KOMİSYON KONUŞMASI

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.

Bu İletişim Başkanlığı, biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçildikten sonra kurulmuş bir başkanlık. Aslında başlangıçta Cumhurbaşkanlığının basın müşavirliği gibi çalıştı, sonra zaman içerisinde şu andaki pozisyonuna geldi gibi anlaşılıyor fakat tabii, dezenformasyonla mücadele burada çok önemli bir görev olmasına rağmen, bizzat dezenformasyonu yapan yer İletişim Başkanlığı; bu çok net. Dolayısıyla, bir de şu: Arkadaşlar, bizim burada bütçesini görüştüğümüz 228 tane idare var; bu İletişim Başkanlığı öyle bir yer ki bu kuruluşların 151 tanesinden daha fazla, daha büyük bir bütçeye sahip İletişim Başkanlığı. Bu nedir ya; bunu anlamak mümkün değil yani bunun içerisinde, bakın, Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi gibi Türkiye'de asırlardır olan üniversitelerinden bile fazla bir ödenek verdiğimiz bir yer. Dolayısıyla, personeline tabii, bir şey yapma imkânımız yok ama buranın mal, hizmete ayrılan bütün ödeneklerini kesiyoruz biz bu önergemizle. Bu yanlış bir şeydir; gerçekten bu İletişim Başkanlığı normal şartlarda kapatılmalıdır yani bu hâliyle bu İletişim Başkanlığının Türkiye'ye bir faydası yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Samsun) - Bir propaganda kurumu olarak çalışıyor. Dolayısıyla, bizim önergemiz bu anlamda, İletişim Başkanlığının ödeneklerinin azaltılmasına ilişkin bir önergedir.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Teşekkür ediyorum.

Bir de gelmediler, Başkanı da gelmedi bir de; üstüne üstlük bir de gelmedi yani.

ERHAN USTA (Samsun) - Hakikaten. Buna bir cevap vermediniz Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Neyse denileceği dedik artık yani. Aslında keseceğim bütçesini şimdi burada, ondan sonra ay başını getirsinler. (Gülüşmeler)

ERHAN USTA (Samsun) - Gerçekten, bunun bir açıklaması olması lazım yani bu olmaz.

SADULLAH KISACIK (Adana) - Başkanım, yarın bütün trolleri senin üzerine gönderirler.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Bizim saldırılacak neyimiz kalmış zaten, kala kala burası kaldı elimizde. (Gülüşmeler)

ERHAN USTA (Samsun) - Yani bu, bilmiyorum, Sayın Başkan, tuhaf değil mi? Bakın, 151 tane kurum bütçesinden daha fazla.

CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, o makamı yabana atmayın, Cumhurbaşkanı Yardımcıları çıkıyor oradan.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Yahu, işte, Cevdet Yılmaz olunca çıkıyor da, biz olunca çıkmıyor.

ERHAN USTA (Samsun) - Fahrettin Bey'den zannediyorduk, herhalde makamdan kaynaklanıyor bu, nasıl bir şeyse, nasıl bir koltuksa bu? Yani siz Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak o kadar havalı olmadınız, ben size söyleyeyim bakın, o kurumun başkanı sizden daha havalı.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Başkanım -hakikaten yani şu an karşımızda- siz tabii, Hükûmet üyesisiniz ama diğer en üst düzey bürokratlar burada; bu konuyla alakalı biz davetimizi yaptık, gereğinin de yapılacağını düşünüyorum. Bir dahaki bütçede...

VELİ AĞBABA (Malatya) - Zor, zor, zor! Sizin gücünüz yetmez.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Bir dakika Sayın Ağbaba...

CAVİT ARI (Antalya) - Bunları kimse getiremedi; Cevdet Bey zamanında da gelmediler, sizin zamanınızda da gelmediler, sizin zamanınızda da gelmediler.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Devlette itibarınız var mı, yok mu; gelecek sene görürüz.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Ben devlette değilim şu an, devlette Cevdet Bey, bana niye bakıyorsunuz?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Peki, Cevdet Bey'inkini görürüz o zaman.

ERHAN USTA (Samsun) - Parlamentoda devlet, olur mu?

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Biz milletin temsilcileriyiz.

ERHAN USTA (Samsun) - Devletiz ama gücümüz yok. Bize "erk" değil de başka bir şey dememiz lazım.