KOMİSYON KONUŞMASI

AYŞE BÖHÜRLER (Kayseri) - Teşekkür ediyorum.

Ben çok hızlı sormak istiyorum vakit almadan.

Bir defa, çok teşekkür ediyorum, son derece bilgilendirici bir sunumdu.

2005 yılında ilk defa bu 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu "çocuk suçlu" kavramını değiştirdi, "suça sürüklenen çocuklar" kavramını getirdi. Bir, bu korunmalı mıdır? Buna ilave yeni... Çünkü aradan geçen zaman içinde çok şey değişti. O kanun, o dönem bütün Avrupa ve dünya modelleri incelenerek o dönemin en uygun kanunu olarak hazırlanmıştı. Ben de o çalışmanın içinde yer aldığım için bu kanunla ilgili böyle bir soruyu sormak istiyorum.

İkincisi, orada kategorize edilen, 12 yaşa kadar olan bir dönem var, 12-15 yaş var ve 15-18 yaş var. Bu yaş kategorileri bugün için değişmeli mi? Bu, ikinci sorum. Bugün buna daha farklı bir gözle bakabilir miyiz?

Bir diğeri, işte, orada çeşitli tedbirler var, alınan tedbirler; danışmanlık var, rehabilitasyon var, tedavi var, MESEM'ler de bunlardan, meslek okulları biri. Buna ilave ne olabilir?

Bir başka sorum da dijitalleşme, sanal dünyayla birlikte -ki bu kanunun kapsamı içinde bu yeterince yok ama- çocuklara yönelik siber suçlar vesaire, pedofili takipleri gibi şeyler illaki güvenlik önlemleri içinde eklendi. Ancak bu noktada, özellikle dijitalleşmenin çocukların suça sürüklenmesindeki rolü, etkisi, bu aile ve fiziksel, somut yaşam tecrübelerinin dışında etkisi nedir? Bunu da sormak istiyorum. Yeni kanun çalışırken biz bunları nasıl revize edebiliriz, değiştirebiliriz?

Özellikle, son dönemde de çetelere katılan çocukların birçoğu aslında dijitalden avlanıyormuş benim aldığım bilgilere göre, sanal ağların içinden bu çocuklar bu suç çetelerine dâhil oluyorlar, hatta neye dâhil olduklarını bilmiyorlar, görmüyorlar bile, çeşitli sosyal medya hesaplarından yine aynı şekilde onların kullanımıyla giriyorlar. Buna dair bize önerileriniz ne olur?

Teşekkür ediyorum.

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ALİYE MAVİLİ - Zeki, hepsine cevap vermek zorunda değilsin evlatçığım, girersen gir ama sıkıntı yaşamayayım.

Ayşe Hanım, biraz benim de tamamlamam gereken boyutlar olduğu için söylüyorum. Azıcık dinlensin mi arkadaşım, yola da çıkacak.

AYŞE BÖHÜRLER (Kayseri) - Hocam, sizin öğrenciniz herhâlde Zeki Hoca? Belli ki has ve özel öğrenciniz, koruyorsunuz.

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ALİYE MAVİLİ - Evet, has bir kıymetli öğrencimdir, gerçekten has, kıymetli ama söyleyeceğini tamamlarsa...

