| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
REŞAT KARAGÖZ (Amasya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, değerli bürokratlar, sevgili kıymetli basın emekçilerimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün burada emekli maaşlarını konuşurken aslında bu ülkede sosyal devletin hangi noktaya savrulduğunu konuşuyoruz bir anlamda. Çünkü emekliye maaş vermeyi bir hak teslimi olarak değil, bütçeye bir yük, vatandaşa ise bir lütuf gibi sunan bu zihniyet sosyal devleti adım adım sadaka devletine dönüştürmektedir. Üstelik bu tablo şükür söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Buradan iktidar milletvekillerine sormak istiyorum: Açlık sınırının altında maaşa mahkûm edilen emekli neye şükrü edecektir? İlacını alamadığına mı, kirasını ödeyemediğine mi, torununa harçlık veremediğine mi? Yoksa 65 yaşından sonra yeniden iş aramak zorunda bırakıldığına mı şükredecektir? Şükür, yoksulluğa razı olmak değildir, şükür, adaletin sağladığı bir düzende anlamlıdır. Bugün açlık sınırı 30 bin liraya, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 95 bin liraya dayanmışken emekliyi bu rakamların çok altında yaşamaya mahkûm etmek, açık konuşuyorum, en hafif tabiriyle vicdansızlıktır, utanmazlıktır. Bunun ne ekonomiyle ne de mali disiplinle ilgisi vardır. Bunun adı insan onurunu görmezden gelmektir. Rakamlarla konuşalım Sayın milletvekilleri: Sizin iktidara geldiğiniz yıl olan, hani "Ülke battı, kriz var." denilen 2002 yılında en düşük emekli maaşı asgari ücretin tam 1,5 katıydı, bugün ise "Avrupa bizi kıskanıyor." denilen Türkiye'de emekli maaşı asgari ücretin neredeyse yarısına düşürülmüştür. Bu, açık bir çöküştür. 2002 yılında bir emekli maaşıyla 8-9 çeyrek altın alınabiliyordu ama bugün aynı maaşla 2 çeyrek altın bile alınamıyor. 2002'de bir emekli maaşıyla kira ve mutfak gideri rahatça karşılanabiliyordu, bugün emekli maaşı kiraya bile yetmiyor. Fatura, ilaç, temel gıda artık emekli için lüks hâline gelmiştir. Türkiye'de 16,5 milyon emeklinin ortalama maaşı 23.500 lira civarındadır. En düşük emekli maaşına yapmayı planladığınız bin liralık zam günlük 35 liraya tekabül etmektedir. Şaka değil arkadaşlar, yalnızca 35 lira. Buradan soruyorum: Günlük 35 lira vermek ile vermemek arasında emeklinin hayatında ne değişeceğini düşünüyorsunuz? Bu artışla emeklinin refahı artmaz, hayatı kolaylaşmaz. Bu artış Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meşhur simit çay hesabını bile karşılamamaktadır.
Gelelim bu düzenin kilit mekanizmasına. AKP'nin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülüklerden biri olan kök maaş oyunlarına. Kök maaş, emekliye zam vermemek için AKP tarafından icat edilmiş bir muhasebe hilesidir. Yıllar içinde yüksekten prim prim ödeyen de düşük prim ödeyen de bu oyunlarla sefalet maaşına eşitlenmiştir. Refahta birleşme değil, yoksullukta eşitlik AKP'nin ücret politikası olmuştur. Milyonlarca emeklinin hakkına girilmiş, sosyal güvenlik sistemine olan güven ise sarsılmıştır. 2026 yılı bütçe görüşmelerini daha bir ay önce tamamladık. Buradan defalarca seslendik: "Vatandaşa kıymayın, emekliyi görmezden gelmeyin, asgari ücretliye hakkını verin. Bu bütçe faiz bütçesi olmasın, halkın bütçesi olsun." dedik ama maalesef yine dikkate alınmadık. Bütçede toplanan her 5 liralık verginin 1 lirası faize giderken, faiz lobilerine 2,7 trilyon lira ayrılırken emekliye gelince "Kaynak yok." derseniz buna kimse inanmaz. Bu tablo bize çok net şunu göstermektedir: Sorun, kaynak sorunu değildir; sorun, AKP'nin halktan kopmuş olmasıdır. Emeklilerimizi refaha kavuşturmanın formülü bellidir değerli milletvekilleri, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Evi olmayan emekliye kira yardımı yapılmalı ve intibak düzenlemesi hayata geçirilmelidir. İlaç ve muayene katkı payı kaldırılmalı ve 2 bayram ikramiyesi de emekli maaşı düzeyine çıkarılmalıdır. Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden bu anlayış değişene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadele, emeği yok sayılan, geçim derdiyle baş başa bırakılan emeklilerimizin onuru ve hakkını savunma mücadelesidir. Emekli maaşlarının iyileştirilmesi ve emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için sekiz gündür Mecliste sürdürdüğümüz emekli nöbetine emeklilerimiz haklarını alana kadar devam edeceğiz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.