KOMİSYON KONUŞMASI

EROL KELEŞ (Elâzığ) - Sayın Genel Müdürüm, sunum için teşekkür ederiz. Gerçekten güzel bir sunumdu.

Aslında dün de bu konuyu konuştuk. Özellikle son dönemlerde Sağlık Bakanlığımız tarafından birinci basamak sağlık hizmetlerine, özellikle de koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önem gerçekten takdirle görülüyor ve bunun sonuçlarını da artık yavaş yavaş alıyoruz diyebilirim. Şimdi, tabii, burada en önemli noktalardan biri bence şu: Otizim tarama testleriyle ilgili, otizm tarama testlerinde 5 tane madde dikkate alınıyor. Birincisi, benim aslında sormak istediğim şey şu: Bunlar kişilere telefonla mı açılıp soruluyor; yoksa, bizzat aile çağrılıyor, aile sağlığı merkezinde kişi, çocuk görülüyor, değerlendiriliyor mu; bu önemli.

İkincisi, şimdi, artık, bizim aile sağlığı merkezlerimizin fiziki altyapıları da güçlendiriliyor. Aile sağlığı merkezlerinde, mesela, haftada bir hizmet veren bir otizm polikliniği... Nasıl, biraz önce söylediniz, sigarayı bırakma poliklinikleri açmayı düşünüyoruz diye aile sağlığı merkezlerinde; bunun için otizm takip ya da otizimli hastaların başvurabileceği bir poliklinik. İkincisi, kronik hastalıkların takip edilebileceği bir poliklinik çünkü artık fiziki yapı da buna uygun hâle getiriliyor, çalışmalar da bu yönde ve mesela şüpheli olan vakaların yani bir günde karar vermek, mesela aile geldi, ailenin kültür düzeyini de dikkate almak lazım. İşte, konuşması gecikti mi? Geçen, dün de konuştuk biz bunu 5 yaşına gelene kadar eğer bir çocuk konuşamıyor ise o zaman bunun kayda, dikkate alınması gerekiyor. Ailesel yatkınlık vesaire yani bunlar mesela 1 defada görülerek böyle bir karar vermek mi ya da şüpheli olan vakaları, altı ay içerisinde herhâlde tekrar görüyorsunuz, bu süreyi kısaltmak tanıyı daha erken koyma açısından faydası olamaz mı? Bu konular üzerindeki fikirlerinizi de merak ediyorum.

Teşekkür ederim.

SAĞLIK BAKANLIĞI HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRÜ MUHAMMED EMİN DEMİRKOL - Değerli Vekilim, çok teşekkür ediyorum.

Notlarımı, önerilerinizi aldım ama otizmle ilgili şunu söyleyeyim: Mutlaka ailenin gelmesi, çocuğuyla beraber zaten biliyorsunuz rutin kontrolleri var 6 kez. O geldiğinde mutlaka bu sorular, çocuk varken yapılıyor ve kendisi de gözlemleniyor. 18'inci, 24'üncü ve 36'ncı aylarda 3 defa yapılıyor otizm taraması, böylelikle 3 yaşına kadar 3 taramasını tamamlamış oluyoruz. Burada bir şüphe saptanırsa -sizin de dediğiniz gibi- gerçekten bunu çocuk psikiyatrisinin görmesi gerekiyor. Biz biraz daha güvenli tarafta kalıp bunlardan hangi birinin bir pozitifliği varsa aslında işin çocuk psikiyatri uzmanı tarafından karar verilmesini önerdi bilim komisyonumuz. Bu sorular içerisinde bir şüphe varsa, dediğiniz gibi birçok kısmı olumlu geri dönüyor yani bir problem olmadan dönüyor ama o diğer poliklinik açma önerilerinizde notumuzu aldık, ileteceğiz Sayın Başkanım.

EROL KELEŞ (Elâzığ) - Bir şey ekleyebilir miyim, çok özür dilerim Başkanım, müsaade eder misiniz?

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Tabii, buyurun.

EROL KELEŞ (Elâzığ) - Şimdi, aslında, bizim burada temel amaçlarımızdan biri hastanelerdeki yükü azaltmak değil mi?

SAĞLIK BAKANLIĞI HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRÜ MUHAMMED EMİN DEMİRKOL - Evet.

EROL KELEŞ (Elâzığ) - Şu anda -Ali Bey de biraz önce söyledi- çocuk psikiyatristi sayımız, uzman sayımız gerçekten çok sınırlı. Bunlara yetebilecek derecede her ilde çocuk psikiyatri uzmanımız var mı? Bu da gerçekten sıkıntılı bir konu. Dolayısıyla, şu anda aile hekimlerinin yaptığı bir konu şu: Geldi, 5 tane soruyu sorduk. İçinde en küçük bir şüphe kaldıysa bile ya da kafada çok küçük bir soru işareti olsa bile aile hekimi, ben aile hekimi olsam "Ya bunu bir çocuk psikiyatrisi görsün." der, sorumluluğu kendi üzerimden atmak isteyebilirim. Dolayısıyla, bu konuda özellikle bu takipleri daha bire bir hastayı görerek aile hekiminin ve daha sık aralıklarla otizmli çocukların takibi açısından bence aile sağlığı merkezlerinde mutlaka haftanın bir günü otizmli çocukların değerlendirilmesi için bir polikliniğin olması gerektiğini düşünüyorum.