| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi Vakfı, MAN Türkiye, Ford OTOSAN, INAN Derneği, ES Kariyer Engelli İstihdamı Danışmanlığı ve İşitme Engelliler Birliktelik Derneği temsilcileri tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 02 .12.2025 |
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - INAN'a sormak isterim, hanımefendiye. Şimdi, bu maliyet düşürülmesinden dolayı iş yerlerinde bir tedirginlik olduğunu söylediniz, ne oranda bunları yenebiliyorsunuz? Yani engelli olarak bedensel engelli yerine diyabetes mellituslu ve benzeri hastaları alarak geçiştirme yapıldığı yönünde beyanınız var, bu ne kadar oranda oluyor, ne kadar yenebiliyorsunuz bunu, bu bir. İkincisi, ES Danışmanlığa sormuş olayım, şirketlerdeki ön yargılar hangi oranda aşılabiliyor, bunu merak ediyorum. Yani siz mesela nasıl bir oranda bunu aşabildik diye düşünüyorsunuz. Örnekleriniz var mı? Mesela örnekler verirseniz biraz daha biz de meseleyi anlarız. Bir de yani siz özel danışmanlık olarak çalışıyorsunuz, buradaki maliyet gelir düzeyi düşük engelliler konusunda nasıl yapılıyor?
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Buyurun.
ES KARİYER ENGELLİ İSTİHDAMI DANIŞMANLIĞI KURUCUSU ESRA ODABAŞI - Son sorunuzdan başlayayım, engellilerden herhangi bir ücret talep edilmiyor İŞKUR'un özel istihdam bürosu olduğumuz için hatta şu anda en büyük sıkıntılardan bir tanesi -genç engelliler artık Kariyernet kullanmadıkları için, LinkedIn'de de herhangi bir engelli ayrımı olmadığı için- üniversitelerle daha operasyonel süreçleri yönetmek ve tabii, çalışanları doğru aloke etmek ve gençlere ulaşmak. O yüzden, düşük gelirli olması aslında kişinin istihdamını olumlu ya da olumsuz etkileyen bir durum değil eğer sorunuzu doğru anladıysam.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Siz kendi maliyetinizi nasıl sağlıyorsunuz?
ES KARİYER ENGELLİ İSTİHDAMI DANIŞMANLIĞI KURUCUSU ESRA ODABAŞI - Bizim gelir modelimiz şirketlerin işe aldıkları kişinin yıllık brüt ücreti üzerinden yani çalışan kişiden, adayımızdan hiçbir şey almıyoruz zaten, hiçbir şey talep etmiyoruz. Onlara bu arada pro bono mentörlük ve koçluk da veriyoruz, ben aynı zamanda bir koçum da, ekibimizde de var. İhtiyacı olan öğrencilere vakit ayırarak, vaktimiz doğrultusunda tabii ki onlara koçluk ve mentörlük de vererek aslında iş hayatına da hazırlıyoruz. Tabii, küçük bir ekip olduğumuz için çok büyük belki etki yaratmıyor ama yine de sosyal etkisi olan bir şey, buna devam ediyoruz bir taraftan.
Ön yargıyı kırmaktan bahsettiniz. Aslında işe yerleştirdiğimiz her doğru ve sürdürülebilir istihdamın içindeki kişi bizim ön yargıyı kırmamızı sağlıyor. Şöyle bir örnek verebilirim: Benim ilk çalıştığım şirket Red Bull, şirketi kurduğumda ikinci ayda Red Bull'da çalışmaya başladım ve oraya bir muhasebe uzmanı yerleştirdik çok kısa bir süre içinde, hemen 2 mülakattan sonra ve bunu gören, kişinin engelli olduğunu gören pazarlama direktörü "Biz neden engelli almıyoruz o zaman departmanımıza?" dedi, sonrasında da Red Bull'a bir pazarlama uzmanı yerleştirdik. Böyle çok fazla örnek var çünkü doğru kişiyi, doğru yerde istihdam ettiğiniz zaman takım arkadaşları ve şirketin diğer çalışanları da bunu görüyor ve "Evet ya, biz yanlış düşünüyormuşuz, engelli deyince bizim aklımıza çalışamayan biri geliyor ya da performansı düşük olan biri geliyor." kısmını kırdığımız için de bu şekilde istihdamı da artırmaya devam ediyoruz.
