KOMİSYON KONUŞMASI

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kıymetli bakanlık bürokratları; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Herkesin aslında çözüm beklediği çok önemli bir komisyonda birlikteyiz ama burada eşitlik vardır, elbette ki bir başkan olacaktır, zaten belli kimlerin olacağı. Tüm demokratik taleplerimize rağmen zaten tek taraflı oluşturulan bir divan burada var, önemli değil, devam ediyoruz. Dün karşılaştığımız problem de Sayın Başkanın daha okudu, ben sadece buradan...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Nereye konuştunuz, onu da söyleyin bari.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir dakika... Şuradan duyabilecek...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hani "Bir daha dinlemek isterim." dediniz ya, neye takılmıştınız, onu da öğrenelim, aydınlanalım.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sizin işte tavrınız bu. Nereye takıldığımı kendi kafanıza göre taktığınız için bütün gelişmeleri ona göre programladınız.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Evet, bütün konuşmamı tekrarlamamı istediniz çünkü.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, ben size gayet nazik, kısık bir sesle de dedim ki "Lütfen..."

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yo, gayet açık bir sesle dediniz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - "Lütfen, burada ilk iki cümleyi bana okur musunuz?"

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Şimdi, ben anlamadım ki bu niye gündeme geldi?

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi şöyle: Ondan sonra...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hanımefendi bir teskin olsun da biraz çalışıp...

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Usule dair konuşuyoruz. Bir müsaade eder misiniz?

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Orada tartışacak bir şey de yoktu.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Evet, ben hakaret mi yaptım?

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Şimdi, bakın, ben bir şey diyeceğim...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın vekilim, ben hakaret mi yaptım? Doğru bulmazsınız, bana şeyden okuyun diye. Aynen böyle bir tarz...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hayır, hakaret değil ama ayıp ettiniz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, ben söyleyeyim, bir dakika, ben konuşacağım yani.

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Şu polemiklere muhatap olmak istemiyorum ben ya.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Hayır, polemik değil. Tamam, bana burada isnat edilen bir suçlama var, ben bunu cevaplayacağım, sizin öyle demenizle bu iş kapanacak değil yani.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim...

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bir müsaade...

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Siz kendiniz burada yoksunuz, mazeretiniz varmış... Geldiniz, toplantıyı sabote ediyorsunuz burada...

MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Öyle demeyin ama...

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Ben mi...

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Evet...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, bir dakika... Tamam, ben konuşmaya devam ediyorum...

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Siz beni dinlemediniz mi?

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Böyle bir şey var mı ya!

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanın tutumu böylesine önemli bir komisyon komisyona başkanlık etmek üzere kurgulanmış değil anladığım.

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Sibel Hanım, bu toplantıya bakın... Biz iki saat sizi mi bekleyeceğiz?

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ön şartlı bakıyor Sayın Başkan, benim sadece şu başlığı okuyun, "Nereyi okuyacağım." demesi üzerine, ilk iki cümleyi okuyun o zaman dememi bile... Nereye takıldığımı anlamış şu kadar dememden...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Böyle değil ya.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Dedim. İki cümleyi...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Başka...

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Yok, onu demediniz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Soru geldi...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ayıp etti ya.

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Şimdi, baştan dönüp tekrar okuması gerekecek.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Hayır, hayır. Siz bana "Nereye okuyacağım." deyince ilk iki cümleyi okuyun dedim dolayısıyla...

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Yok.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çünkü "hoş geldiniz" ilk iki cümle.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, bundan sonra... Siz bana onu sorduğunuz için öyle söyledim. Bundan sonra gelişen süreçte, bakın, milletvekili arkadaşlarım, hiçbirimizin birbirinden üstünlüğü yok. Sayın Başkan kendini öğretim üyesi falan sayıp bizi de burada öğrenci sayabilir.

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Yok ya.

ORHAN ATEŞ (Bayburt) - Öyle bir şey yapmıyor.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ama bu, gerçek bir şey değil. "Polemik istemiyorum, burası siyasi bir şey değil."

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Polemik istemiyorum, aynen öyle.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Her ağzımızı açtığımız şey polemik değil ki. Zaptı okuyun, daha ilk başta bana "politik" dedi.

(Gürültüler)

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Hiçbir şey yoktu orada.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, arkadaşlar, bir dinleyin, kendimi ifade edeyim. Niye bu kadar antidemokratik oluyorsunuz?

