| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği temsilcilerinin ve İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası temsilcisinin yapmış oldukları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 17 .02.2026 |
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, sanki söylemlerden şu da yanlış anlaşılmasın diye düşünüyorum. Yani suça sürüklenen çocuklar sanki hepsi beraat ediyor ya da verilen cezalar erteleniyor, hiç ceza almıyorlar, hapishaneye girmiyorlar...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok büyük bir oranda böyle ama.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok ama belki bu verileri çok iyi tahlil etmemiz lazım. Ne kadarı ceza? Burada problem -Sayın Başkan- meslekten geldiğimiz için biliyoruz ki işte dediğimiz gibi ilk sefer müdahale edemeyince ikinci kere hırsızlık yapıyor, üçüncü, bu arada yargılama devam ediyor, devam ediyor...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir mektup paylaşmıştım, hatırladınız mı?
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Evet...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani mükerrer yapıyor, yapıyor...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Suç verileri de değişebiliyor ama o arada sistem geç işlediği için cezalandırma gerçekleşmiyor. O dışarıda kalıyor. Ondan sonra da cezalar toplandığı zaman...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bu sefer de altından kalkılmayacak boyuta ulaşıyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bu sefer iş işten geçmiş oluyor. Bütün mesele aslında...
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYLA KERİMOĞLU - Sayın Vekilim, 3.690 çocuk şu an hapishanelerde.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Az bir rakam mı?
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYLA KERİMOĞLU - Az değil yani hani hepsi çıkmıyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Dolayısıyla hani bunun, böyle cezasızlık algısının nedeni yargılamada ceza verilmediği filan...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Somut bir örnek verdim aslında; bir çocuğun kulağını kesmiş; sonra, birkaç ay sonra da bir çocuğu öldürmüş. Anlatabiliyor muyum yani...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tabii ama bu olabiliyor zaten.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir cezasızlık algısı malgısı yok. Bildiğin realite var yani bu algı değil ki somut bir hadiseden bahsediyorum yani.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Muhakkak, kulağını kesmişse cezasını almıştır zaten.
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYLA KERİMOĞLU - Sayın Vekilim, eğer böyle bir pozisyonda ceza almadıysa zaten onu hâkimle konuşmak lazım çünkü böyle bir fiilî durumda ceza olmaması mümkün değil...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yanlış bir algı yaratıyoruz, ceza almıştır ama...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir şey söyleyeyim mi, hatta daha ilginç bir şey söyleyeceğim: Hakan Çakır ölene kadar çocuklar tutuksuz yargılandı. Aklınız alıyor mu bunu sizin? Çünkü yaralama ile öldürme suçu farklı. Bence burada cezasızlık algısı değil olgusu var.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanım, siz ceza hukukunun tümü üzerinden yorum yapıyorsunuz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hayır, olan bir hadise üzerinden...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ayrı bir şey ama tekil olaylar üzerinden gittiğimiz zaman bütün ceza hukukunu bu tekil olay... Hepimiz bunlardan çok büyük üzüntü duyuyoruz, sizin üzüntünüz bizden fazla değil.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Şöyle bir şey de olabiliyor...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Dolayısıyla burada sanki farklı bir şekilde bir algı oluşuyor. Bu algı doğru bir algı değil. Tekil olaylardan gidip de ceza almıyorlar gibi bir şey söylersek o, yargılama oluyor evet. Cezada indirim yani infazda bir indirim farklılığı var.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çocuk komada ama yaralandığı için ölene kadar tutuklanmıyor mesela. Çok enteresan bir yaklaşım...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ama o büyüklerde de öyle oluyor. Çok alakası yok ki.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Zaten büyüklerde de çocuklarda da bu hastalıklı bir yaklaşım.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O ayrı bir şey, bunlar tartışılabilir ama sanki çocuklara özgüymüş gibi olduğu zaman çocuklara haksızlık oluyor. Büyüklerde de biliyorsunuz yani... Kadınlara şiddet uyguluyor, bilmem kezzap atıyor, bilmem elini kolunu sallaya sallaya geziyor ta ki öldürene kadar. Başka olaylarda da mesela...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - O zaman da ne oluyor biliyor musunuz, sosyal medyada büyük bir infiale neden oluyor, ondan sonra tutuklanıyor. Anlatabiliyor muyum?