Şu boyutları çok net söylemek istiyorum benim de katkıda bulunmam adına. Şimdi, psikologlar denildiği için size de yanıt olsun diye söylüyorum. Psikologların bizim alanı desteklemesi kısmı sadece teşhis koyma ve ölçekle, bu çocuğun şu kadar duygu durum bozukluğu var ve diyelim ki manik atak geçiriyor falan diyerek kısmında çok da yararlanıyoruz. Ama denetimli serbestlik ve suça yönelme direkt olarak donanımlı, süpervizyondan geçmiş, klinik eğitim almış sosyal hizmet uzmanının işidir. Kanada'da ve Amerika'da bu alanla çalıştığım sırada net gördüğüm bir şey: Aileye ev ziyareti yapan tek meslek grubudur sosyal inceleme yapan sosyal hizmet uzmanı. Ben psikiyatristim, psikoloğum ve sosyal hizmet uzmanının grup terapisi eğitimini veren bir klinisyen hocayım; aile danışmanlığı eğitimi veren bir hoca olarak da bütün profesyonellerin olmazsa olmazı, ihtiyaç duyduğumuz parçaları vardır ve bu parçalarla çalışırken suça sürüklenen çocukların önceki tedbir ve teşhisinin yerinde ve çok boyutlu yapılması olmazsa olmazdır. Onun için, sosyal hizmet uzmanının 12-14 yaş grubunda ev ziyareti yapamamasının savcı ve adli birim tekelinin olmasından kaynaklanan bir handikap olduğunu düşünüyorum. Hâkim karar verirse o raporlar ciddi anlamda bir ön değerlendirme, risk faktörü incelemesi olmaktan çıkıyor. Biz bunu aile mahkemesinde de görüyoruz; velayet ve nafakaların ayarlanmasında, çatışmalı evliliklerde çok büyük sorun oluyor. Hâkimlere bu eğitimleri çok fazla verdim, hukukçulara da; çocukla iletişim kurmak çok özellikli bir iletişim becerisi gerektirir. Çocuğa teşhisçi yaklaşımla "Sen ne yaptın da bu..." diye değil; mesela, biz taşrada kolluk kuvvetlerine eğitimde göz teması kurarak, çocuğu yargılamadan gerçekten mesleğe kazandırıp polis olmasını sağladığımız bazı çocuklar oldu, kolluk kuvvetlerini önce örnek aldı. Özdeşim figürlerinin derinlikli çalışılması lazım. Anne ve babadan birisine, erkek çocuklarda özellikle babayla özdeşim yapamadığı zaman rol geri bildiriminde özdeşim figürü ya öğretmen olacak ya da bizim bu gruptan, suça yönelen çocukta yani böyle babacan tavrıyla... Bazen askerlikte bunu yaşarım ben, askeriyeye ve polise ders veren hoca olduğum için görürüm: "Örnek bir kişiydi, beni öyle korudu ki örnek bir kolluk kuvveti yetkilisi oldum."

Şimdi, bizim davamız, derinlikli ve çok boyutlu, çok katmanlı bir süreç dedik Zeki'yle de Hocamla da. Biz, çok katmanlı bir sürecin toplum temelli, aile temelli boyutlarını gerçekten o ekosistem yaklaşımıyla tamamlamak ve başlatmak zorundayız. Onu yerinde ve zamanında yapamadığımız zaman çocuk katmerlenmiş, suça yönelmiş olarak 30 kere... İşte, 3.500-4.000 çocuktan söz ediyoruz, bu çocuklar toplumun güvenliğini tehdit eden çocuklar.

