| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Küçükevcilioğlu'nun, Genel Müdürlük olarak sundukları hizmetlere dair haklar, şartlar, istatistiki veriler, yürüttükleri faaliyetler ve ocak ayındaki yasal değişikliğin gerekçeleri ve sonuçları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 09 .12.2025 |
EROL KELEŞ (Elâzığ) - Şimdi, aslında buradaki problemimiz şu: Sizin söylediğiniz... Mesela, ben bir örnekle söyleyeyim, bir hekim olarak bunu söylüyorum: Mesela, Tip 1 diyabet şeker hastası, bunun oranı yüzde 80'dir. Kafadan birisi heyete girdiği zaman bu tanıyı aldığı an yüzde 80 rapor alır ama fonksiyon kaybına yol açar mı? Mesela, diyabet, şeker hastasının gözünü etkiler, retinopati oluşturur; böbreği etkiler, nefropati oluşturur. Sizin kurulunuz ona bakıyor, diyor ki: "Yüzde 80 raporu var ama fonksiyon açısından bu kişinin çalışmasına engel bir durum oluşturmuyor." Ne zaman oluşturur? Eğer gözü etkilerse, eğer böbreği etkilerse o zaman buna göre yani fonksiyona göre...
SGK EMEKLİLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ÖMER KÜÇÜKEVCİLİOĞLU - Evet, çok doğru.
EROL KELEŞ (Elâzığ) - Benim anladığım kadarıyla bunu da sizin bir sağlık komisyonunuz var, bu sağlık komisyonu değerlendiriyor ve karar veriyor. Burada benim söylemek istediğim şey sadece şu aslında: Şu an retinopati gelişmemiş yani göz etkilenmemiş, böbrek etkilenmemiş ama bu kişiye bu nasıl anlatılıyor, vatandaş bunu nasıl biliyor veya göz etkilendiği zaman tekrar ne kadar süre içerisinde bu emeklilik için müracaat edebilecek? Vatandaş bu konuda bilgilenmediği için bence problemimiz var.
SGK EMEKLİLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ÖMER KÜÇÜKEVCİLİOĞLU - Sunumda da aslında gelecek Sayın Vekilim, belki şu olabilir: Evet, bilgilendirme eksiğimiz olabilir, onun için de aslında bir rehber hazırlayıp ya da broşür hazırlayıp sisteme koyma... Çünkü bu tartışmayı biz de yaşıyoruz bize gelenlerde. Birazdan göreceksiniz ki aslında kanuni düzenlememizde beklediğimiz bir şeydi. Biz normalde kanuni düzenleme yaparken de geçen sene emekli olanların yaklaşık olarak yüzde 75'inin -tahmin ediyorduk o zaman tabii- aslında bizden emekli olamayacağını düşünüyorduk baktığımızda. Belki veriler de çıkaracak, orada göreceğiz. Temelde de çok haklısınız. Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanımız da burada, kendisi doktor kökenlidir zaten, yıllardır da bu işin içerisinde. Şu dediğiniz çok doğru Sayın Vekilim: Mesele, bizim, çalışma hayatında fonksiyon kaybına... Hasta olabilir ama diğer çalışanlar gibi çalışma hayatına katılmakta bir zorluğu var mı, yok mu, ona bakıyoruz, o da temelde fonksiyon testi. Baktığımızda da uzun, geniş bir mevzuatımız var, tek tek örnekliyorum, görme kaybını -aslına göre- biz 40-59; 50-59 ya da "malul" diye bu sefer o hastalığın, o şeyin görmede ne kadarlık bir kayba sebebiyet vermiş ona göre bir sınıflandırma yaparak tespit ediyoruz.