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Evet ama işte...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bu da çok...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sadece bu suçlarda da değil Sayın Başkan, başka suçlarda da öyle.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani demek ki bunlara neşter vurmak gerekiyor yani...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O Türk ceza hukukuna ilişkin.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Sosyal medyada ve basında, biz, daha çok "infial uyandıran haberler" dediğiniz -çok doğru- hep bunları duyuyoruz, işte "Şunu yaptı, bu suçu işledi ama bir ceza almadı. Yargılama uzun sürdü zaten işte. Hapse girmedi, bir ceza almadı." Aslında sonunda, işte yargılama sonunda alınan cezaları ve yaptırımları bir daha haber olmuyor. Hâlbuki tutuklandıktan sonra cezaevine de giriyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Kadına yönelik şeylerde de öyle. Hiç güzel bir şey söyleyemiyoruz...
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Evet yani sonunda aslında ceza algısını vermiyoruz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Buyurun.
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ REFİA KAYA - Sayın Başkanım, sorularınız için teşekkür ediyorum. Ben hani sondan başlayarak, Sayın Sibel Suiçmez Vekilimin sorusundan başlayarak biraz gitmek istiyorum. Tabii ki biz burada hani az önceki tartışmaya binaen de cezasızlık tartışmıyoruz ama cezanın mahiyeti nasıl olmalı, hangi mahiyette ceza çocuklara uygundur, biz onu tartıştığımız bir sunum tabii ki gerçekleştirdik. Burada bizim temel önerimiz ve tabii ki katkı sunmayı hedeflediğimiz temel noktalardan biri, bu bakış açımızı ortaya koymak yanında şu oldu: Burada, devletin rehabilitasyon sürecinden tek başına bunun altından kalkamayacağı, STK'lerin devleti bu konuda desteklediği, rehabilitasyon, çocukları vaka takibi konusunda devleti desteklediği, ekstra insan sağladığı, bilgi için destek olduğu, entegre edilmiş, yasal olarak STK'lerin ya da devlet tarafından belirlenen komitelerin sisteme entegre edildiği sistemleri biz tartışmaya açtık ve faydalı olabileceğini nüfus bakımından kalabalık olduğumuz için düşündük. Şimdi, bizim temel önerimiz buydu. Peki, STK'ler nasıl yapılanıyor ve bunu başarıyorlar? Burada öncelikle hani bizdeki belediyeler gibi özerk bölge yönetimleri bu STK'lerin seçimini gerçekleştiriyor yani tek bir yerden değil, birçok koldan bu STK'lerin tespiti yapılıyor. Biz -aslında Türkiye gerçekten bir STK cenneti- STK açısından çok zengin bir ülkeyiz. Sadece STK de değil hani birçok meslek odamız var. İşte, meslek odası başkanımız da burada söylüyor, diyor ki: "Biz de elimizden gelen ne gerekiyorsa yapmaya hazırız." Yani biz konuyu bir sistematiğe oturtabilirsek zaten bununla karşılaşacağız. Bu öyle kanayan bir yara ki yerel bağlamda birçok yerel yönetici, birçok söz sahibi, birçok STK zaten bu konuda bir destek olmak, belki birleşmek isteyecek. Diagrama, İspanya'daki STK... En başlangıçta hani neden bu STK yetkilendiriliyor? Temel olarak bir teknik yeterlilik, belli bir teknik yeterliliği geçmesi gerekiyor. Belki birden fazla STK... Şu an Türkiye'de isim veremeyiz, bu STK, hangi STK bunu tek başına sağlayabilir diyemeyiz. Ama biz böyle bir öneride bulunduğumuzda mutlaka buna göre birkaç STK belki birleşip