KOMİSYON KONUŞMASI

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum sunumlarınız için.

RTÜK'le başlamak istiyorum ben de. Şimdi özellikle başlamadan şunu vurgulamak istiyorum çünkü bizden gelen eleştirilere bazen kurumlar biraz ön yargıyla bakıyor "Zaten onlar muhalif." şeklinde: Ama bugüne kadar -ben sizin özelinizde söylemiyorum, genelde hep böyledir zaten- şimdi genelde burada yaptığımız bütün Komisyon toplantılarında özellikle bu meselede bir medyanın olumsuz etkisi üzerinde siyasi parti ayrımı yapmaksızın bütün siyasi partilere mensup milletvekilleri durdu. Demek ki bütün o bahsettiğiniz önlemlere, bütün o uygulamalara rağmen çözülemeyen bir problem var ortada. Hep aynı şeyi söylüyoruz, bu kadar iyiysek tedbir almakta, yaptırımda, şunda bunda yani meseleye gerçekten de üzüm yemek anlamında bakıyorsa bütün kurumlar o zaman niye zaten bu Komisyonun oluşmasına varolan bir büyük meselemiz var bizim? Dolayısıyla yani bu saikle konuştuğumda özellikle söylemek istiyorum: Şimdi, ciddi bir dönüşüm mühendisliğine maruz kalıyoruz ekran eliyle uzun yıllardır. Ben buna çok böyle içten, yürekten inanıyorum. Yani bütün bu yozlaşma bunun göstergesi. Bir yozlaşma pompalanıyor ve dönem dönem bunun belli ayakları üzerinden öne çıkıyor vesaire. Cehalet pompalanıyor. Yani bizim toplum ortalamamız ekranda gördüğümüz insan profili olamaz, öyleyse vah hâlimize; apayrı bir tartışma ama gerçekten toplumsal ortalamanın altında. Bütün o yarışma programlarında, şunlarda o genel izleyici kitlesi saatlerinde ekranda gördüğümüz figürlerin tamamı gerçekten hem erdemler anlamında hem de eğitim alanında, bütün anlamlarda bizim toplum ortalamamızın altında. Şimdi dolayısıyla biz ülkede ahlak, birtakım müstehcenlik, şu bu, ahlaki kaygılarla dijital platformlar üzerinden birtakım tedbirler gündeme getiriyoruz sıklıkla, işte yine güvenlik kaygısıyla sosyal medya ya da oyun platformları üzerinden birtakım tedbirler gündeme getiriyoruz son dönemde sıklıkla. Ben birçoğunu haklı bulmakla birlikte ama tercihe bağlı olmayan, herkesin evine doğrudan giren ekranlarda bu pervasızlık bir yandan da devam ederken o zaman oralarla ilgili talep ettiğimiz bütün tedbirlerin toplumsal meşruiyetinde "A, yasaklar mı geliyor?" olarak haklı bile olsa bir algı oluşuyor. Çünkü dediğim gibi yani hiçbir tercihe bağlı olmaksızın herkesin evinde, salonunda, bütün odalarında, çocukların elinin altında olan bütün ekranlarda, filtre uygulayamadığımız bütün ekranlarda inanılmaz bir yozlaştırma var, sistemli bir yozlaştırma var.

Yani şimdi mesela az önce işte bir sürü maddeden bahsettiniz, bu madde 8'e bağlı suçlardan yani son dönemde en çok üzerinde konuşulanı. "Hiçbir şekilde şiddet kanıksatıcı olamaz." Değil mi? E, yani şimdi bakıyoruz birtakım şeylere, işte bu kötü kahramanların olumlanmasına yaptırım uygulandığından bahsettiniz ama yani şimdi ya caydırıcı değil o yaptırımlar ya da seçerek uygulanıyor. Yani çünkü Türkiye'nin en çok izlenen televizyon dizileri şu anda mafyanın olumlandığı, iyi katilleri olan, iyi hırsızları olan, iyi mafya babaları olan diziler ve bence -direkt sorumluluğunuz ya da konunuz değil- siyasi partilere ve liderlere çok acil bir eğitim vermelisiniz çocuklardan ve ebeveynlerden önce. Çünkü bizim mücadele ettiğimiz her ne varsa bir bakıyoruz ki bir siyasi parti genel başkanı olumluyor, gül gönderiyor, çiçek gönderiyor yani akıl almaz şeyler oluyor; anlatabiliyor muyum? Şimdi gerçek hayat böyle giderken sizin kâğıt üzerinde sözünü ettiğiniz bütün o tedbirlerin, maddelerin, yaptırımların, hiçbirinin maalesef anlamı kalmıyor. Yani sağlıklı rol modellerin öneminden biz bu meselede bahsediyoruz; e, sağlıksız rol modelleri alkışlanıyor ekran aracılığıyla ve siyaset kurumu aracılığıyla. Burada bir şey var, çok absürt bir durum var. Şeyi çok merak ediyorum, bu yaptırım tablosunda -yazılı daha sonra da alabiliriz- şeyi alabiliyor muyuz, bu hangi kanallara ne kadar uygulandı bütün o müeyyideler, cezalar bütün o bahsettiğiniz tedbir alanlarında? Onu da eğer alabilirsek fotoğraf kafamızda daha netleşir ve ikame yayınların izlenme oranlarıyla yani mücadele ettiğiniz yayınlar ile onlara ikame olarak hazırladığınız yayınların izlenme oranları arasında bir fark var mı? Eğer ikame yayınlar daha düşük oranda izleniyorsa onunla ilgili bir önlem almak gerekir, onları izlenebilir hâle getirmekle ilgili yeni bir çalışma yapmak gerekiyor demek ki.

