KOMİSYON KONUŞMASI

LATİF SELVİ (Konya) - Ben de bütün hocalarımıza, başkanlarımıza teşekkür ediyorum.

Bir iki konuyu açıklamak istedim. Şimdi, Millî Eğitim Bakanlığının 3 bin sınıf açılmasıyla ilgili uygulaması olumlu bir uygulama çünkü çocuklarımızın eğitime erişimde dönüştürülmüş okullar yerine özel eğitim çocuklarına uygun sınıfların yapılması olumlu bir şey. Ha, eğitimin niteliği üzerinde yapacağımız tartışmalar ayrı.

Yine, bir başka ifade edeceğim konu da öğretmen alımlarıyla ilgili, şu anda sınıf öğretmenlerinden sonra en fazla özel eğitim öğretmenleri alınıyor fakat bu alan yeni bir alan. Eskiden sınıf öğretmenlerine belli bir sertifikasyonla bir eğitim veriliyordu ve onunla geçiştiriliyordu yani o eğitimler de yeterli olmuyordu. Artık şimdi, özel eğitim öğretmenlerinin yetişmesi bundan. Ancak şimdi bir başka değerlendirmemiz daha var: Meslek okullarının meslek liselerine dönüşmesi yani çocuklara bir meslek kazandırmadan, bazı becerileri kazandırmadan öteye geçilmesi isteniyor; doğru olanın da bu olduğunu değerlendiriyoruz. O zaman bizim o okullarda görev yapacak öğretmenleri de yetiştirmemiz lazım. Mesela, şu anda öğretmenlerden özel eğitim öğretmeni değil, branşlaşmış olarak özel eğitim öğretmenleri olması isteniyor. Mesela, kaynaştırma sınıflarında da verimliliği düşüren şeylerden bir tanesi de şu oluyor: Şimdi, arkadaşımız bunun eğitimini almamışsa orada kaynaştırma sınıflarında gerekli katkıyı vermede yetersiz kalabiliyor. Bazen ailelerin, bazen dış faktörlerin de sıkıntı oluşturduğunu görüyoruz biz ancak burada bunların da eğitilmesi gerekiyor yani gerçekten özel eğitimle ilgili çok ciddi bir mesafe almamız lazım. Yani gelinen nokta önemli ama bu nokta kâfi değil, bizim gördüğümüz, alanda da tespit ettiğimizde de bunu görüyoruz. Bir de bir başka başkanımız ifade etmişti "Bizim sigorta kesintilerimizden -sizin ifadenizdi- çocuklarımıza aktarılsın." Bu olmaz. Sizin sigortanız sizinle alakalı. Ancak şunu yapabiliriz, mesela, raporumuza da inşallah girer bu, ben onu değerli saydım: Birey olarak sosyal güvenlik kapsamına alabiliriz. Sosyal güvenlik kapsamına alındığı zaman prim yatırabilecek, gelir üreten birisi olmayabilir, olmadığı zaman da devlet bir destekleme -sosyal yardımlarda yaptığı gibi- sosyal güvenlikten özel yararlanmasını sağlayabilir ve emekliliklerine de katkı verecek bir düzenleme yapılması mümkün; ben onu değerli saydım, o sizin hakkınız, onu sizin almanız gerekiyor. Bir de şunu ifade etmiş olayım: Otizmli çocuklarımızla... Bizim geçenlerde güzel bir ziyaretimiz oldu, Manisa'da bir dernek OSB'lerde çocuklarımıza belli eğitimleri vermek suretiyle üretimin içerisine katmışlar, bunu gördük ve çocukların çok mutlu olduklarına da şahit olduk. Bir de gelir de elde edince daha da bunlar için artı olmuş. Biz buradan şunu gözlemliyoruz: Her birimde farklı farklı üretimler yapıyorlar ve çok da seri çalışıyorlar. Konuşmacı arkadaşlarımızdan birisi de ifade etti, böyle standart bir eğitimi aldıkları zaman üretim kapasitesi de çok yüksek. Ya, baktık, mesela "Ben 5 bin yaptım." diyor, ötekisi "ben 7 bin yapıyorum." diyor, belli şeyler yapıyor. Bunu birisi yapacak ama o çocuğumuz bunu çok rahat bir şekilde yapıyor. Ben orada şunu da sordum, dedim ki: Hata yapma durumları ne mesela iş yaparken? "Çok düşük, hatta sıfır hata diyebiliriz." dediler. Belli bir standartta bunları yapıyorlar.

Teşekkür ederim.