Sosyal hizmet uzmanlarının süpervizyon altında denetimli serbestlik yapması neden önemlidir derim? Çünkü ben yaz dönemi Adalet Bakanlığı personeline, sosyal hizmet uzmanlarına ve askerlere, oradaki Emniyette çalışanlara, şiddet mağduru kadınlarla çalışanlara da aile içi şiddette çok fazla süpervizyon eğitimi veriyorum. Gerçekten, iletişim alanlarının tükenmeden güçlendirilmesi gerekiyor. O personel vaka yönetim odağında çalışırsa suça yönelen çocuklarla ilgili, derinlikli... Aynen Zeki'nin vurguladığı şeyleri vurgulayamadım ben. Vaka yönetimi bizim için neden çok önemlidir? Tek başına çevreden aileye, aileden çocuğun kendi özelliklerine kadar bütününü dikkate alan ve aynı zamanda da havale, gönderme ve de koruma tedbirlerini ilgili koordinasyon ve iş birliğini sağlayarak yapan sosyal hizmet uzmanları bu işi becerebiliyor. Nedeni de şu: Biz, mesela, Amerika'da cepleri çekle dolan bir sosyal hizmet uzmanı "Sen bu çocuğunu burnu akarak benim karşıma getirirsen sana 500 dolar falan vermeyeceğim. Temizliğinden, hijyen temizliğinden o çocuğun kurumda sağlıklı yaşamasını temin edecek kadar evinde her tür tedbiri almanı istiyorum. Anne olarak sen değişmezsen ben senin çocuğuna ve sana bu parayı vermeyeceğim." dedi. Şimdi, bizim kamu vesayeti sistemi yasada olmadığı için sosyal hizmet uzmanlarının bu alanda yetki ve donanımıyla "Ben bu çocuğun kurumdaki dönüşümünü sağlayamadım, burada güçsüz kalıyorum." demesine çözüm bulamıyoruz. Bizim derdimiz şu: Çocuklar kendi kurumumuzdan aileye bir hafta sonu ziyaretçi gittiği zaman orada çocuğa para ödemesi yaptırıyorlar ve çete grubu tarafından öldürülüyor ya da o çocuk uyuşturucu taşıyor. Şimdi, bunların takibi ve izlenmesinin o kadar çok vaka ve aile odaklı gitmesi lazım ki onun için ailenin başında... Üniversitedeki öğrencimize baktığımızda bile biz, istismar ve tedbiri, çok sağlıklı -tırnak içinde- gördüğümüz ailede görüyoruz. İstismarı daim kabul edecek miyiz? "Benim hayatımı kurtardığı için Aliye Hoca 'Öl.' dese ölürüm." diyen çocuğa "Kimse için ölmeyeceksin evlatçığım, sen kendi donanımına bakacaksın, bu alanda istismarla çalışan çok donanımlı bir uzman olacaksın." dedim, hemen mezuniyetinde eğitime başladı. Hiçbir lisans programı -psikoloji, psikiyatri ve sosyal hizmet uzmanı- bütün donanımları sağlayacak, her tür vakayla çalışacak bir yetkinlik sağlamaz; mezuniyetten sonraki eğitimler ve süpervizyon çalışması, kurum içindeki denetimlerin çok etkili olarak, gerçekten her sene vaka odaklı yapılması zorunlu. Ben öyle vakalarla çalışmış uzmanlara süpervizyon verdim ki gerçekten evlenmekten nefret edip "Kendim bir erkeğe nasıl güveneceğim?" diyen profesyonellerle meşgul oldum ve öyle bir vaka ki o vaka, ben hayatımda böyle bir vakaya ilk defa tanık oldum.

Şimdi, bizim bu alanlarımız çok... Hani, gizlilik, bireysel hakların korunması derken, çocuklardaki korunmanın da aslında toplumsallaşma ve sosyalleşmenin sağlıklı yapılması odağında olması gerekir. Tedbir kararlarının izleme, takip ve gözetimi ile meslek edindirmeden sonra da "Bu çocuğun her şeyi normal mi, yoksa çevreden bir uyaran alıp yeniden bir başka boyuta yönlendiriliyor mu?"nun çevre değişikliğinden gerçekten başka bir kimlikle belki de o mahalleden ayrılmasına kadar güvenlik tedbirlerinin ve denetim tedbirlerinin alınması lazım.

Ben kendim bütün boyutlarıyla cevap vermiş gibi olduysam affedin, özel bir soru aklımda kalmadı. Hani, meslekleri ayrımcılık yaparak söylemiyorum, bütün mesleklerin çalışırken tükenme riski vardır. Bu tükenme riskine karşı bu alan, vakaların biricikliği, vakaların çok dallanmış, budaklanmış krizleri nedeniyle de çok boyutlu ve çok koordinasyonlu, çoklu iş birliği içinde sürdürülmesi ve yürütülmesi gereken vakalar olduğunun bilinmesi gerekiyor.

Teşekkür ediyorum.

Saygılarımla.

Daha sorular varsa şahsıma ait -Zeki çıktı nasıl olsa- Hocam ile bana istediğiniz soruyu sorabilirsiniz. Nasıl olsa yarın sabah Eskişehir'e gideceğim efendim, başka bir derdim yok.

Buyurunuz Hocam, özür dilerim.