Yani çok tartışılan bir örnek olduğu için bunu sormak zorundayım yani mesela işte, bir özel televizyon kanalına bu kadına şiddet vesaire üzerinden yüklü bir ceza uygulanıyor... Yani TRT'de bir dizi var, biliyorsunuz, orada bir sahne var, bir kadının öldürülmesi sahnesi, haftalardır tartışılıyor yani bununla ilgili bir yaptırımınız oldu mu ya da olacak mı? Yani burada "şikâyete bağlı" falan gibi bir savunma oluyor bazen ama yani şimdi, gözümüzün önünde de cereyan eden bir durum var.

İzlenme oranlarıyla ilgili böyle bir veri var mı elinizde? Yani mesela bu şiddetin arttığı sahnelerde izlenme oranı artıyor mu, yoksa "zaplıyor" mu aslında izleyici? Yani izleyici profilimiz ne, onu görmek açısından. Yani mesela kimden çocuklarla ilgili önlem almakta, nasıl bir aile profilinden biz destek bekliyoruz? Yani o profili anlamakla ilgili böyle bir veri varsa, hangi sahnelerde izlenme oranı daha çok artıyor, düşüyor, bunu da paylaşabilirseniz, yazılı da olur...

Yine, bu akıllı işaretlere uymakla ilgili bir ölçümünüz var mı, ne kadar, uyuluyor mu gerçekten ve istediğiniz oranda sonuç alındı mı bugüne kadar?

Çocuk filtreleri -BTK de cevap verebilir, bilmiyorum- yani ben de bir anneyim, o çocuk filtrelerinde... O çocuk profillerini uygularken kullandığınız filtreler neler bilmiyorum, benim bazen hani çok çok böyle yaşadığım bir şey "Ya, nasıl olsa işte, çocuk profili kullanıyor, güvenli alan." diyorum, bazen öyle bir ifade duyuyorum ki izlediği şeyde tüylerim diken diken oluyor. O zaman bu filtreler, profiller ne işe yarıyor? Yani orada nasıl bir denetim ya da süzgeç kullanıyorsunuz siz aslında?

Ve sizin elinizde kurum olarak şöyle bir çalışma ya da araştırma var mı: Yani mesela intihara yönlendirme sonucunda -bu dijital oyunlar vesaire- son bir yıl içinde, beş yıl içinde kaç çocuğu kaybettik ya da işte, cinsel istismar sonucu suç mağduru olmuş çocuk oranımız, sayımız kaç? Bir durum tespiti yapabileceğimiz bir veriniz var mı? Yani neyle karşı karşıya olduğumuzu görebilmek anlamında ve sistem nasıl işliyor? Yani mesela bir vaka olduğunda, bir çocuk intiharı, akran zorbalığı, çocuğun çocuğa karşı şiddeti ya da Balçova'daki gibi bir işte, karakol taraması oldu ve altından aslında dijital yönlendirme çıktı, biliyorsunuz; böyle vakalarda siz dâhil oluyor musunuz soruşturma ya da kovuşturma sürecine ya da hangi sıfatla yani bilirkişi gibi mi, güvenlik, kolluk ya da yargı sizden bilgi mi talep ediyor; nasıl dâhil olsanız daha verimli sonuç alabiliriz aslında? Bununla ilgili de bir değerlendirme yaparsınız çok sevinirim.

Soru çok ama böyle çok zamanını almak istemiyorum arkadaşlarımın, şimdilik bu kadar.

Teşekkür edeyim.