KOMİSYON KONUŞMASI

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ben de her 2 kurumu özellikle de öneriler bölümünde "Hemfikiriz tamamıyla." dedikleri kısmı da dinlemekle çok üzgün olduğumu ve bunun yanında da biraz öfkeli olduğumu da belirtmek isterim çünkü siz bu ülkede yıllarca verilen emekler sonucunda oluşmuş olan çocuk adaleti sisteminin içine dinamik koymak üzere bir öneriler silsilesi yapmışsınız, ben de aynı fikirdeyim milletvekili arkadaşımla. Bunu gördüğümüz zaman getirilmek istenen yasanın, kanun değişikliğinin tamamen sizlerin ürünü olduğunu anlıyoruz, üstelik de bu konuda bir yetkiniz olmadığı hâlde. İşiniz, yasalara, hukuka uygun bir biçimde suçu önlemek, eğer bir suç işlemiş ise de o kişileri insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir şekilde yakalamak adliyeye teslim etmek, ondan sonra da işini zaten bitiyor ama siz öneriler bölümünde suç algısının ortadan kaldırılması için, bu cezasızlık sisteminin ortadan kaldırılması için çocuklara verilecek olan cezada indirim yapılması gerektiğini söylerseniz kusura bakmayın, bu, sizin işiniz değil. Bu, Ceza İnfaz Kurumlarındaki görevli olan yani Adalet Bakanlığının ölçümler yaparak, etki analizleri yaparak varacağı bir sonuç sonucunda belki önümüze getirdiği zaman tartışmaya açılabilir ama siz bu kadar suçluların, uyuşturucu baronlarının, bu kadar suçluların cirit attığı ülkemizde işi gücü bırakmışsınız, oturmuşsunuz sanki cezasızlık algısının, çocukların ceza indirimi suretiyle ortaya çıktığı algısını yaratmak üzere bir öneriler tablosu ortaya koymuşsunuz, bu, kabul edilemez, bu, doğru bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşımınızla birlikte Adalet Bakanlığıyla da aranızda çok büyük bir çelişki yaratmaktasınız. Hem çocuk adalet sistemimize hem Çocuk Koruma Kanunu'muza hem de Adalet Bakanlığının şu anda yapmış olduğu projelerle de tamamıyla zıt bir öneriler getiriyorsunuz, bunun çok büyük bir cüret olduğunun da altını çizmek isterim.

Şimdi, önerileriniz, "Suç tespitinin hızla yapılması, suçun iz, emare ve delillerinin biran önce toplanması için efendim, ifadeleri kolluk birimleri tarafından alalım, çocuk birimi tarafından." Bunu niye istiyorsunuz? Savcının yapamadığını siz neyle yapacaksınız? Buradaki kastınız ne? Kusura bakmayın, bu ülke o aşamalardan geçti, bir daha geri döndürülmek istemiyoruz. Dolayısıyla çocuklar üzerinden kötü muamele, işkence yoluyla yapılacak olan bir ifade alma biçimini artık kabul etmemiz mümkün değildir, bunu ne bizler kabul ederiz ne de iktidar da kabul eder. Dolayısıyla bu yaptığınız önerinin kabul edilmesi mümkün değildir.

Şimdi, sorum: Tek sorun kelepçe takmak mı? Bugüne kadar mesela kelepçe takılmadığı için kaçan çocuk sayısı nedir? Elinizde böyle bir veri var mı?

