KOMİSYON KONUŞMASI

ERHAN USTA (Samsun) - Kısa bir şekilde...

Yatırım, ancak buradan bağlantı kurabildim. Ben bu Strateji ve Bütçe Başkanlığının biraz kurumsal yapısıyla ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum, düşüncemi paylaşmak istiyorum.

Şimdi, Maliye Bakanlığının bütçe işlemlerini yapan birimlerini biz Stratejiye aldık yani aslında eski DPT'yi Maliyeleştirdik. Onun için bir Maliye Bakanlığımız da var yani bence bu çok doğru bir şey olmadı. Evet, bize hep diyorlardı OECD filan zaman zaman ama bu işi bilmeyenler. Bizim gibi ülkelerde denge kontrol mekanizması açısından da kurumların birbirini dengelemesi önemli. Eskiden Maliye, Hazine, Planlama bir konuda üçü birlikte karar verirdi ve zaman zaman birbirini dengelerdi; kimi öyle derdi, kimi böyle derdi, bir orta yol bulunurdu bir koordinasyon çerçevesinde. Şimdi, aslında bunu bir miktar yitirdik. Şimdi, planlama, tamam yani ben eski bir planlamacı olarak bütün gücü toplayalım falan derim, diyebilirim ama yani Maliye Bakanlığında kalması gereken, özellikle cari nitelikli ve hazinedeki transfer bütçesini niye planlamaya aldık? Şimdi, bunu planlamaya aldığınız zaman, hani, bir şeyi aldığınız zaman bir şeyi kaybediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.

ERHAN USTA (Samsun) - Yani neyi kaybettik? Bana göre makroyu kaybettik. Belki siz şimdi işin içerisinde olduğunuzda bunu çok göremiyorsunuz, biraz planlamayı tanıyan ama dışarıdan bir gözle baktığımızda planlama makro fonksiyonlarını kaybetti. Hâlbuki buna ihtiyacı var Türkiye'nin. Yani, evet, yapılan işi ben önemsemiyor değilim yani o iş yapılsın ama bu iş normal sistemde Maliye Bakanlığı içerisinde yapabileceğimiz bir şeydi. Makro yani makro ekonomi anlamında, enflasyon, büyüme, bu ilişkiler, cari açık yani bunların her birinin birbirleriyle olan tutarlılığı meselesi, sonra kamu maliyesinin makro etkileri meselesi; bu işi birisi yapacak, eğer Strateji ve Bütçe yapmıyorsa bu işi yapacak başka bir kurum kurmamız lazım ama ben bu işin bir zaruret olduğunu düşünüyorum. Bizim gördüğümüz o yani bizim gördüğümüz, şu anda dışarıdan baktığımızda gördüğümüz, sanki bu makro fonksiyonlar çok icra edilmiyor.

Planlama... Mesela, kalkınma ajanslarının ben planlamada olmasından hep rahatsız olmuşumdur ve bunu hep söylüyordum bürokratken de -siz de biliyorsunuz, Bakanımızdınız- yani bizim işimiz değil diyordum, bir uygulama işi. Evet, havalı bir iş. Niye? Para dağıtıyorsun falan filan, böyle çok itibarlı oluyorsun ama bizim işimiz değil. Mesela ondan kurtulundu, bu doğru bir şeydi fakat şimdi başka bir uygulama işi yapıyoruz. Dolayısıyla makro fonksiyonlarına bir miktar dönülmesi lazım.

İkincisi, bu sektör meselesi de... Şimdi, bu, bugünün meselesi değil, geçmişten gelen bir sıkıntı. Yani, yatırımı olmayan sektörler artık, sektör olmaktan neredeyse çıkıyor. Yani, dolayısıyla, planlamayı yatırım yönüyle de bütçe sürecin sadece bir parçası gibi gördüğümüzde, mesela, işte, kamunun olmadığı sektörleri takip etmekte zorlanıyoruz. Hâlbuki, yine sektörleri bütüncül olarak gören kurum ihtiyacımız da var bizim. Yani, evet, telekomünikasyonla ilgili bizim hiçbir kamu yatırımımız olmayabilir ama telekomünikasyon sektörünün çok iyi bir şekilde takip edilmesi lazım diğer alanlarla entegrasyonu açısından.

Bu yönlerin geliştirilmesini ben yani ülkemiz açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bu düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Teşekkür ederim.