| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .01.2026 |
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Teşekkür ederim.
Sunumlarınız için Sayın Başkan Yardımcım ve bürokratlarına, Sayın Genel Müdürüm ve bürokratlarına da çok teşekkür ediyorum.
Özellikle ilk açıkladığınız, "İlk kez açıkladığımız." dediğiniz veriler gerçekten çok önemli. Biz de zaten "Niye bu veriler açıklanmıyor?" diye yıllardan beri soru soruyorduk.
Şimdi, dün de değerli öğretim üyesi hocalarımızdan dinledik. Bir kere sorun çok katmanlı bir sorun. Dolayısıyla, çözümü de çok paydaşlı çözüm üretebilecek bir zemin üzerinde yürüyor. Dolayısıyla, kurumlar arasındaki koordinasyon çok önemli. Bizde de galiba en fazla eksikliğini hissettiğimiz şey bu. Şimdi, ben ilkin TÜİK üzerinden başlamak istiyorum. Baktığımız zaman, özellikle bizim kuruluş amacımız "Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu, destekleyici, önleyici mekanizmaların yaratılması..." gidiyor. Şimdi, bizim bu yol açan nedenlere ilişkin TÜİK'in verilerine baktığımız zaman hiçbir şey buradan göremiyoruz. Tamamıyla istatistiksel okuma gerektiren verileri bize sunuyor. Alt kırılımları olmayan, sorunu içermeyen ve çözüm süreci anlatan veri yok TÜİK'in verilerinde. Dolayısıyla veri toplama kriterleri sorunu anlamaya yönelik değil. Bu nedenle de tabii bize çözüm için yol gösterecek nitelikte değil. Şimdi, baktığım zaman, sizin zaten bu sunumunuzun 34'üncü sayfasında "Resmî istatistiklerin kim tarafından, kimle iş birliği içerisinde, ne sıklıkla, hangi veri kaynağından, hangi sınıflama kullanılarak üretileceği beş yıllık süre için saptanır." deniyor. Ve sizin paydaşınız yine burada görüldüğü üzere Emniyet birimi ve Jandarma birimi gözüküyor. Mesela ben merak ediyorum, Adalet Bakanlığı niye sizin burada tercih ettiğiniz bir paydaş olmamış ya da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı niye paydaşınız olmamış? Bu tutumunuzu sürdürmeyi düşünüyor musunuz? Eğer bu tutumunuzu sürdürürseniz bizim nedenleri anlama konusunda TÜİK verilerine baktığımız zaman bir sonuç almamız mümkün değil. Yine, alt kırılımlara bakıyoruz, onlardan da bir şey anlayamıyoruz, belki Adalet Bakanlığının verilerinde de öyle. Mesela, uyuşturucu ve hırsızlık suçlarının birçoğunun yetişkin desteği almadan yapılamayacağını herhâlde hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla, hem Adalet Bakanlığı verilerinde -kaçırdıysam yine düzeltirsiniz lütfen ama- TÜİK verilerinde azmettiriciler açısından bir alt kırılım göremedik. Ne kadarı çocuk, ne kadarı azmettirici var bu çocuk suçlarının içerisinde? Ne kadarı mesela buna... Adalet Bakanlığında bir suç nedeniyle çocuk geliyor, ne kadar sürede adliyeye gidiyor, ne kadar sürede orada kalıyor? İşte, dosya sayıları, cezaevinde kalış süresini verdiğiniz zaman, mesela şeyle ilgili bilgi sundunuz mu, kaçırmış olabilirim: Bir çocuğun yargılanması ne kadar sürüyor? O dosya alt mahkemede ne kadar sürede bitiyor? Buna ilişkin bir veri de göremiyoruz. Dolayısıyla, TÜİK'in bu problemini gidermesi gerektiğini düşünüyorum, böyle bir çaba içinde olacak mısınız? Ayrıca, Adalet Bakanlığı ile TÜİK'in verileri yani Jandarma, Emniyet topladığı için Jandarma ve Emniyetin verileri arasında da bir uyumluluk yok, verileri toplama... İşte mesela, çocuk yaş değerlendirmeleri, suç grupları. Bunda da farklı farklı yaş gurupları alınmış durumda ve verileri toplama biçimleri de farklı, Adalet Bakanlığı ile TÜİK'in verileri uyuşmuyor. Çok güzel bir örneği az önce Selcan Hanım söyledi ben "Yanlış söyledi." dedim çocuk suçlarının şeyinde. Adalet Bakanlığında uyuşturucu birinci olarak gözükmüş, TÜİK'te yaralama gözükmüş. Mesela, birinde...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ceza alanlar arasında ayrı, dosya açılanlar arasında ayrı.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Farklı yani ikisi farklı.
Bir de mesela TÜİK "diğerleri" demiş insan öldürmede ama Adalet Bakanlığı ona ayrı bir yer açmış. Dolayısıyla TÜİK'le Adalet Bakanlığı arasındaki bu veri çakışmasının, toplama biçimindeki farklılığın ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Sizler de bunu bir sorun olarak görüyor musunuz diye merak ediyorum.