Şunu da belirtmek isterim, uygun görürseniz devam edeyim Sayın Vekilim, şunu gördük çünkü: Bu 1981 yılında başlayan bir düzenleme, 2000 yılına kadar yani yirmi yılda 6.200 kişi buradan faydalanıyor -yine sakatlık indiriminden bahsediyoruz, eski adı sakatlık indirimi, yeni adı engellilik vergi indirimi- 2000 ile 2008 arasına baktığımızda 33 bin kişiye çıkıyor bu toplam faydalanan kişi sayısı. Yani biz ne zamanki yaş gelip EYT'yle ilgili, yaşla ilgili problemler başlayınca yoğun olarak aslında buraya gelindiğini görüyoruz. Evet, alan da var ama haklı olarak ya da suistimallere ya da soruşturmalara sebep olan da var çünkü 2008 ile bugüne baktığımızda bu sayı 311 bin kişiye çıktı bizim değişiklik yaptığımız güne kadar yani 15 Ocağa kadar talepte bulundular, bulunandan biz 311 bin kişiye buradan aylık bağlanmış vaziyetteyiz şu anda ve bunları... Şu da var: Biz yine diyelim ki bunlara bir kontrol muayenesi yaptığımızda yine eski mevzuata bakacağız. Yeni yaptığımız kanunda temelde şunları da korumaya çalıştık: Kazanılmış hakları varsa bu kişilerin o kazanılmış hakları korunacak yani yeniden bir muayeneye geldiğinde, bir kontrol muayenesine baktığımızda biz yine eski düzenlemeye bakacağız bu kişiler oradaki şartları taşıyorlar mı, taşımıyorlar mı diye. Ona göre tespit yapacağız ama 15 Ocaktan sonraki bütün başvurularda artık dedik ki biz, yeni düzenlemeye tabi. Dolayısıyla bu bir beklenen haktır. Biz bunları 15 Ocaktan itibaren mevcut sistemimize uyarlayacağız ve bütün sigortalılar için aslında 15 Ocaktan sonra biz tek bir sistem uygular hâle geldik ve Sosyal Güvenlik Kurumu olarak aylık bağlamayı sadece biz yürütüyoruz artık, biz karar veriyoruz, ödemesini de biz yapıyoruz ve tek bir mevzuat uyguluyoruz.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Yani toplamda yüzde 90'ı aşanlar bile alamadıklarını söylüyorlar.
SGK EMEKLİLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ÖMER KÜÇÜKEVCİLİOĞLU - Şunu tartışırız: Belki daha düşük olan alabiliyor da olabilir Sayın Vekilim. Yani daha düşük olan da fonksiyon kaybına rastlamışsa alabiliyor da baktığımızda. Şunu kıyaslarsak: "Evet, engelli oranı yüzde 90 olan her ihtimalde bizden aylık alacaktır." değil.
OTURUM BAŞKANI JÜLİDE SARIEROĞLU - Diyaliz hastaları mı oluyor yüzde 90, diyaliz hastaları yüzde 90 mı oluyor...
SGK EMEKLİLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ÖMER KÜÇÜKEVCİLİOĞLU - Aslında sonda ek olarak koyduk şey kıyaslaması gibi, engellilikte yaklaşık oran nedir belli branşlarda -belki Esin Hanım daha iyi açıklar daha sonra tıbbi olarak- maluliyette nedir, çalışma gücünde nedir, bir tablo koyduk eke örnek olsun diye. Ama dediğiniz gibi, bire bir aynı şeye bakmıyoruz yani engellilik demek çalışma gücü kaybı demek değil, oran aynı oran değil ama yıllardır bu uygulama aslında hepsini örtüştürmüş. Yani herkes diyor ki "Ben yüzde 90 engelliyim, niye olamadım?" diye. Aslında bu belki bir bilgi ya da bilinçlendirme eksikliği. Buna da sıkı bir şekilde yoğunlaşacağız. Burada da belki görüyorsunuzdur Sayın Vekilim, bu 2025 Ekime kadar çalışma gücü kaybı başvurularındaki artışı görürseniz orada 2000'li yıllarda 9 binlerdeyken bu sene 42 bine çıktı sayı. Niye? Raporu olan başvuruyor artık. Ama şu var: 42 binden 25 binine biz zaten şey demiyoruz, "Ya, senin çalışma gücü kaybın yok." diyoruz, "40'ın altında çalışma gücü kaybı." diyoruz ama bunların belki ellerinde yüzde 40 engelli oranı belgesi olabilir. Aslında bu öngörümüzdü, beklediğimiz bir şeydi, bunun da gerçekleştiğini de görüyoruz aslında. Aslında şunu yapıyoruz: Biz bütün sigortalılarımız için aynı şeye bakarak hak edene aslında vermeye çalışıyoruz. Şu tartışılabilir: Bizim yönetmeliğimiz çok katı denebilir, onu da düşünüyoruz. Şimdi, meslek hastalıkları, meslekte kazanma gücü kaybı yönetmeliğimizin çalışmasını bitirdik. Bunu bütün derneklerle, bütün tarafların temsilcileriyle oluşturduğumuz komisyonda çalışıyoruz. Bundan sonra da zaten bizim şeyimiz o, belki yönetmeliği değiştirmek ama herkese aynı bakabilmek yani kişinin sigortalılık başlangıcına ya da statüsüne göre aylık hakkında farklılık yaratmamak. Biz yönetmeliğimizi yeniden çalışmaya başlıyoruz.