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Şimdi, bakın...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, benim tepkim orada konuşan arkadaşlara değil, saat daha beşi çeyrek geçmiş, Sayın Başkan dedi ki "Hocamız gidecek." Soruları sorma zamanımız kısıtlandı, onun üzerine dedim ki üç tane değerli bilim insanı gelmiş. Benim Zeki Hocayla hiç problemim yok. Öyle beni taklit ettiği gibi, Zeki Hocaya bir şey söylemedim ben. Siz de burada şahitsiniz. Dedim ki bunun önceden iyi planlanması, yapılması gerekiyordu. Ona göre 3 tane sunum yapılacak, biz soru soracağız; bu, doğru bir planlama olmamış dedim. Dediğim bu ve o arada da Sayın Başkana dedim ki "Bu tartışmalar onların huzurunda olmasın, daha sonra bize söz verecek misiniz?" "Vereceğim." dedi burada. Ondan sonra benim o konuşmamı bile diyor ki...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - On beş dakika konuştunuz siz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ya, olabilir, konuşmam gerekiyorsa konuşurum. Benim orada konuşmalarımın...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tamam, toplantıyı kapatınca tekrar söz isteyip hakaret edemezsiniz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Nereden biliyordunuz hakaret edeceğimi?

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tüm söyledikleriniz hakaretten ibaretti.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ya, siz çok ön yargılısınız.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Şimdi, Allah rızası için...

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir dakika, bitireyim. Arkadaşlar, geldik, ondan sonra, ben konuşmamı tamamen onlara yönelik yaptım, bütün şeylerimin ardından bir soruyla bitirdim. Kusura bakmasın, yaşı kadar bizim mesleki deneyimimiz var bu konuda.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Fark ettik, bravo!

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, bilimsel bilmem neymiş, burada elbette ki siyasi görüşlerimiz olacak, siyasi tutumlarımız olacak. Böyle bir komisyon olabilir mi? Burada Amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz, bunların hepsinin bilimsel çalışmaları yapılmış, edilmiş. Biz niye dinliyoruz? İstatistiki çalışmalar var, dinlemeye de gerek yok, açardık okurduk bunları. Niye çağırıyoruz? Böyle bir şey olabilir mi? Her siyasi parti kendi görüşü doğrultusunda soruları soracaktır, cevaplarını da bekleyecektir; bu kadar basit. Şimdi, her şeye "Polemik konusudur." demek, her şeye "siyasidir" demek "Ben böyle istemiyorum, böyle bir şey olmayacak, bilimsel bir komisyondur." demekle bir şeye biz varamayız. O zaman biz gidelim, Sayın Başkan istediği gibi bilimsel konuşmaları yapsın. Böyle bir şey olabilir mi? Kesinlikle dünkü sözümün tekrar bana verilmemesini ve belki Meclis tarihinde ilk defa olacak şekilde mikrofonum kapatılarak "Ben toplantıyı kesiyorum, sizi de gayriresmî şekilde dinleyeceğim." denmesini kabul etmiyorum, reddediyorum! Bunu tüm milletvekillerinin de reddetmesi gerekir. Tutanakları okuyun, orada anormal bir şey görür müsünüz? Ondan sonraki tartışma bölümü ayrı, zaten kapatıldı.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Şimdi, mikrofonunuz açık olmadığı için tutanaklara girmedi söylediğiniz söz.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sizi kapatıyorum... 18.11'de kapatılmış. Arkadaşlar, burada sekiz saat komisyon çalışmaları yapılıyor, böyle bir gerekçe olabilir mi? O zaman bu toplantı ne zaman bitecek, Sayın Başkan şimdiden bize söylesin. Bir programsızlık var, 3 konuşma... Bugün de 4 önemli kurum çağırılmış. Ne kadar konuşmacıya süre verilecek, ne kadar zaman sonra kapatacağız Komisyonu, o zaman bunu söylesin.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Söylemiştik.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanın keyfi geldiği zaman ben bunu...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Söylemiştik.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ya, siz farklı bir toplantıyı mı yönettiniz? Biz farklı bir toplantıda mıydık?

Dolayısıyla, arkadaşlar, bunun çok basit, biraz daha demokratik olalım, bu Sayın Başkanın tavrı daha demokratik olsun ve biz bu çalışmalara devam edelim.