INAN DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI BAHAR TAŞKIN ÖZTÜRK - Ben de yanıtlayayım ilk sorunuzu. Öncelikle teşekkür ederim soru için, çok kıymetliydi. Verilerle konuşuyor olmak bizi daha ileriye taşıyacak. Burada şunu söyleyebilirim: Herhâlde ofislere gidiyor olsak, bakıyor olsak, kaç ofis gerçekten birçok engelliliğe uygundur diye gözlerimizle bile görebiliriz, öyle ofisler maalesef çok fazla. Dolayısıyla kotalar dolu ama ofisler dönüşmemiş durumdaysa burada tabii ki daha kolay aslında engelliler -yani fiziki anlamda söylüyorum bunu- tercih ediliyor oluyor. Burada şeker hastalığı gibi ya da sizin de verdiğiniz örnekler gibi, engellilerin daha ağırlıklı olarak istihdam edildiğini görüyoruz ama veri var mı direkt? Yok, hani genel konuşmalarımızdan, görüşmelerimizden. Ama şunun altını çizmek isterim: Birçok İK liderinin engellilerin istihdamı konusunda hem hedefleri var kendi içlerinde hem de gerçekten bireysel olarak bunu yapmayı çok istiyorlar ve burada şirket içi engelleri aşmakla ilgili çok çalışıyorlar. Burada orta seviye yöneticilerin bile "Olsun ama benim ekibimde olmasın." sıkıntılarını aşmaya çalışıyorlar çünkü ön yargılar var engellilere yönelik. Ya da belli bir engelli alanında uzmanlaşmaya çalışıyorlar ve ofislerini ya da fabrikalarını ona odaklı dönüştürmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla, birçok engelliyi aynı anda istihdam etmek aslında çok fazla değişime gereksinim yarattığı için o çok kolay olmuyor. O yüzden biraz iş yerleri konusunda da yönlendirme yapabilirsek aslında engellilerin çoğunlukla işe alınmasını destekleyebiliriz diye düşünüyorum.
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Burak Bey, buyurun.
İŞİTME ENGELLİLER BİRLİKTELİK DERNEĞİ BAŞKANI BURAK UYANIK - Artı olarak şunu söylemek istiyorum, önemli bir konu yine bizim için: Bildiğiniz gibi, 2011 yılında Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) vardı, sadece işitme engelliler değil görme engelliler, bedensel engelliler yani herkes için çok önemli bir sınavdı, çok iyi bir uygulamaydı bizim için; sonrasında Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) olarak değiştirildi. O zamanlar engel gruplarına ayrı sınavlar yapılıyordu yani şu şekilde anlatayım: Doğuştan sağır yani total sağır, total kör olan tüm engel grupları ona göre atanıyordu ama son zamanlarda yapılan sağırların girdiği sınavlarda atanamama durumları söz konusu. Bunun sebepleri de süreğen engellilikten kaynaklı yani yüzde 40 ve üzeri engelli raporu olan tüm engellilerde... Diyelim ki böbreğinde bir problem yaşayan ama daha kaliteli, daha iyi eğitim almış kişiler daha kaliteli eğitim almalarından kaynaklı bizden daha iyi durumdalar. Biz sağırlara burada verilen avantajlarla süreğen engelliler tarafı da bu sınava girdiği için biz fırsat eşitliğini kaybetmiş olduk burada. Yani süreğen engellilik durumu yaşayan çoğu engelli arkadaşımız bu fırsat eşitliğini bizden aldıkları için biz sağır olan engelli arkadaşlarımızı kamuda daha az görmeye başladık. Biraz evvel INAN Derneğinin de anlattığı gibi, iş yerleri daha az maliyetle ortamlarını düzenleyebilip daha çok işe almalarını sağlayabilmeyi istiyorlar. Bu da bizim aslında fırsat eşitliğimizi elimizden alıyor, sınıflandırma olmadığı için bu sorunları yaşıyoruz biz. Biz süreğen engelli değiliz, biz kalıcı engellileriz ve doğuştan engellileriz; sonradan bir süreğen engele sahip olan kişilerin engelli olarak aslında farklı bir statüye konması gerekiyor, tüm engel sınıfları aynı yere konduğunda bütün fırsat eşitlikleri bizim elimizden tamamen alınmış oluyor. Bu sınıflandırmanın da düzenlenmesi gerekiyor; diğer arkadaşlar da takdir eder ki bu, çok önemli bir konu. Bu yüzden, bundan kaynaklı aslında sahte raporlar da peyda oluyor, yüzde 40 engelli raporu alıp farklı farklı şekillerde kullanan bir sürü insanlar da peyda olabiliyor.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.