyız aynı zamanda, eğer bir yasa gerekliliği varsa yasa önergesini de yapmalıyız ama kesinlikle pratik gitmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Şimdi, Sayın Başkan, alt çalışma grupları teklifimiz var. Ben de fazla uzatmamak için tek tek söylemiyorum. Aysu Vekilim bir bölümünü söyledi zaten. Mesela alt çalışma gruplarına ayrılabilirsek faydalı olacağını düşünüyorum. Yasa teklifi alt çalışma grubu, idari uygulamalar, sosyal hizmetler, komisyon raporunun yazılması gibi bir alt grup çalışması yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Orada da lütfen, tüm siyasi parti gruplarını da içine alacak şekilde bir gruplaşmanın yapılmasını öneriyoruz. Ayrıca, burada çalışacak uzman isimlerini de demişsiniz ama eğer siz bu uzman seçiminde de sadece kendi görüşünüze alıp da bizlerin görüşünü almayacaksanız bunun da çok bir anlamı yok. O nedenle, biz uzman adı verme konusunda -ad şu anda vermedik ama ad vereceğiz- eğer bizlerin de görüşünün bir anlamı varsa ad vermeyi düşünüyoruz. O nedenle, sizden de bu konudaki düşüncenizi öğrenmek isteriz. Bu sizin birlikte çalışma arzusunu ve birlikte üretme arzusunu fiili olarak alana yansıtmanızı da bize gösterecektir.
Aynı şekilde, dinlenen kişilerin listesiyle ilgili de birlikte hem uzman seçimi hem dinlenecek kişiler seçiminin birlikte yapılması önerimiz var, bunu birlikte yapabiliriz, birlikte bunu görüşebiliriz arkadaşlar, en azından konuşalım. Biz uzman konusunda isim vermedik, görüş nedir? "Şimdi vereceğim." diyor biz de sunacağız elbette bu konuda ama yaklaşım çok önemli. Hem dinlenecek kişiler hem de uzmanlar konusunda birlikte konuşalım, birlikte karar verelim, birlikte bir şey üretemezsek o ortaya çıksın ama bunu almak için çabanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Bir başka nokta da. Ben özellikle şu 2 noktanın bilimsel çalışmaların verisi olduğu için tekrar altını çizmek isterim. Bir kere yüksek ceza, hani cezasızlık algısının giderilmesini sadece çocuklara yüklemeyelim. Yani bir yandan ceza infaz sisteminde sürekli olarak değişiklik yapılarak insanların bir şekilde dışarıya çıkarılması yanında çocuk adalet sistemini zedeleyecek. Milletvekilimiz de çok güzel bir şekilde özetledi bizim çocuk adalet sisteminin ne olduğunu. Dolayısıyla, onun temel ilkelerini ortadan kaldıracak şekilde sadece çocukları cezalandıralım, cezaların artmasıyla sanki cezasızlık algısı giderilecek gibi bir sonuç bizi yanlış bir sonuca götürür. Yüksek cezalar kesinlikle çocukları ürkütmüyor. Çocuk şunu algılayamıyor: Yani ben yüksek ceza alacağım o yüzden suç işlemeyeyim, öyle bir yapı yok. Yani çocuk adalet sistemi içerisinde öyle bir sistem yok, çocukların da kendi ruhsal durumları, bilinç düzeyleri yok.
EROL KELEŞ (Elazığ) - Tekrarlanması konusunda...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi onu söyleyeceğim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Aslında böyle bir var mı elinizde? Çocuğun...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Var, onları size verelim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani kanaate göre değil de kanıta göre konuşalım.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tabii, tabii o zaten bilimsel veri diye söyledim.
İki, ceza infaz kurumlarında çocukların infaz edilip çıktığı da görülmüş çok az, ıslah edilmiyor ama bizim ceza sistemimiz ıslaha dayalı, onarıcı adalette dayalı. Dolayısıyla, şöyle düşünürsek burada da hata yaparız. Biz çocuklara fazla ceza verelim, onlar içeriye girsin ondan sonra adalet gerçekleşmiş. Böyle değil, çocuklar içeride daha fazla suça sürüklenen çocuk hâline geliyor ve tekrar suç işliyor. Şimdi, bizim, burada, tam da bu noktada önleyici tedbirlere bakmamız lazım, önlememiz üzerinden yürümemiz lazım. Bu konudaki verileri de almamız gerekiyor. Yani bir çocuk nasıl 20 kere suç işleyebiliyor? Şimdi, oradan şuraya geleceğim: O zaman devletin kurum ve kuruluşlarındaki işleyişe bakacağız. Nerede? Elbette ki sizin sisteminizde var, onlarda da gördüm ama ana bakış açımız ne olmalı diye. Yani burada çocuk ve aileden önce bence bizim Komisyonumuzun farklı olması gereken yerinin şu olması gerektiğini düşünüyorum: Niye başarılı olamıyor bizim devlet kurum ve kuruluşlarımız? Bir sürü bütçe de hazırlanıyor, yeterli mi, yetersiz mi? Etkin bir şekilde çalışmaya çalışan kurum, kuruluşlarımız var ama o zaman niye önlenemiyor? Çocuğun ilk suça karışmasını önlememiz lazım yani risk faktörleri bu haritanın çıkması lazım. Bir çocuk suça doğru gidiyor, bunu birinin tespit etmesi lazım. Şimdi, tespitinde noktaya devletin kurum ve kuruluşları girecek, aileye tüm yükü yüklersek hiçbir sonuç alamayız.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Aslında bunların hepsine değindik, modelde var.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Var evet, bizim de var.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Somut önerilerimiz var yani. veri analizi, yoksulluk...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tabii, tabii.
Burada önce devletin kurum ve kuruluşları bu kadar çabaya rağmen niye başarısız kalıyor tekrar tekrar işlenen suçlarda buna öncelik verelim ve bu konuda çalışmaları yoğunlaştıralım yoksa elbette ki çok değerli bilim insanlarının konuşması ama aslında bunu hepimiz biliyoruz, o yüzden pratik olalım derim.
Bir şey de sizin sunumunuzda uygulayıcılar perspektifi başlığı altında hâkim, savcı konulmuş avukatın da oraya muhakkak.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Kolluk, avukat.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Kolluk değil, avukatı da ekleyelim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Kolluk da işin bir parçası biliyorsunuz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ama kolluk değil avukat, avukat hâkim, savcı.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yok, avukata ilaveten kolluğu söyledim.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Teşekkür ediyorum.