Şimdi Sayın Genel Müdürüm, bu adli kontrol sisteminde 3 bin gönüllü ve uzmanlarla yeni bir sistem oluşturduğunuzu söylediniz. Ben de bu 3 bin gönüllünün kimlerden oluştuğunu, eğitim düzeylerinin ne olduğunu eğer bilginiz varsa açıklamanızı sizden rica edeceğim.
Bir de mahkemelerde mahkemelerin verdiği koruyucu ve destekleyici tedbirler mahkemelerce ne kadar denetleniyor, SİR'ler ne kadar denetleniyor? Dün de burada konuştuk. Vaka bazlı uygulama yapılması gerektiğini herkes söyledi. Dolayısıyla mahkemelerin burada bir probleme yol açtığını düşünüyorum. Yeterli incelemeleri yapmadan, gerekli incelemeleri yapmadan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin verilmesi gerektiği gibi vermediğini alanında çalışan biri olarak değerlendiriyorum.
Şimdi, illere göre verileri açıklamıyorsunuz. İllere göre verileri bakanlıktan da sorduk, bir türlü alamadık. Mesela Trabzon'da bu sizin verdiğiniz suçlu çocuk veya mağdur çocuk profilini Bakanlığa da sorduk, bir türlü alamadık. Bizde mi bir eksiklik var; veriyorsunuz, biz mi bulamıyoruz? Ayrıca suça sürüklenen çocuklarda sayının çok fazla arttığı iddiası var. Sizin sunumlarınızda bu sosyal medya yargısındaki kadar bir suça sürüklenen çocuk sayısında bir artışın olmadığını bugün burada da gözlemledik.
Bir diğer şeyi de biz sık sık söylüyoruz: İlk suçu işleyen çocuğa niye zamanında müdahale edemiyoruz da bu çocuk 29 suç işliyor. Verilerinize göre, en yüksek suç oranı ilk dosyada, ondan sonra giderek, giderek bir azalma göstermiş ve sizin de işte 4 dosya ve devamında da en az şeye gelmiş. Yani dışarıdaki toplumsal algıyla verileriniz aslında farklılık oluşturuyor. Şimdi, bu durumda bu sosyal medya üzerinden yapılan algıyı da nasıl düzeltebileceğimizi de bir düşünmemiz gerekiyor. Herhâlde biraz daha verileri şeffaf bir şekilde Adalet Bakanlığının, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, İçişleri Bakanlığının gerekirse Sağlık Bakanlığının açıklaması gerekiyor yoksa bizi yanlış sonuçlara götürecek bir düzen içerisine giriyoruz.
Şimdi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri var, savcılıklara bağlı olarak çalışıyor. Burada bir uzman havuzu oluşturuyorsunuz. Eskiden öyle değil de yeni sistemde bir havuz oluşuyor ama her aşamada da farklı kişi görevlendirilerek gidiyor. Şimdi, dünkü sunumda da çok açık... Siz de zaten öyle düşünüyorsunuz, herkes bunu böyle düşünür. Bir çocuğu bir kişi ilk baştan itibaren takip etmeli, hatta cezaevine girdikten sonra, çıktıktan sonra da takip etmeli, ailesini takip etmeli gibi gibi gibi işlemleri tek bir kişi üzerinden o dosya zimmetlenerek yapılmalı. Dolayısıyla bu sisteme bir etki analizi yaptınız mı, iyi bir sonuç mu yaratıyor yoksa çözüme elverişli bir sonuç yaratmıyor mu? Bunu ne şekilde düzenleyeceksiniz ona ilişkin sorum var.
Şimdi, farklı tarihlerde 5 suç işleyen çocuğun sizde bir istatistiği var mı mesela merak ediyorum. 5 farklı suçu farklı tarihlerde ama, işleyen bir çocuk profille sizde var mı? Onun dışında da ilk suçlarda özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılacağı düşünüldüğü için kolluğa gittiğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirimde bulunulmuyor, bunun da ileride çok büyük sorunlara yol açtığını görüyoruz, düşünüyoruz. Bu konuda bir çalışma yapacak mısınız?
Bir de çocuk adalet merkezleri kuruldu. Bu da Adalet Bakanlığının çocuklar hakkında, suça sürüklenen çocuklar hakkında onarıcı adalet sistemini öne çıkardığını gösteren bir bulgu ki bu anlamda destekliyoruz. Bu 3 ilde var şimdi, yeterli alanlar bulabilirsek her ilde de kurmak istiyoruz. İlk açılan yer Erzurum; Erzurum'da bir fark oluştu mu, burada bir etki analizi çalışması yaptınız mı? Bunu da merak ediyorum.
Daha fazla uzatmadan hepinize tekrar teşekkür ediyorum.