Şimdi, "kast unsuru yüksek ve suç bilinci yerinde olan çocuklar" diye hukukumuza yeni bir tabir getirmişsiniz, kutluyorum yani ancak bu kadar hukuk terimleri ortadan kaldırılamaz. "Kast unsuru yüksek, suç bilinci yerinde" kavramları nedir? Bizim hukukumuzda böyle kavramlar yok ki, kasıt ya vardır ya yoktur. Suç bilinci yüksek ne demek? Bunu kim tespit edecek? Bunu kim belirleyecek? Ceza hukukunun temel kuralları belirleyici olmasıdır, suç ve cezada da kanunilik ilkesinin olmasıdır. Dolayısıyla kanunlarımızda yer almayan terimlerle nasıl bir değerlendirme yapılacak, nasıl ceza verilecek? Dolayısıyla bu şekilde kolluk tarafından siz kabul etseniz de etmeseniz de 15-18 yaşındaki çocuklar bizim kanunumuza göre çocuk tanımı içerisindedir. O yüzden, çocukların ifadelerinin kolluk tarafından alınmasında bu yukarıda dediğiniz -ki savcı bunları çok rahatlıkla yapabilir- ne fayda görüyorsunuz, anlamamız mümkün değildir. Mesela, siz, veriler verdiniz, çocukları azmettirenlerle ilgili bir verinize ne Adalet Bakanlığında ne de burada rastladım. Yani azmettiren... Çoğu zaman kurşunlanma olayında çocukların azmettirildiğini siz de biliyorsunuz. Kaç kurşunlama olayında kullanılmış çocuklar ve bunların kaçında polisler azmettirenleri yakalamış? Bu konuda bir veriniz varsa rica ediyorum. Çocukları suçta kullananların peşine düşmek yerine, çocuklara ağır cezalar verilmesi suretiyle sorumluluklardan kurtulmayı talep ettiğinizi bu önerilerle düşünüyorum.

Bir başka sorum, şöyle mi düşünüyorsunuz acaba: Çocukları suçta kullananlar çocuklar çok fazla ceza alınca bu çocukları suçta kullanmaktan vaz mı geçecekler, ellerini mi bu çocuklardan çekecekler?

Şimdi, cezalarının artırılmasıyla, suçların önlenemeyeceği konusunda elimizde çok önemli bir örnek var, bu da cinsel suçlar. 2014 yılında çok önemli, cinsel suçlara ilişkin çok önemli ağırlaştırıcı cezalar getirdik. Ne oldu? Cinsel suçlarda 2 katına kadar, on bir yılda 2 katına varan oranlarda bir artış meydana geldi. Çok açık ve net görüyoruz ki cezaların artırılmasıyla çözüm üretilmiyor, üstelik de hepimiz biliyoruz ki cezalar ne kadar artırılırsa makas, hâkimlerin ceza verme oranı da o kadar azalıyor. Çocuklar "Bana ceza çok fazla verilecek, ben bu suçu işlemeyim bir daha." diye düşünerek mi hareket edecekler? Siz buna gerçekten inanıyor musunuz?

Bir başka şey, çocukları suçta kullanan kaç kişiyi yakaladınız? Kaçına cezalar verildi? Bu konuyla ilgili bir veriniz var mıdır? Tekrar bir başka şeyi de söyleyeyim bu bölümü geçtikten sonra: "2 birimde iş yeri kontrolü, servis aracı kontrolleri ve işlem yaptık." dediniz. Yine, Emniyet Müdürlüğü de başka alanlarda işlem yaptığından bahsetti. Ben bu işlemlerin ne olduğunu merak ediyorum. Yani ne saptadınız, ne ceza uyguladınız oralarda? Bu verileri de tarafımıza iletirseniz çok memnun olurum.

Başkanım, başka bir şey unuttum mu diye bir bakayım... Evet, şimdi "126 sosyal çalışmacı var." dedi Emniyet Genel Müdürlüğü. "Okul çevresinde denetim yapıyoruz." dedi. Hakkında işlem yapılan şahıslarla ilgili, yani bu internet kafelerde -az önce sorduğum sorunun alt şeyleri bunlar- ne gibi bir suç unsuruna rastladığınızın ya da şahıslara ilişkin okul önlerinde ne gibi suç unsurlarına rastladığınızın ve ne gibi işlemler yaptığınızın bir istatistiki verisini rica edebilirsem memnun olurum. "Risk altındaki çocukların topluma kazandırılması aktivitesini yaptık." dediniz. Şimdi, burada "risk" tanımını kim yapıyor? Bu faaliyeti yaparken hangi kurumlarla iş birliği içerisindesiniz? Yani risk tanımını siz yapıp aktiviteyi de siz mi veriyorsunuz? Burada nasıl bir çalışma yapıyorsunuz? Biraz daha detaylı bilgi verirseniz memnun olurum.

Teşekkür ediyorum.