teşkilatını paylaşacaktır, teknik anlamda bilgi birikimlerini. Teknik yeterlilik çok önemli; psikologtur, sosyal çalışmacıdır bünyesinde barındırdığı ve tabii ki mali kapasite de çok önemli ve mali kapasite sadece STK'nin değil, devlet sistemine entegre olduğu için devlet de belli oranda mali anlamda STK'leri bu konuda destekleyebiliyor. Tabii ki çok sıkı bir denetim var. Ya, ben bu konuda şöyle bir soru gelir diye korktum, gelmedi, ben kendim ifşa edeyim, soruyu söyleyeyim: "Kamuoyunda demezler mi 'Devlet sorunu çözemedi, işi STK'lere attı?'" diye bir soru gelecek diye düşünmüştüm. Gelmedi.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Demezler ama Türkiye'de o STK'leri çok iyi tanımlamak lazım. Çünkü her konuda böyle kutuplaşmaya çok şey olunca herkes...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Biz baroların katılımını sağlayamadık Sayın Başkan davalara yani mağdur yanında.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani böyle standart çok önemli. Bir de STK olmak zorunda mı? Mesela, yani üniversiteden bir akademisyen, bu alanda çalışan bir uzman vesair, onlar da bu komitelerde görevlendirilebilir belki.
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ REFİA KAYA - Tabii ki, zaten öyle. Uzmanlar, akademisyenler yani birçok kişi, işte meslek odalarından temsilciler yani farklı farklı alanlarında sahayı bilen kimseler zaten bir araya gelip o Kanada'daki komiteleri oluşturuyorlar. Böyle bir yapılanma var, çok nüanslı bir yapılanma ama bence tabii ki böyle sistemlerde -evet, hani ben epey bir şey okudum Diagrama'yla ilgili, İspanyolcam da var; kendi bloklarını, her şeylerini, sayfalarını da okudum- şu açıdan önemli: Yurt dışında STK'lerde de görev aldım. Hiçbir ülkede bir STK'nin bir sistemin içine girmeden, bir parçası olmadan nasıl çalıştığını ve nasıl sorunlar üretebildiğini anlayamıyorsunuz. Yani buradaki en iyi yöntem ortak bir proje yapılması, bunun kestirmesi yok çünkü. Hani biz bir sistem kurma peşindeyiz çünkü bu kestirmeden...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - 98'den beri devam eden bir sistemden bahsediyorsunuz siz, biz yeni kuracağız.
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ REFİA KAYA - Evet tabii, biz kestirmeden gidersek o zaman sürekli işte her sene şunu değiştirelim, bunu değiştirelim dediğimiz bir konu hâline gelecek bu. Bunu temelden çok iyi çalışalım, buna çok iyi bir altyapı harcansın, bakanlıktan, şundan bundan proje bütçesi açılsın. Biz üniversiteler olarak İspanya'yla gidelim ortak bir araştırma yapalım; gideyim orada, Diagrama'da ne sorun çıkıyor sistemde, nasıl problem çıkıyor? Orada daha önce ben bunu eşitlik bağlamında hani kadına şiddet bağlamında, işte İtalya'da, farklı ülkelerde, birçok yerde gerçekleştirdik. Yani gerçekten STK'nin, oradaki sistemin içine girince ha şöyle sorunlar çıkabilir, anlıyorsunuz; daha ufkunuz genişliyor, daha ileride sorun üretmeyecek ve uzun süreli, uzun soluklu bir sistem tasarlayabiliyorsunuz. Biz bunun adımlarının atılmasını, kaynağının sağlanmasını ve üzerine çalışılmasını kıymetli buluyoruz.
Çok teşekkür ederim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bu uygulayıcılarla acaba böyle on-line bir görüşme ayarlanabilir mi? Siz de "İspanyolca biliyorum." dediniz ya.
HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ REFİA KAYA - Ayarlanabilir...